Primer sezaryen sonrası sezaryen skar iyileşmesini etkileyen faktörler ve preoperatif servikal açıklıkla skar niş volümü ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. SAMİ ULUS KADIN DOĞUM ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FATMA UYAR

Danışman: Elif YILMAZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç Bu araştırmanın amacı eylemden (≥4 cm vajinal açıklık) sezaryene alınmış hastalar ile eylem çekmeden ( 0.05). Gruplar arasında niş taban genişliği ve niş volüm değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edildi, Grup 1'dekilerin niş taban genişliği ve volüm değerleri, Grup 2'dekilere göre anlamlı düzeyde daha yüksek bulundu (t=2,282; p=0,026; Z=-2,469; p=0,014). iv Visible niş ile EMR durumu arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edildi (χ2 =10,165; p=0,001). Visible niş görülen hastaların puerperium dönemindeki kanama gün sayısı, visible niş olmayanlara göre anlamlı düzeyde daha yüksek izlendi (Z=-4,999; p=0,000). Aynı zamanda VTS skoru sınıflarına göre kanama gün sayısı açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edildi ve VTS skoru ≥2 olanların kanama gün sayısı, <2 olanlara göre anlamlı düzeyde yüksek izlendi (Z=-2,224; p=0,026). Nişin zamanla iyileşmesine bakıldığında, 6.ay volüm değerleri, 6.hafta değerlerine göre anlamlı düzeyde daha düşük izlenmiş olup, 6. haftadan 6. aya niş volümünde yaklaşık %47 oranında azalma olmuştur. Sonuç Sezaryen sonrası niş gelişimi ve volümü hastaların doğum sonrası hayat kalitesini ciddi etkileyen post menstruel lekelenme, kronik pelvik enfeksiyon, kronik pelvik ağrı, disparoni ve subfertilite gibi semptomlar ile ilişkilidir. Niş volümü arttıkça hastaların semptomlarının şiddetlendiği ve düzeltme amaçlı cerrahi tedavi ihtiyacının arttığı bilinmektedir. Çalışmamızın verilerine göre eylemden sezaryene alınan hastalarda niş volümü daha küçük izlenmiştir. Bu çalışma sonucunda görülmüştür ki; sezaryen gibi maternal morbiditeyi artıran ve ciddi komplikasyonları olan bir operasyon için karar alınırken aceleci olunmamalıdır. Acil durumlar dışında hastanın aktif eyleme girmesi ve sonrasında sezaryene alınması sezaryen skar defekti gelişmesini önleyebilecek faktörlerdendir. Niş gelişimini etkileyen diğer faktörler açısından daha fazla hasta sayısının olduğu geniş kapsamlı prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar kelimeler: Niş, servikal açıklık, doğum eylemi, sezaryen, sezaryen skar defekti