Duygudurum bozukluklarında yaşam boyu özkıyım davranışının demografik ve klinik özellikler açısından karşılaştırılması ve özkıyımla ilişkili akut duygudurum bozulması ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SERTAÇ ALAY ÖZTÜRK

Danışman: Medine YAZICI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Majör duygudurum bozukluğu olan kişilerde özkıyım davranışı halen önemini korumaktadır. Bu nedenle özkıyım davranışının tedavisi ve önlenmesi için daha iyi tanınmasına ve değerlendirilmesine ihtiyaç vardır. Özkıyım düşüncesi ve girişimi için sadece kronik risk faktörlerine odaklanmak bir bireyin özkıyım açısından yakın risk altında olup olmadığını belirleme yeteneğimizi sınırlayabilir. Son araştırmalar, özkıyım için belirtilen risk faktörlerinin, özkıyım girişimlerini özkıyım düşüncesinden anlamlı şekilde ayırt edemediğini ortaya koymaktadır. Özkıyım düşüncesinden girişimine ilerlemeyi öngörmek için geliştirilmiş olan Güncel ve Yaşam Boyu Özkıyımla İlişkili Akut Duygudurum Bozulması (ÖADB)' nın hem akut özkıyım riski açısından kimin en riskli olduğunu anlamada yardımcı olacağı, hem de geçmişteki özkıyım girişimlerinin yaşamboyu ÖADB şiddeti açısından değerlendirilmesini sağlayacağı ve gelecekteki özkıyım riskini öngörmede yararlı olacağı düşünülmektedir. Bu çalışmanın birincil amacı, Duygudurum Bozukluğu tanılı hastalarda yaşam boyu özkıyım niyeti/ girişimi olmayan, yalnızca özkıyım niyeti olan, özkıyım girişimi olanları demografik ve klinik özellikler ve yaşam boyu ÖADB şiddeti açısından karşılaştırmaktır. Yöntem: Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi polikliniklerine başvuran DSM- 5' e göre Duygudurum Bozukluğu (Major Depresif Bozukluk, Bipolar Affektif Bozukluk Tip 1 ve tip 2) tanısı alan 200 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalara Duygudurum Bozuklukları Hasta Kayıt Formu, sosyodemografik ve klinik veri formu, yaşam boyu izlem çizelgesi, Hasta Sağlık Anketi (HSA), Young Mani Derecelendirme Ölçeği, Columbia - Özkıyım Şiddetini Derecelendirme Ölçeği, Kısa Psikiyatrik Değerlendirme Ölçeği (KPDÖ), Alkol ve Madde Kullanım Bozuklukları Tanıma Testi, Barratt Dürtüsellik Ölçeği- 11 (BDÖ-11), ÖADB- Yaşamboyu ile Güncel ölçeği uygulandı. Bulgular: Yaşamboyu özkıyım girişimi olan grubun yaş ortalaması (p= 0.033) özkıyım niyeti/ girişimi olmayan gruba göre daha düşük bulundu. Klinik özelliklere bakıldığında, ilk tedavi yaşı ortalaması (p= 0.030), özkıyım girişimi olan grupta özkıyım niyeti/ girişimi olmayan gruba göre daha düşük, hastane yatış sayısı ortalaması yaşamboyu özkıyım girişimi olan grupta sadece özkıyım niyeti olan gruba göre daha yüksek (p= 0.024), travma öyküsü (p= 0.006), atak dönemlerinde stresli yaşam olayı (p= 0.010), ailede özkıyım girişimi öyküsü (p=0.004), Barratt Dürtüsellik Ölçeği- 11 puan ortalaması (p=0.000), ömür boyu Columbia özkıyım düşünce şiddeti ve yoğunluğu puan ortalamaları (p=0.000), yaşam boyu ÖADB skorları (p=0.000) özkıyım girişimi olan olgularda diğer iki gruba göre daha fazla, atak dönemi dışında özkıyım düşüncesi özkıyım girişiminde bulunan grupta sadece özkıyım niyeti olan gruba göre daha fazla (p= 0.000), özkıyım niyeti/ girişimi olmayan grupta KPDÖ, HSA-9, HSA-15, YAB-7 puan ortalamaları diğer iki gruba göre daha düşük (p= 0.000) olarak bulundu. Geçmiş özkıyım girişimi sayısı (r= 0.507, p= 0.000), ömür boyu Columbia özkıyım düşünce şiddeti (r= 0.554, p= 0.000) ve yoğunluğu (r= 0.439, p= 0.000) ile ÖADB skoru arasında orta dereceli anlamlı ilişki olduğu görüldü. Sonuç: Çalışmamızda yaşamboyu özkıyım girişimi olan grubun yalnızca özkıyım niyeti olan ve özkıyım niyeti/ girişimi olmayan gruba göre yaş, ilk tedavi yaşı, hastane yatış sayısı, travma öyküsü, atak dönemlerinde stresli yaşam olayı, atak dönemi dışında özkıyım düşüncesi, ailede özkıyım girişimi öyküsü, dürtüsellik, yaşam boyu özkıyım düşünce şiddeti ve yoğunluğu, yaşam boyu ÖADB şiddeti açısından farklılaştığı görülmüş olup bu bulgular, özkıyım için tanımlanan çok sayıda klinik risk faktörünün ve kısa dönem öngörücülerin birleştirildiği ÖADB tanısının birlikte değerlendirilmesinin özkıyım riskini bütüncül değerlendirmede önemli olduğunu düşündürmektedir. Kişinin geçmişte ÖADB epizodu yaşaması, klinisyenin o kişinin gelecekte de benzer bir epizodu yaşayabileceği konusunda uyanık olmasını sağlayabilir. Anahtar kelimeler: Duygudurum bozuklukları, Bipolar Bozukluk, Major Depresyon Bozukluğu, Özkıyım, Klinik Özellikler, ÖADB