Trigliserid/HDL oraninin PCOS hastalarinda intrauterin inseminasyon başarısındaki öngörücü rolü


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÜLKÜ GÜRBÜZ ÖZBEBEK

Danışman: Yüksel ONARAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışma, intrauterin inseminasyon (İntrauterin İnseminasyon; IUI) tedavisi uygulanan kadınlarda trigliserid/HDL (TG/HDL) oranı başta olmak üzere metabolik ve hormonal parametrelerin klinik gebelik üzerine etkisini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. PCOS ve infertilite ile ilişkili metabolik belirteçlerin üreme sonuçları üzerindeki rolü giderek daha iyi anlaşılmakta olup, TG/HDL oranı insülin direnci ve metabolik disfonksiyonun pratik bir göstergesi olarak dikkat çekmektedir. Yöntem: Çalışmaya, 06/2025 ile 12/2025 arasında IUI yapılan toplam 155 hasta dahil edilmiştir. Hastalara ait demografik veriler, metabolik parametreler (Açlık glukozu, insülin, lipid profili, TG/HDL), hormonal göstergeler (FSH, LH, AMH, E2), semen analiz sonuçları, ultrason bulguları, ovülasyon indüksiyon protokolleri ve tetikleme zamanı kaydedilmiştir. Primer sonlanım noktası klinik gebelik, ikincil sonlanım noktaları ise biyokimyasal gebelik, folikül yanıtı ve endometrial kalınlık olarak belirlenmiştir. Metabolik parametreler ile gebelik sonuçları arasındaki ilişki uygun istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların TG/HDL oranı ortalama 3.21 ± 1.93 olup geniş bir metabolik varyasyon göstermiştir. Klinik gebelik oranı %18.1 olarak saptanmıştır. Klinik gebeliği olan ve olmayan gruplar karşılaştırıldığında, TG/HDL oranının klinik gebelik varlığı ile anlamlı düzeyde ilişkili olduğu görülmüştür (p=0.001). ROC analizine göre TG/HDL oranı AUC: 0.700 (95% GA: 0.575–0.825) olup anlamlı tanısal yeterlilik göstermiş, ≥1.5 eşik değeri için duyarlılık %46.4 ve özgüllük %93.7 olarak hesaplanmıştır. Bununla birlikte, TG/HDL oranının klinik gebelik üzerine doğrudan etkisi çok değişkenli analizde istatistiksel anlamlılığa ulaşmamıştır (p=0.083). Hormonal parametreler, semen özellikleri ve ovülasyon indüksiyon protokolleri ile klinik gebelik arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Sonuç: TG/HDL oranı IUI tedavisi gören hastalarda klinik gebelik ile ilişkili olup özellikle metabolik riskin değerlendirilmesinde önemli bir parametre olarak öne çıkmaktadır. Ancak çok değişkenli analizler, bu ilişkinin bağımsız bir belirteç düzeyine ulaşmadığını göstermektedir. Yine de TG/HDL oranının yüksek özgüllük değeri, klinisyenlere metabolik durumun üreme başarısı üzerindeki etkisini değerlendirmede değerli bir biyobelirteç sunmaktadır. Metabolik profilin iyileştirilmesi, IUI başarısını artırabilecek tamamlayıcı bir strateji olabilir.