Nazal polipozis ile birlikte olan kronik rinosinüzitin eşlik ettiği eozinofilik ağır astımlı hastalarda mepolizumab tedavisinin etkinliği
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KONYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MARİYE DOĞRU
Danışman: Abdulkadir BAŞTÜRK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Kronik rinosinüzit – nazal polip (KRSvNP) astıma en sık eşlik eden komorbid hastalıktır. Ağır astımlı hastalara % 5-15 oranında KRvNP eşlik etmektedir. Astım kontrolünde doğru tedavi ve tedaviye uyum önemli olmakla birlikte astıma eşlik eden komorbid hastalıkların tanısı ve tedavisi de oldukça önemlidir. Biyolojik tedavi gerektiren astım, tüm astımlıların yaklaşık % 5 ini oluşturmaktadır. Astımın biyolojik tedavisinde Mepolizumab IL-5 inhibitörü olarak ağır eozinofilik astımda kullanılmaktadır. Çalışmamızda kronik pansinüzit ve nazal polipin eşlik ettiği eozinofilik ağır astımlı hastalarda mepolizumab tedavisinin hem astım hem de KRSvNP üzerine tedavi etkinliğinin laboratuar, radyolojik kriterler ve remisyon kriterleri ile değerlendirilmeyi amaçladık Gereç ve Yöntem: Çalışmamız tek merkezli retrospektif kesitsel gözlemsel bir çalışmadır. Ocak 2022- Şubat 2024 tarihleri arasında merkezimiz İmmunoloji ve Alerji polikliniğinde en az 16 hafta süre ile mepolizumab tedavisi almış olan 18-80 yaş arası 99 eozinofilik ağır astımlı hasta incelenmiştir. Ağır astım sebebiyle mepolizumab alan hastaların dosya taraması yapılarak tedavilerinin başlangıç, 1. Ay, 16. Hafta ve 1.yıl laboratuar değerleri, radyolojik bulguları ve remisyon durumları karşılaştırılmıştır. Hastaların dosyalarından demografik verileri (yaş, cinsiyet, meslek, sigara vb gibi) vücut kitle indeksleri, astım kontrol testleri, yıllık atak sayıları, aylık toplam oral steroid mg dozları ve atopi durumları kaydedildi. Laboratuar değerleri başlangıç, 1.ay, 16.hafta ve 1.yıl kan eozinofil düzeyi, serum total IgE, ECP değerleri ve radyolojik olarak varsa başlangıç HRCT ve kronik pansinüzit ve nazal polipozisi değerlendirmek için paranazal sinüs BT'lerinde Lund- Mackay skorlaması kaydedilmiştir. Astım yanıtını ve akciğer kapasitesini değerlendirmek için solunum fonksiyon testleri (FVC,FEV1;FEV1/FVC litre ve yüzde cinsinden) kullanılmıştır. Remisyon; hastanın atak geçirmeme, streoid kullanımının olmaması, AKT puanında artış, FEV1 değerlerinde artış olarak tanımlanmıştır. Bu kriterlere göre remisyona giren ve girmeyen kabul edilerek 2 gruba ayrılıp gruplar kendi arasında demografik verileri, kan eozinofil ve serum Total IgE, ECP gibi laboratuvar ve kronik sinüzit değerlendirmesi için PNSBT Lund Mackay skorlaması ile radyolojik olarak ve SNOT skorlaması ile klinik olarak karşılaştırılmıştır. Nazal polip açısından Endoskopik Nazal Polip Skoru (NPS) kullanılmıştır. Bulgular: KRS ve/veya NP eşlik eden veya etmeyen kontrolsüz ağır astım hastalarında mepolizumab etkinliğine baktığımız çalışmamızda 99 hasta verileri incelendi. Bu hastaların %72,8 sini kadınlar, %27,2 sini erkekler oluşturuyordu. Hastalar KRS ve NP eşlik etme durumlarına göre 3 gruba ayrıldı. 54 hastada KRSvNP eşlik ediyordu. Genel popülasyonda; hastaların takibinde 1.yıl AKT ve ACQ skorlarında iyileşme, OKS kullanım ihtiyacında azalma, PNSBT Lund Mackay skorunda iyileşme, eozinofil değerlerinde düşme, yıllık astım atak sayılarında ve hospitalizasyon sayısında azalma, Nazal Polip Skoru'nda iyileşme, SFT FEV1 litresinde artış saptandı. 1. yıl verileri değerlendirildiğinde; 85 hasta remisyon için değerlendirildi. Bu hastalardan 26'sı (%30) remisyona giren, 59'u (%70) remisyona girmeyen olarak saptandı. Sonuç: KRS ve/veya NP eşlik eden ağır eozinofilik astım hastalarında mepolizumab tedavisi hastaların takibinde hem radyolojik hem laboratuar hem de klinik olarak anlamlı fayda sağlamıştır. Anahtar Kelimeler: Ağır Astım, Kronik Sinüzit, Mepolizumab, , Nazal Polip, Remisyon