Sistemik inflamatuar yanıt indeksi ile epizyotomi yara ayrılması ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ATATÜRK GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZEYNEP GÜVENÇ

Danışman: Elif YILMAZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı epizyotomili normal vajinal doğum yapmış hastalarda SIRI indeksinin epizyotomi yara ayrılmasını öngörmede etkili bir belirteç olarak kullanılıp kullanılamayacağını tespit etmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışma Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde 01 Eylül 2019-01 Eylül 2022 tarihleri arasında epizyotomili normal vajinal doğum sonrası postpartum poliklinik kontrolüne gelmiş hastalarda sistemik inflamatuar yanıt indeksinin (nötrofil x monosit/lenfosit) epizyotomi yara ayrılması ile olan ilişkisini incelemek amaçlı yapılmış dosyalarının taranması ile yürütülmüş retrospektif tanımlayıcı kesitsel bir çalışmadır. Araştırmaya toplam 400 hasta dahil edilmiş, epizyotomi yara ayrılması gelişmiş hastalar çalışma grubunu (n=200), çalışma grubundaki her lohusaya karşılık epizyotomisi intakt olarak iyileşmiş lohusalar arasından rastgele olarak seçilen lohusalar da kontrol grubunu oluşturmuştur (n=200). Hastaların bilgilerine elektronik veri tabanından ulaşılmış, yatış esnasında alınan hemogramdan SIRI değerleri hesaplanmış ve grupların sonuçları karşılaştırılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 26 versiyonu (IBM, IL, Chicago, USA) kullanılmış, istatistiksel anlamlılık düzeyi p 0,05). Çalışma grubunda epizyotomi sonrası yara ayrılması için geçen ortalama sürenin 6,77±1,95 gün olduğu belirlenmiştir. Çalışma grubunda SIRI değerlerinin, anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptanmış (Z=-3,485; p<0,001), optimal SIRI cut-off değeri %63,0 sensivite ve %54,0 spesifite ile ≥2,5750 olarak tespit edilmiştir (AUC=0,601;p<0,001). Lojistik regresyon modeline göre SIRI parametresinin, hastalık durumunu etkileyen önemli bir parametre olduğu tespit edilmiş olup (p<0,05), SIRI değeri 1 birim arttığında, hastalık riskinin %13,3 artacağı saptanmıştır. Yara ayrılma süreleri ile SIRI değerleri arasında pozitif yönde, çok zayıf derecede ve istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edilmiş olup (r=-0,140; p=0,048), SIRI değerleri arttıkça, epizyotomi ile yara ayrılması arasında geçen sürenin artacağı saptanmıştır. Çalışma grubunda nötrofil, beyaz küre, NLO ve MLO değerlerinin anlamlı düzeyde yüksek olduğu belirlenmiştir (Z=-3,023; p=0,003; Z=-2,317; p=0,020; Z=-2,329; p=0,020; Z=-2,226; p=0,026). Sonuç: Epizyotomi yara ayrılması gelişen hastalarda inflamatuar belirteçlerin yüksek çıkmış olması; SIRI'nin etkili bir belirteç olarak kullanılabileceğini göstermektedir. Epizyotomi oranlarının halen yüksek olduğu ve selektif epizyotomi uygulamasının henüz çoğu merkezde rutine geçmediği ülkemizde, lohusalık döneminde hem sosyal hem psikolojik hem de fiziksel anlamda pek çok sıkıntıya yol açan epizyotomi yara ayrılmasını erken tespit etmede SIRI gibi kolay bakılabilecek yeni markerlara ihtiyaç olduğu ve konunun geniş kapsamlı, çok merkezli, prospektif, randomize kontrollü çalışmalar ile desteklenmesinin önemli olduğu düşüncesindeyiz. Anahtar Kelimeler: Epizyotomi, yara ayrılması, normal doğum, sistemik inflamatuar yanıt indeksi