Travmatik femur boyun kırığı olan genç erişkin hastaların radyolojik ve klinik sonuçları


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL DR. LÜTFİ KIRDAR ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEHMET SÜLEYMAN ABUL

Danışman: Engin ECEVİZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Femur boyun kırıkları (FBK) femur kırıkları içinde özellikle yaşlı popülasyonda oldukça sık görülmektedir. Bu kırıklar genç popülasyonda daha çok motosiklet kazası, yüksekten düşme, trafik kazaları gibi yüksek enerjili travmalarla meydana gelmektedir. Bu kırıklarda, kırığın bulunduğu anatomik bölgenin kanlanma ve biyomekanik farklılıklarından ötürü kaynama sırasında çeşitli komplikasyonlarla karşılaşılmaktadır. Spinopelvik parametrelerin pelvis ve kalça biyomekaniğinde etkili olduğu, sagital denge ve kalçanın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmektedir. Travmatik FBK geçiren hastaların kırıklarının ve takiplerindeki bulgularının hastaya ait radyografik spinopelvik parametreler ile ilişkisini ortaya koymak ve bu parametrelerin komplikasyonlar üzerindeki etkisini incelemek amaçlandı. Hastalar ve yöntem: Araştırma tek merkezli ve retrospektif olarak planlandı. Çalışma grubu birinci seviye travma merkezi bir akademik hastanenin 2010-2021 tarihleri arasında travmatik FBK nedeniyle opere olan 18-60 yaş arasındaki hastalarının değerlendirilmesi ile oluşturuldu. Kronik böbrek yetmezliği, diabetes mellitus, şizofreni, parkinson, demansı ile metabolik veya onkolojik kemik hastalığı olanlar, primer artroplasti uygulananlar ve 18 yaş altı ile 60 yaş üstü hastalar çalışma dışında bırakıldı. Toplam 96 hasta (34 kadın, 62 erkek) çalışmaya dahil edildi. Hastaların %64.6 sı erkek %35.4 ü kadındı. Hastalara yapılan son kontrollerde ağrı için vizüel analog skala (VAS) skoru, SF-12 mental ve fiziksel skorları ile Harris kalça skorları ve demografik özellikleri alındı. Radyografik olarak ayakta kalça anteroposterior (AP) ve lateral, pelvis AP, lumboksakral vertebra AP-lateral görüntüleri ile oturarak lumbosakral vertebra lateral grafileri alındı. Ayrıca femur anteversiyonu ölçümü için bilgisayarlı tomografi görüntülemesi yapıldı. Alınan görüntüler üzerinde sakral slope, pelvik tilt, pelvik insidans ve sakral slope değişimi ile femoral anteversiyon açıları ölçüldü. Hastalar radyolojik olarak avasküler nekroz (AVN), kısalık, varus ve reoperasyon meydana gelmesi açısından değerlendirildi. Hastaların preoperatif radyolojik görüntülerinden Pauwels, Garden ve AO'ya göre kırık sınıflaması yapıldı. Ölçülen spinopelvik parametreler ile kırık oluşum mekanizması ve komplikasyonlar arasındaki ilişki incelendi. Bulgular: Hastaların takip süresi ortalaması 62.8±32.5 aydı. Major komplikasyon oranı %41.66 idi. Son kontrollerinde radyolojik olarak hastaların %26.04'ünde AVN, %26'sında varus, %34.37'sinde kısalık, %20.83'ünde reoperasyon tespit edildi. Sakral slope değişimi daha düşük olan grupta FBK'nın düşük enerjili travma ile meydana gelme riski anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p<0.001). Pelvik tilti daha düşük olan grupta FBK'nın düşük enerjili travma ile meydana gelme riski anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p=0.009). Vücut kitle indeksi(VKİ) yüksek olan grupta sakral slope değişimi daha yüksekti (p=0.033). Sakral slope değişimi yüksek olan grupta varus (p=0.003), AVN (p<0.001) ve kısalık (p=0.004) oranı anlamlı olarak daha yüksekti. Pelvik tilti yüksek olan grupta AVN görülme oranı anlamlı olarak daha yüksekti (p=0.013). Pelvik insidansı daha yüksek olan grupta reoperasyon görülme oranı daha yüksek bulundu (p=0.049). Varus ve AVN meydana gelen grupta Harris kalça skoru, SF-12 mental ve fiziksel skorları daha düşük bulunurken kırık taraf VAS ağrı skoru daha yüksek bulundu (p<0.05). 50 yaş üstü grupta pelvik tilti yüksek olan hastalarda AVN görülme oranı anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p=0.019). 50 yaş üstü grupta sakral slope değişimi yüksek olan hastalarda AVN görülme oranı istatistiksel açıdan anlamlı bulundu (p=0.013). Kollodiyafizer açı (CDA) nın FBK'nın düşük veya yüksek enerjili travma ile meydana gelmesiyle anlamlı ilişki bulunmadı (p=0.512). CDA'nın varus (p=0.953), AVN (p=0.484), kısalık (p=0.126) ve reoperasyon (p=0.814) görülmesi ile istatistiksel anlamlı ilişkisi saptanmadı. Deplase kırıklarda AVN, varus meydana gelme riskini arttırdığı istatistiksel açıdan anlamlı bulundu (p<0.05). Sonuç: Femur boyun kırığı geçiren genç erişkin hasta grubunda komplikasyon oranı yüksektir. Spinopelvik parametrelerin boyun kırığının daha düşük enerji ile oluşmasıyla ve fiksasyon yapılmış hastalarda daha fazla komplikasyon görülmesiyle ilişkili olabileceğine yönelik ilk bulgular elde edildi. Bu bulgular ışığında spinopelvik parametrelerin daha detaylı olarak ve geniş hasta gruplarında incelenmesi ve özellikle 50 yaş üzeri hasta grubunda tedavi seçenekleri değerlendirilirken göz önüne alınması faydalı olabilecektir. Anahtar kelimeler: Femur boyun kırığı, komplikasyon, spinopelvik parametreler, avasküler nekroz, varus deformitesi