S.B.Ü Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 2020-2023 yılları arasında Çocuk Kardiyoloji Polikliniği'ne başvuran biküspit aorta tanılı pediatrik hastalarda kardiyak ve kardiyak olmayan bulguların epidemiyolojik değerlendirilmesi:3 yıllık tek merkez sonuçları


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE ULUSLARARASI TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BÜŞRA DURAN SÜRÜCÜ

Danışman: Helen BORNAUN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada amaç; biküspit aort kapağı (BAK) tanısıyla takip edilen hastaların kardiyak ve kardiyak olmayan bulgularının saptanması ve daha çok hangi tip BAK ile ilişkili olduğunun tanımlanması olarak belirlenmiştir. Gereç ve Yöntem: Retrospektif, dosya tarama ile gerçekleştirilen bu çalışmaya SBÜ Kanuni Sultan Süleyman SUAM- Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Kardiyoloji polikliniği tarafından 2020-2023 yılları arasında takip edilen BAK tanılı pediatrik hastalar alınmıştır. Bu hastalardan dosya bilgilerine eksiksiz ulaşılabilen, aydınlatılmış onamı bulunan pediatrik hastalar çalışmaya alınmıştır. Çalışmamızda cinsiyet, boy/kilo/vücut kitle indeksi, yaş, ilk başvuru nedeni, tanı alma yaşı, sürekli kullandığı ilaç, skolyoz beraberliği, elastisite beraberliği, fizik muayene bulguları, tansiyon, akraba evliliği, eşlik eden genetik anomaliler, ekg, ameliyat/anjiyo öyküsü, görüntüleme verileri(karotis doppler, akciğer grafisi, ekokardiyografi bulguları) gibi veriler ile pediatrik hastaların klinik ve demografik özellikleri kaydedilerek karşılaştırmalı olarak değerlendirildi. Çalışmamızda verilerin istatistiksel analizi için SPSS (Statistical Package ort he Social Sciences) programının 21.0 versiyonu (IBM, Armonk, NY, USA) kullanıldı. Bulgular: Çalışmamıza 31'ü kız (%28,5), 78'i erkek (%71,5) olmak üzere toplam 109 hasta dahil edilmiştir. Hastaların yaş ortalaması 9,8/yıl olup, tanı aldıkları yaş ortalaması 4,08/yıl idi. Kızlarda ve erkeklerde Tip 1 BAK görülme sıklığı daha yüksek bulunmuştur (%64,5; %58,4; sırasıyla). İlk başvuru şikayeti sıklığı; Tip 2 BAK'ta (%79,1), Tip 1 BAK'a göre (%78,5) daha fazla bulunmuştur. İlaç kullanım öyküsü sıklığı; Tip 2 BAK'ta (%41,9), Tip 1 BAK'a göre (%30,8) daha fazla saptanmıştır. Akraba evliliği sıklığı; Tip 2 BAK'ta (%30,2), Tip 1 BAK'a göre (%24,6) daha yüksek bulunmuştur. Skolyoz görülme sıklığı; Tip 1 BAK'ta (%10,8), Tip 2 BAK'a göre (%2,3) daha fazla bulunmuştur. Elastisite görülme sıklığı; Tip 1 BAK'ta (%23,1), Tip 2 BAK'a göre (%20,9) daha fazla saptanmıştır. Aortik anulus Z skoru 2 üzeri olanların sıklığı; Tip 2 BAK'ta (%14), Tip 1 BAK'a (%9,2) göre daha fazla bulunmuştur. SVS Z skoru 2 üzeri olanların sıklığı; Tip 1 BAK'ta (%3,1), Tip 2 BAK'a göre (%2,3) daha yüksek bulunmuştur. STJ Z skoru 2 üzeri olanların sıklığı; Tip 1 BAK'ta (%18,5), Tip 2 BAK'a göre (%9,3) daha fazla saptanmıştır. Asendan aorta Z skoru 2 üzeri olanların sıklığı; Tip 2 BAK'ta (%39,5), Tip 1 BAK'a göre (%35,4) daha fazla bulunmuştur. Ekokardiyografi bulgusu görülme sıklığı; Tip 2 BAK'ta (%81,4), Tip 1 BAK'a göre (%76,9) daha yüksek saptanmıştır. Aort stenozu görülme sıklığı; Tip 2 BAK'ta (%32,6), Tip 1 BAK'a göre (%21,5) daha fazla bulunmuştur. Aort stenozunun grade 1-2-3 dereceleri için istatistiksel anlamlı karşılaştırma yapmak mümkün olmamış olup, sadece 1 adet Grade 3 saptanmış olup Grade 2'ler Tiplere neredeyse eşit şekilde dağılmıştır. Aort yetersizliği (AY) görülme sıklığı; Tip 2 BAK'ta (%60,5), Tip 1 BAK'a göre (%52,3) daha fazla bulunmuştur. Grade 2 AY görülme sıklığı; Tip 2'de BAK'ta (%46,2), Tip 1 BAK'a göre (%14,7) istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Asendan aorta dilatasyon sıklığı; Tip 2 BAK'ta (%37,2), Tip 1 BAK'a göre (%35,4) daha yüksek saptanmıştır.. Sonuç: Çalışmamızda BAK tanılı hastalarda kardiyak ve kardiyak olmayan epidemiyolojik parametreleri değerlendirdik. Tip 1 BAK ve Tip 2 BAK hastaları arasında kardiyak olmayan cinsiyet, ilaç kullanımı, akraba evliliği, skolyoz beraberliği, elastisite beraberliği parametrelerinde istatistiksel olarak belirgin anlamlı fark saptanmamıştır. Kardiyak parametrelerden de iki tip hasta arasında aortik anulus z skoru 2 üzerinde olanların sıklığı, SVS ve STJ z skoru 2 üzerinde olanların sıklığı, asendan aorta z skoru 2 üzerinde olanların sıklığı, ekokardiyografi bulgusu daha fazla olanların sıklığı ,asendan aorta dilatasyon sıklığı, aort stenozu görülme sıklığı arasında istatistiksel olarak anlamlı belirgin fark saptanmamış olup aort stenozu grade 1-2-3 arasında istatistiksel karşılaştırma yapmak mümkün olmayıp sadece 1 tane grade 3 bulunmakta olup grade 2'ler tiplere neredeyse eşit olarak dağılmıştır. Ayrıca aort yetersizliği görülme sıklığı Tip 2 BAK'ında Tip 1 BAK'na göre daha fazla bulunmuş olup istatiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır fakat aort yetersizliği grade 1-2-3 arasında grade 2 aort yetersizliği görülme sıklığı Tip 2 BAK'ında Tip 1 BAK'a göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Bu tip hastalarda tüm parametrelerle ilgili daha fazla literatür çalışmasına ihtiyaç olup bu hastaların klinik ve donanımsal açıdan yeterli olan mümkünse tek merkezden yakın takiplerinin yapılması gerektiği vurgulanmak istenmiştir. Anahtar Sözcükler: BAK, Aort stenozu, Aort yetmezliği, ilaç kullanımı, Tip 1 BAK, Tip 2 BAK