Kırda yaşayan yaşlıların yaşam deneyimlerinin ihmal, istismar ve yalnızlık durumları açısından değerlendirilmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, SOSYAL HİZMET ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CANSU ALAYVAZ GÜNGÖR

Danışman: Nurdan DUMAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu araştırmanın amacı, Türkiye'nin kırsal bölgelerinde yaşayan yaşlı bireylerde ihmal ve istismar ile yalnızlık olgularını incelemek, bu olgular arasındaki ilişkiyi ortaya koymak ve yaşlı bireylerin bu süreçlere ilişkin deneyimlerini kırsal yaşam bağlamında değerlendirmektir. Bu doğrultuda araştırmada, nicel bölümde yaşlı ihmal ve istismarının yaygınlığı, yalnızlık düzeyi ve bu iki olgu arasındaki ilişki incelenmiş; nitel bölümde ise yaşlı bireylerin kırsal yaşam koşulları, sosyal ilişkileri, yalnızlık ve istismara ilişkin anlatıları değerlendirilmiştir. Gerekçe ve Yöntem: Araştırma, nicel ve nitel verilerin eş zamanlı olarak toplandığı yakınsayan paralel karma yöntem deseni ile yürütülmüştür. Nicel veriler, Çorum ilinin kırsal bölgelerinde yaşayan 65 yaş ve üzeri 140 katılımcıdan sosyodemografik bilgi formu, Geriatrik İstismar Ölçeği ve Yaşlılar İçin Yalnızlık Ölçeği aracılığıyla toplanmıştır. Verilerde betimleyici istatistikler, bağımsız örneklemler t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve çoklu doğrusal regresyon analizleri uygulanmıştır. Nitel veriler ise amaçlı örneklem ile belirlenen 30 katılımcıyla gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilmiş; tematik analiz yaklaşımıyla çözümlenmiş ve kodlama sürecinde MAXQDA 2024 programı kullanılmıştır. Bulgular: Bu araştırmada elde edilen nicel bulgular, kırsal alanda yaşayan yaşlı bireylerde en yüksek düzeyde bildirilen istismar türünün psikolojik istismar olduğunu; buna karşılık cinsel istismar ve ihmal boyutlarının daha düşük düzeyde raporlandığını göstermiştir. Yalnızlık düzeyleri genel olarak "yalnız değil" ve "kabul edilebilir yalnızlık" aralığında yoğunluk göstermekle birlikte, duygusal yalnızlığın sosyal yalnızlığa kıyasla daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bakım gereksinimi bulunan ve günlük yaşam aktivitelerini sürdürmede destek gereksinimi olan yaşlı bireylerde hem istismar hem de yalnızlık düzeylerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. İleri düzey analizler, duygusal ve sosyal yalnızlığın açıklanmasında yalnızca psikolojik istismarın anlamlı bir yordayıcı olduğunu göstermektedir. Nitel bulgular, istismarın çoğunlukla gündelik ilişkiler içinde ortaya çıkan, çoğu zaman açık biçimde tanımlanmayan ve özellikle psikolojik istismar biçiminde deneyimlenen bir olgu olduğunu ortaya koymuştur. Fiziksel istismar anlatılarının daha çok geçmiş evlilik ilişkilerine ilişkin deneyimlerden oluştuğu, ekonomik istismar deneyimlerinin ise sınırlı sayıda anlatıda yer aldığı görülmüştür. Nicel bulgularda düşük düzeyde raporlanan cinsel istismarın nitel görüşmelerde de sınırlı ve örtük biçimde ifade edilmesi, bu istismar türünün görünürlüğünün kültürel normlar ve ilişkisel dinamiklerden etkilenebileceğine işaret etmektedir. Toplumsal cinsiyet temelli eşitsizlikler, yaşam boyu süren yoksulluk ve yoksunluk deneyimleri yaşlılık dönemindeki kırılganlık anlatılarında önemli bir yer edinmiştir. Aile ve sosyal ilişkilerin yaşlı bireyler için hem destek hem de kırılganlık kaynağı olabildiği; yalnızlık deneyiminin ise sosyal ilişkilerin niceliğinden çok bu ilişkilerin niteliği ve duygusal yakınlık düzeyiyle ilişkili olduğu görülmüştür. Hizmetlere erişim kısıtlılığı, kırdan kente göçle daralan sosyal ağlar, ekonomik güçlükler ile temel ihtiyaçların karşılanması amacıyla kente erişimin çoğu zaman sosyal destek ağlarına bağımlı olması, kırsal yaşlılık deneyimini şekillendiren temel unsurlar olarak öne çıkmıştır. Sonuç: Bu araştırma, kırsalda yaşayan yaşlı bireylerde istismar ve yalnızlık olgularının yalnızca bireysel özelliklerle açıklanamayacağını; sosyal ilişkiler, işlevsel bağımlılık ve kırsal yaşam koşullarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Bulgular, psikolojik istismarın yalnızlıkla en güçlü ilişkiye sahip istismar türü olduğunu göstermektedir. Bunun yanında yaşlılık döneminde ortaya çıkan kırılganlıkların, yaşam boyu biriken toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler ile geçmiş yaşam deneyimleri dikkate alınmadan değerlendirilemeyeceği anlaşılmaktadır. Ayrıca, bazı istismar türlerinin görünürlüğünün kültürel normlar ve ilişkisel dinamiklerden etkilendiği; hizmetlere erişim güçlükleri ile daralan sosyal destek ağlarının ise kırsal yaşlılıkta istismar ve yalnızlık olgularının anlaşılmasında önemli bağlamsal unsurlar olduğu belirlenmiştir. Araştırma bulguları doğrultusunda, kırsalda yaşayan yaşlı bireylere yönelik sosyal hizmet uygulamalarında psikolojik istismarın erken dönemde tanılanmasına, duygusal yalnızlığın sistematik biçimde değerlendirilmesine ve bakım ilişkilerinin desteklenmesine öncelik verilmesi önerilmektedir. Ayrıca kırsal yaşlılığa yönelik politika ve hizmetlerin, yaşlı bireylerin hizmetlere erişimini kolaylaştıracak, sosyal destek ağlarını güçlendirecek ve işlevsel bağımsızlıklarını destekleyecek biçimde geliştirilmesi önem taşımaktadır.