Nötrofil lenfosit oranı, trombosit lenfosit oranı ve monosit yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol oranı ile diyabetik nefropati ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÜLRU BİRCE SÖNMEZÖZ

Danışman: Mürvet YILMAZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Diyabetes Mellitus dünya sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Kronik hiperglisemi uzun dönemde çeşitli komplikasyonlara neden olmaktadır. Bu komplikasyonlardan biri olan diyabetik nefropati son dönem böbrek yetmezliğinin başlıca nedenidir ve erken tanısı önemlidir. Renal hasarın çoğunlukla üriner albümin sekresyonundan önce meydana gelmesi, diyabetik nefropati tanı ve taramasında kullanılan albuminürinin erken evre diyabetik nefropatide tanısal değerini kısıtlamaktadır. Diyabetik nefropatinin erken tanısı için patogenezinde önemli rol oynayan inflamasyonu gösterebilecek kolay ulaşılabilir ve ucuz belirteçler üzerine çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, inflamasyon belirteci olarak çeşitli araştırmalar yapılan nötrofil lenfosit oranı (NLO), trombosit lenfosit oranı (TLO) ve monosit yüksek dansiteli lipoprotein oranı (MHO) ile albuminüri arasındaki ilişkiyi belirlemek; bu belirteçlerin diyabetik nefropati erken tanısında prediktif bir belirteç olarak kullanılabilirliklerini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Retrospektif olarak yapılan bu çalışmaya 18 yaş üzeri, tahmini glomerüler filtrasyon hızı (eGFH) ≥60ml/dk/1.73m2 olan ve en az 2 hafta ara ile 2 kez spot idrarda albümin kreatinin oranı (ACR) bakılarak albuminüri miktarı doğrulanmış tip 2 DM tanılı hastalar dahil edildi. Hastaların demografik, klinik ve laboratuvar verileri incelendi. Hastalar ACR değerlerine göre, 300 mg/g (grup 3) olmak üzere gruplara ayrıldı. 3 grup arasında NLO, TLO, MHO'da anlamlı farklılık olup olmadığı incelendi. Bulgular: Çalışmaya yaş ortalaması 54.65±9.43 yıl olan 360 hasta (191 kadın, 169 erkek) dahil edildi. Grup 3 ile grup 1 arasında NLO'da anlamlı fark saptandı (p=0.016). TLO ve MHO'da ise 3 grup arasında anlamlı fark saptanmadı (sırasıyla p=0.312 ve p=0.687). Diyabetik nefropatisi olanlar ve olmayanlar karşılaştırıldığında ise NLO'da anlamlı fark saptanırken, TLO ve MHO'da anlamlı fark saptanmadı (sırasıyla p=0.028; p=0,950 ve p=0.389). NLO ile kreatinin ve ACR (sırasıyla r:0.166, p=0.002; r:0.144, p=0.006); MHO ile kreatinin (r:0.25.3, p<0.001) arasında pozitif; NLO ve MHO ile eGFH (sırasıyla r:-0.146, p=0.005; r:-0.127, p=0.016) arasında negatif korelasyon saptandı. Sonuç: NLO, ileri derecede albuminüri grubunda normal-hafif artmış albuminüri grubuna göre; diyabetik nefropati grubunda diyabetik nefropati olmayan gruba göre anlamlı yüksek saptanmıştır. Bu da NLO'nun, MHO ve TLO'dan farklı olarak, diyabetik nefropatide prognostik bir belirteç olarak kullanılabileceğini düşündürmektedir. MHO ile albuminüri arasında anlamlı ilişki bulunmamasına karşın kreatinin ile pozitif; eGFH ile negatif korelasyon saptanmıştır. Bu nedenle MHO, erken evreden ziyade diyabetik hastalarda kronik böbrek hastalığı gelişimi ve progresyonunun takibinde yararlı olabilir. Ancak ileri çalışmaların yapılmasına ihtiyaç bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: İnflamasyon, Diyabetik nefropati, Albuminüri, Nötrofil lenfosit oranı, Trombosit lenfosit oranı, Monosit yüksek dansiteli lipoprotein oranı