2014-2021 yılları arasında, akut romatizmal ateş tanısı alan olguların, revize edilmiş jones kriterlerine göre kliniklerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAĞCILAR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MURAT KOÇKAR
Danışman: Sertaç HANEDAN ONAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Akut romatizmal ateş (ARA), sıklığı gelişmiş ülkelerde azalmış olsa da, gelişmekte olan ülkelerin en sık edinsel kalp hastalığı olarak önemini korumaktadır. ARA'nın neden olduğu romatizmal kalp hastalığı; çocukluk döneminde başlayan yetişkinlik döneminde devam eden önemli bir morbidite ve mortalite nedenidir. Bu çalışmada; ARA tanısı alarak izlenmiş olguların 2015 yılında revize edilmiş Jones kriterleri bağlamında klinik özellikleri ve seyirlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: 2014-2021 yılları arasında; Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Kardiyoloji Kliniğinde; ARA tanısı almış olan 100 hastanın dosyaları retrospektif olarak incelendi. Her hasta için oluşturulan çalışma formuna; yaş, cinsiyet, başvuru tarihi, yatış süresi, aile öyküsü, son muayene tarihi, takip süresi kayıt edildi. Başvuru sırasında saptanan klinik bulgular, major, minör kriterler ve laboratuar sonuçları kayıt edildi. Ekokardiyografi bulguları, uygulanan antiinflamatuar tedavi, kalp yetersizliği tedavisi, deposilin profilaksisi, tedaviyle izlenen düzelme ve reaktivasyon durumu kayıt edildi. Hastalar klinik olarak alt gruplara ayrılarak, klinik bulgular, tedavi ve izlem sonuçları karşılaştırıldı. Bulgular: Olguların tanı aldıkları yıllar;15'i 2014, 18'i 2015, 18'i 2016, 15'i 2017, 11'i 2018, 18' i 2019, 5'i (1'i reaktivasyon olgusu) 2020 şeklinde idi. 2021'de yeni tanı alan hiç hasta olmamıştı. Hastaların 59'u erkek, 41'i kız idi. Ortalama yaş ise 11.4±2.8 yaş idi. Hastaların %89'u 5-15 yaş arasında idi. En sık başvuru; %39 oranı ile ilkbaharda gerçekleşmişti. Minör kriter olarak 38 °C'nin üzerinde ateş 20, PR mesafesinde 0,16 sn'nin üzerinde uzama 20 olguda görüldü. Monoartralji saptanmadı. C- reaktif protein ortalama 84.2±66.1 mg/dl, eritrosit sedimantasyon hızı (ESH) ortalama 55.8±22.6 mm/saat, antistreptolizin O seviyesi ortalama 1034±1409 IU/ml bulundu. ESH düzeyi ≥60 mm/saat olan olgularda PR mesafesi ESH düzeyi 30-59 mm/saat arasında olanlara göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde uzamış bulundu. Majör kriterlerin oranı artrit %88, kardit %86, kore %3 şeklinde oldu. Eritema marginatum ve subkutan nodül izlenmedi. Artrit ve kardit birlikteliği 74 olguda, kardit ve kore birlikteliği 3 olguda görüldü. En sık izlenen eklem bulgusu poliartrit (43 olgu) iken, monoartrit 29, poliartralji 16 hastada görüldü. Kalça eklemi tutulumu kızlarda (%17) erkeklerden (%3,4) istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha sık görüldü. 86 kardit olgusunun 36'sına klinik kardit, 50'sine sessiz kardit tanısı kondu. Cinsiyete göre kardiak bulgular arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. 81 olguda mitral kapak yetmezliği, 56 olguda aort kapak yetmezliği görüldü. Mitral yetmezliği düzeyine göre olguların dağılımı sırasıyla hafif %57, orta %33, ağır %10 idi. Aort yetmezliğinin düzeyine göre olguların dağılımı sırasıyla hafif %84, orta %16, ağır %0 idi. Son kontrolde mitral kapak hastalığının tümüyle düzelme oranı % 22, aort kapak hastalığının tümüyle düzelme oranı%32 olarak bulundu. Yatış süresi izole artrit grubunda 9.8±5.9 gün, artrit±kardit grubunda 10.3±5,6 gün, koreli olgularda 4±3,6 gün idi. Hastaların izlem süreleri yaklaşık beş yıl idi. Reaktivasyon 7 olguda görüldü. Tüm hastalar yaşamakta olup, reaktivasyon geçiren bir olguya kapak tamir cerrahisi uygulanmıştır. Sonuç: Bu çalışmada ARA tanı kriterleri doldurularak tanı almış hastalarda antiinflamatuar tedaviye iyi yanıt alındığı, sekonder profilaksiye uyum sağlamış olgularda kapak tutulumlarındaki düzelme oranlarının yüksek olduğu görülmüştür. Revize edilmiş kriterlerde kabul edildiği şekli ile özellikle sıkça görülen monoartrit ve poliartraljinin major kriter olmasının hastaların doğru tanı almasına katkı sağlayabileceğini düşünüyoruz. Sekonder profilaksinin önemi konusunda eğitim ile reaktivasyonları önleyebiliriz. Ayrıca pandemi sürecinde görüldüğü gibi sosyal izolasyon ve hijyen önlemleri ile ARA sıklığının ülkemizde azalması mümkün olacaktır.