Aile sağlığı merkezine başvuran hastalarda bozulmuş açlık glukozunun lipid profili ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HAKAN DİNLER

Danışman: Sadık Sami HATİPOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Prediyabet, diyabet oluşumu açısından bir risk faktörüdür ve prediyabetik döneminde bile kardiyovasküler komplikasyonlar oluşabileceği bildirilmektedir. Kardiyovasküler hastalık ve buna bağlı mortalite riski açısından normal glukozlu kişilere göre prediyabetik kişiler yüksek riske sahiptirler. Çalışmamızda diyabetin erken dönemi olan Bozulmuş Açlık Glukozu döneminde kan glukoz ve lipid metabolizmasının nasıl etkilendiğini, birbiriyle ilişkisini göstermeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 2019-2020 tarihleri arasında T.C Sağlık Bakanlığı Bahçelievler 5 No'lu Aile Sağlığı merkezi polkliniğine başvuran diabet ve lipit tedavisi almamış, diabet tanısı konmamış ve yaşları 18-88 arasında değişmekte olan toplam 802 kişi dahil edilmiştir. Hastaların dosyaları retrospektif olarak incelendi; açlık kan şekeri (AKŞ), Total Kolesterol (TK), Trigliserid (TG), yüksek yoğunluklu lipoprotein kolestrol (HDL-K), düşük yoğunluklu lipoprotein kolestrol (LDL-K) değerlerine bakıldı. AKŞ 100mg/dl-125mg/dl olup lipit profili ölçülmüş 402 hasta ile kontrol grubu olarak glukoz değeri <100mg/dl olan 400 hasta iki grup halinde karşılaştırıldı. Ayrıca hedef lipit değerlere göre yüksek değerlere sahip hasta sayılarına göre yüzdesini ve bu rutin ölçümlerde lipit değerleri normal olup non-HDL (yüksek dansiteli olmayan lipoprotein kolesterol) ve TK/HDL-K oranı yüksek hasta sayısı yüzdesi hesaplandı. İstatistiksel analizler için NCSS (Number Cruncher Statistical System) programı kullanılmıştır. Nicel verilerin normal dağılıma uygunlukları Shapiro-Wilk testi ve grafiksel incelemeler ile sınanmıştır. İstatistiksel anlamlılık p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışma %22,7'si (n=182) erkek, %77,3'ü (n=620) kadın toplam 802 olguyla yapılmıştır. Olguların yaşları 18 ile 88 arasında değişmekte olup, ortalama 47,97±11,40 yaş olarak saptanmıştır. AKŞ düzeyi 100 ve üzerinde olan olguların TK/HDL-K değeri, TG/HDL-K değeri ve TG değeri şeker düzeyi 100'ün altında olan olgulara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır (p=0,001; p<0,01). HDL-K değeri ise AKŞ düzeyi 100 ve üzerinde olan grupta diğer gruba göre daha düşük saptanmıştır (p=0,001; p<0,01). Kadınlarda ise bu değerlere ek olarak Non-HDL değerinde de anlamlı düzeyde yükseklik bulunmuştur. Ayrıca çalışmamızda bulduğumuz sonuçlara göre 218 (%27,2) hasta yüksek non-HDL ve 195(%24,3) hasta yüksek TK/HDL-K oranına sahiptir. AKŞ 100-125 mg/dl arasında olan gurupta diğer gruba göre sayıca non-HDL ve TK/HDL-K oranı yüksek hasta sayısının daha fazla olduğu görülmektedir. Tüm diğer lipid parametreleri normal sınırlar içerisinde iken 2 (%0,2) hastanın Non-HDL değeri yüksek , 54 (%6,7) hastanın ise TK/HDL-K oranının yüksek olduğu görülmüştür. Sonuç: Koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında kişilerin glukoz metabolizma durumları ve lipit profilleri aynı anda değerlendirilmelidir. Prediyabetik dönemdeki hastaların lipid profilleri kardiyovasküler risk ve komplikasyonlar açısından yakın takibe alınıp önlenmesi için tedbirler alınmalıdır. Özellikle ek bir maliyet gerektirmeyen non-HDL kolestrol ve TK/HDL-K oranının rutin lipit parametrelerine eklenmesi veya hesaplanması ile daha fazla hastayı riskli gruba dahil edip aterosklerotik risk açısından erken uyarı oluşturabileceğinden ilk basamakta fayda sağlayacağı unutulmamalıdır. Ayrıca bu çalışmamız sonucunda prediabetli non-HDL ve/veya TK/HDL-K'si yüksek kadın hastalar gelişebilecek iskemi açısından yakın takibe alınmalı ileri görüntüleme yöntemleri için hasta bir üst basamağa sevk edilmesi sağlanmalıdır. Bu sayede ileriki sağlık harcamalarının azaltılmasında bu tutumun etkili olacağını düşünmekteyiz. Anahtar kelimeler: TK/HDL-K, kardiyovasküler hastalık, non-HDL kolesterol, prediyabet