Toplum kökenli pnömoni tanılı hastalarda N-Terminal Pro- Beyin Natriüretik Peptit (NT-ProBNP) düzeyinin prognozu öngörmedeki yeri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CANSU CENGİZ
Danışman: Özgür ALTUN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Toplum kökenli pnömoni tanısı ile hastaneye yatışı olan hastalarda NT-ProBNP düzeyinin pnömoni prognozunu öngörmede, yatış süresinin, yoğun bakım ihtiyacının ve mortalite riskinin belirlenmesinde bir belirteç olarak kullanılabilirliğini ve pnömoni klinik risk skorları (Konfüzyon, Üremi, Solunum sayısı, Kan basıncı, Yaş ≥ 65 (CURB 65) ve Pneumonia Severity Index (PSI)) ile ilişkisini ortaya koymayı amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM: İstanbul Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi İç Hastalıkları servisinde Ocak 2022-Ocak 2025 tarihleri arasında toplum kökenli pnömoni tanısı ile yatmış olan dahil edilme kriterlerini karşılayan, dışlanma kriteri bulunmayan toplam 69 hasta çalışmaya alınmıştır. Hastaların yaş, cinsiyet, bilinen ek hastalıkları, bilinç durumu, kan basıncı, nabız, dakika solunum sayısı, satürasyon, vücut sıcaklığı, vücut kitle indeksi, CURB 65 skoru, PSI puanı, yatış süresi ve hastaneden çıkış şekli olmak üzere demografik veriler ve klinik parametreler kaydedildi. Laboratuvar parametreleri olarak; üre, kreatinin, sodyum, glukoz, hematokrit, CRP, prokalsitonin, sedimantasyon, arteriyel kan gazı pH ve PaO2 ve NT-ProBNP değerleri hastane laboratuvar referans değerleri baz alınarak kaydedildi. Laboratuvar parametrelerine plevral efüzyon varlığı, elektrokardiyografi bulguları ve transtorasik ekokadiyografi bulguları da (Ejeksiyon Fraksiyonu, pulmoner arter basıncı, sol ventrikül çapı, sağ ve sol atrium çapı, kalp kapak patolojileri) kaydedildi. BULGULAR: Şifa ile taburcu olan hastalar ile yoğun bakım ünitesine nakledilen ya da eksitus olan hastaların NT-ProBNP düzeyleri arasında anlamlı farklılık saptandı (p:0,03). Hastaların düşük riskli grup (PSI sınıf I, II, III) ve yüksek riskli grup (PSI sınıf IV, V) olarak ayrıldıkları risk gruplarına göre NT-ProBNP düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki saptandı (p:0,001). Hastaların çıkış şekli ile NT-ProBNP düzeyleri arasında r=0,258 ilişki katsayılı p:0,032 olan pozitif yönlü ilişki saptandı. Prognozu öngörmede NT-ProBNP düzeyi için hastaların çıkış şekillerine göre ROC eğrisi analizinde eğri altı alan (EAA) 0,704 (%95 güven aralığı (%95 GA): 0,539-0,869) olup p: 0,033 olarak saptandı. Eksitus olan ya da yoğun bakıma giden hastaları şifa ile taburcu olan hastalardan ayırmada NT-ProBNP 1816 pg/ml kesme değerinin duyarlılığı %75, özgüllüğü %64 olarak saptandı. SONUÇ: Yoğun bakıma nakledilen ya da eksitus olan hastalarda NT-ProBNP düzeyinin şifa ile taburcu olan hastalara göre daha yüksek olduğu görüldü. Yüksek riskli PSI sınıflarında olan hastaların NT-ProBNP düzeylerinin daha yüksek olduğu saptandı. Ancak CURB 65 skoru ile NT-ProBNP düzeyi arasında anlamlı ilişki görülmedi. Toplum kökenli pnömoni şiddetini belirlemede, prognozunu öngörmede, hastaların tedavilerine ve takip edilecekleri yere karar vermede NT-ProBNP düzeyi yol gösterici olabilir. NT-ProBNP ve PSI puanlaması arasındaki net ilişkiye bakarak hastalık şiddetini belirlemekte kullanılan CURB 65 ve PSI puanı gibi çok sayıda faktör içeren skorlamalar yerine tek bir biyobelirteç olan NT-ProBNP düzeyinin kullanımı faydalı olabilir. Ancak bu konuda daha fazla klinik çalışmaya ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Pnömoni, Toplumdan edinilen enfeksiyonlar, NT-ProBNP, Prognoz