Obezite tanısı ile izlenen hastaların klinik izlem verileri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ETLİK ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İLKEM GARDİYANOĞLU AKÇAY

Danışman: Erdal KURNAZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çocukluk çağı obezitesi, ülkemizde ve dünya genelinde giderek artan bir sağlık sorunudur ve çocukluk döneminden itibaren bireylerin sağlığını olumsuz etkileyebilmektedir. Obezite, çocukluk döneminde tip 2 diyabet, hipertansiyon, dislipidemi ve kardiyovasküler hastalıklar gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açarak yaşam boyu süren riskler oluşturur. Çocukluk çağı obezitesinde tedavi, yaşam tarzı değişiklikleri ve diyet düzenlemelerini içerdiği gibi, dirençli vakalarda ilaç tedavilerini de kapsamaktadır. Bu çalışmada, Ankara Etlik Şehir Hastanesi Çocuk Endokrinoloji polikliniğinde obezite tanısı alan çocuklarda yaşam tarzı değişikliği (YTD) uygulananlarla, YTD'ne ek olarak metformin verilen grupların 3 ay aralıklarla düzenli olarak kontrole çağırılarak, 1 yıllık süre boyunca tedaviye uyumlarının değerlendirilmesi ve bu süreçteki antropometrik ölçümler ile metabolik ve biyokimyasal parametrelerde meydana gelen değişimlerin izlenmesi amaçlanmıştır. Böylece çocukluk çağı obezitesinde her iki tedavi yaklaşımının etkinliği değerlendirilerek optimal tedavi stratejilerine katkı sağlanması hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, Ağustos 2023-Ağustos 2024 tarihleri arasında Ankara Etlik Şehir Hastanesi Çocuk Endokrinoloji polikliniğine başvuran, 18 yaş altındaki ve ekzojen obezite tanısı almış 162 çocuk hasta dahil edilmiştir. Hastalar, yalnızca YTD uygulananlar ve YTD + metformin tedavisi alanlar olarak iki gruba ayrılmıştır. Her hastanın sistemik muayenesi yapılmış, demografik bilgileri ve başlangıçtaki sağlık parametreleri kaydedilmiş; vücut kitle indeksi (VKİ), açlık kan şekeri (AKŞ), lipid profili (total kolesterol, HDL, LDL ve trigliserit) ve karaciğer fonksiyon testleri (ALT, AST) gibi biyokimyasal parametreler başlangıçta 3., 6., 9. ve 12. aylarda düzenli olarak ölçülmüştür. VKİ ve biyokimyasal parametrelerdeki değişimler tedavi süresince değerlendirilerek longitudinal olarak gruplar içi ve gruplar arasında istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Bulgular ve Sonuç: Çalışmaya toplamda 162 hasta dahil edilmiş olup, bu hastaların %52,29'u erkek, %47,71'i kızdır ve yaş ortalaması 12,49±3,19 yıl olarak hesaplanmıştır. 3. ay kontrolüne 160 hasta katılmışken, bu sayı 6. ayda 114'e, 9. ayda ise 66'ya düşmüştür. 12. ay kontrolüne yalnızca 8 hasta katılım göstermiştir. Her iki grupta da VKİ oranlarında sınırlı düzeyde azalma gözlenmiştir. YTD ve YTD+metformin tedavisi verilen iki grupta da 1 yıllık takipte VKİ, VKİ SDS, bel çevresi, sistolik KB, diyastolik KB parametreleri açısından anlamlı düşüş olmamıştır. Sadece VKİ SDS değerinde, YTD grubunda başlangıç ile 3. ay arasında anlamlı bir azalma saptanmış, ancak sonraki takiplerde her iki grup içinde ve gruplar arasında anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir. YTD uygulanan hastalarda 3., 6. ve 9. aylarda açlık kan şekeri (AKŞ) ve HbA1c düzeylerinde anlamlı düşüşler görülmüştür. Benzer şekilde, YTD + metformin grubunda da bu parametrelerde azalma kaydedilmiş olup, tedavi eklenen gruptaki düşüş miktarının yalnız YTD uygulanan gruba göre daha fazla olduğu tespit edilmiş, bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. YTD uygulanan hastalarda lipid parametrelerinde belirgin bir değişim gözlenmemiştir. Buna karşılık, YTD + metformin grubunda LDL seviyelerinde anlamlı bir düşüş saptanmıştır. Yalnızca YTD uygulanan hastalarda obezite alt grubunun metabolik olarak sağlıksız obezite oranı başlangıçtan itibaren yüksek bulunmuş (%80,34) ve bu oran takip sürecinde artarak %92,31'e ulaşmıştır. Öte yandan, YTD + metformin grubunda başlangıçta daha yüksek olan metabolik olarak sağlıksız obezite oranı (%86,67), 9. aya kadar belirgin bir azalma göstererek %67,86'ya düşmüştür. Bu çalışma, obezite tedavisinde düzenli takiplerin, tedaviye uyum ve uzun vadeli başarı açısından kritik bir önem taşıdığını ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, bireyselleştirilmiş yaklaşımlar, aile desteği ve eğitim programlarının tedavi süreçlerine entegre edilmesi, hasta motivasyonunu artırarak tedaviye bağlılığı güçlendirebilir. Sonuç olarak, obezite yönetiminde yalnızca tıbbi müdahalelerin değil, aynı zamanda düzenli takiplerin, davranışsal değişikliklerin sürdürülmesinin ve hastaların motivasyonunun desteklenmesinin etkili bir tedavi stratejisinin temel unsurları olduğu görülmektedir.