Yeni tanı akut koroner sendrom ile başvuran hastaların koroner arter çaplarının prediyabet/diyabet ile ilişkisinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, TIP EĞİTİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YASİN ÖZEN

Danışman: Özcan ÖZEKE

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Kardiyovasküler hastalıklar, glisemik bozukluklara sahip ve insüline dirençli bireylerde morbidite ve mortalitenin önde gelen nedenidir. Akut koroner sendromlar (AKS) ise KAH' ı oluşturan spektrumun en ileri formudur. Diyabetli insanlar arasında ölüm riski, benzer yaştaki ancak diyabetsiz kişilerin yaklaşık iki katıdır(1). Bununla birlikte, epidemiyolojik kanıtlar bu morbidite-mortalite ilişkisinin normal glukoz toleransından aşikar diyabete ilerledikçe erken başladığını göstermektedir(1). Diyabetik hastalarda daha ciddi ve yaygın bir koroner ateroskleroz vardır ve koroner arter çapları etkilenmiştir(2). Daha küçük koroner arterler başarılı ve tam revaskülarizasyon yapma olasılığını sınırlar, ancak bu prediyabetiklerde incelenmemiştir. Bu çalışmada HbA1c gruplarının; ilk tanı AKS ile KAG yapılan hastalarda KAÇ' larına etkileri incelenmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız retrospektif olarak tasarlanmıştır. Çalışmaya dahil edilme kriterlerini sağlayan 266 hasta çalışmaya alındı. Hastalar HbA1c seviyelerine göre; normal, prediyabet ve diyabet olmak üzere üç gruba ayrıldı. Hastaların KAÇ' ları; sisteme kayıtlı koroner anjiyografileri iki girişimsel kardiyolog tarafından izlenerek LMCA ortasından , LAD için 3 bölgeden, Cx için 2 bölgeden, RCA için 2 bölgeden ölçülerek Kantitatif koroner anjiyografi (QCA) tekniği ile hesaplanmıştır. Bulgular: Çalışmaya toplamda 266 hasta alındı. Daha önceden DM öyküsü olan 82 hasta mevcuttu. DM öyküsü olmayan hastalar ise HbA1c değerlerine göre gruplara ayrıldı. Sonuçta; DM grubunda 92 hasta (%34.5), prediyabet grubunda 92 hasta (%34.5), normal grupta ise 82 (% 31) hasta yer aldı. Çalışmada prediyabet prevelansı %34.5 tanı konmamış DM prevalansı ise %3.7 olarak saptandı. KAÇ' lar üzerine HbA1C , cinsiyet ve VYA ile Multivariate ANOVA 'da yapılan modelde HbA1C ve cinsiyet KAÇ lar üzerine etkili olduğu bulundu. VYA'nın ise KAÇ üzerine etkisi olmadığı saptandı ve modelden çıkarıldı. HbA1c 'nin; Sol Ana Koroner, Proksimal LAD, Mid LAD, Distal LAD, Proksimal Cx, Distal Cx, Distal RCA üzerine etkili olduğu saptandı. Bunlar arasında ise en çok LMCA' yı 2. olarak da en çok proksimal LAD' yi etkilediği tespit edilmiştir. HbA1c' nin ana etkisi proksimal RCA üzerinde bulunmamıştır. Cinsiyetin ise tek başına KAÇ üzerine etkisi olmadığı saptandı. HbA1c ve cinsiyet etkileşimi KAÇ üzerine etkili bulunmamıştır. KAÇ 'lar üzerine en çok HbA1c etkili bulunmuştur. viii HbA1c' nin; proksimal total KAÇ ve distal total KAÇ üzerine etkili olduğu saptandı. HbA1c 'nin bunlar arasında en çok DTKAÇ ' ı etkilediği tespit edilmiştir. Cinsiyetin ise tek başına total KAÇ' lar üzerine etkisi olmadığı saptandı.HbA1c ve cinsiyet etkileşimi total KAÇ' lar üzerine etkili bulunmamıştır. Total KAÇ' lar üzerine en çok HbA1c etkili bulunmuştur. Sonuç: Gerek prediyabetin DM'ye ilerleme olasılığının yüksek; gerekse prediyabetin KAH için bir risk faktörü olması sebebiyle; prediyabetin erken teşhis ve tedavisinin ileride gelişebilecek morbidite ve mortaliteyi azaltmada önemli olacağı düşünülmelidir. Prediyabetin erken tespiti perkütan veya cerrahi revaskülarizasyon için daha uygun koroner lezyonlar sağlayabilir. Bu yüzden glisemik bozukluklar için tarama testlerini basitleştirmeye ihtiyaç vardır, böylece hastalar daha erken tanımlanabilir. Yüksek riskli popülasyonlarda HbA1c testi, DM ve prediyabetin tespitini artırabilir ve taburcu edilmeden önce değiştirilebilir risk faktörlerini azaltmada yardımcı olabilir. AKS için hastaneye yatış, kardiyologlar için prediyabet veya DM tanısı koymak için önemli bir fırsattır.