Lisfrank eklem yaralanmalarında uygulanan cerrahi tekniklerin orta dönem sonuçlarının karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: DENİZ ARDALI
Danışman: Sefa Giray BATIBAY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Lisfrank eklem yaralanması tedavisinde uygulanan Kapalı Redüksiyon İnternal Fiksasyon (KRİF) ve Açık Redüksiyon İnternal Fiksasyon (ARİF) cerrahi tekniklerinin orta dönem klinik, radyolojik ve pedobarografik sonuçlarını karşılaştırmak; cerrahi yöntemin hastaların fonksiyonel iyileşme, ağrı düzeyi ve işe dönüş süresi üzerindeki etkilerini belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Bu tek merkezli, retrospektif, gözlemsel çalışma, 2019- 2024 yılları arasında Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Lisfrank yaralanması nedeniyle opere edilen 45 hastanın (KRİF: n=21, ARİF: n=24) ortalama 33,8±14,7 aylık takip sonuçları üzerinden yürütülmüştür. Çalışma popülasyonu 18-65 yaş aralığındaki hastalardan oluşmuştur. Klinik sonuçlar AOFAS, FAOS ve VAS skorları ile değerlendirilmiş; radyolojik sonuçlar postoperatif diastaz ve artroz gelişimi açısından incelenmiştir. Biyomekanik analiz, hastaların yük dağılımı farklılıkları pedobarografi ile saptanarak yapılmıştır. İstatistiksel analizde gruplar arası karşılaştırmalar (t-testi, Mann–Whitney U, Kikare) ve işe dönüş süresini etkileyen faktörler için çok değişkenli lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık sınırı p<0,05 kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 45 hastada operasyon sonrası diastaz ortancası 1 mm olup, cerrahi yöntemler arasında radyolojik redüksiyon başarısı açısından anlamlı bir fark saptanmamıştır (p=0,119). KRİF uygulanan hastaların %81'i, ARİF grubundaki %25'e kıyasla, 6 aydan kısa sürede işine dönmüştür; bu fark anlamlı olup (p< 0,001), KRİF'in erken işe dönüş olasılığını yaklaşık 12,8 kat artırdığı belirlenmiştir. ARİF grubunda VAS ağrı skorları istatistiksel olarak anlamlı biçimde daha yüksek bulunmuştur (p=0,023). Pedobarografi analizinde, ARİF grubunda sağlam tarafa göre farklı yük dağılımı asimetrisi belirgin biçimde x daha baskındı (p=0,012). Artroz gelişimi ise cerrahi yöntemden bağımsız olarak ileri yaş, uzun takip süresi ve yüksek VKİ ile ilişkili bulunmuştur. Sonuç: Lisfrank eklem yaralanmalarında minimal invaziv KRİF tekniği, anatomik redüksiyonu sağlamanın yanı sıra, ARİF'e göre orta dönemde daha düşük postoperatif ağrı, daha hızlı işe dönüş ve daha iyi biyomekanik uyum sunarak fonksiyonel iyileşmeyi anlamlı ölçüde olumlu etkilemektedir. Bu sonuçlar, cerrahi tedavinin seçiminde yumuşak doku korunumu ve minimal invaziv yaklaşımın kritik rolünü desteklemektedir. Anahtar Kelimeler: Lisfrank Yaralanması, Kapalı Redüksiyon İnternal Fiksasyon, Açık Redüksiyon İnternal Fiksasyon, Pedobarografi.