Yenidoğan yoğun bakım ünitesi'nde takip edilen 34. gebelik haftasından önce doğan bronkopulmoner displazi(BPD) tanısı alan tüm bebeklerde hematolojik parametrelerinin bpd gelişme riski açısından retrospektif olarak değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖZDEN CAN
Danışman: Gökhan BÜYÜKKALE
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Yenidoğan hastalar hakkında yapılan çalışmalar ve gelişen yenidoğan yoğun bakım teknolojileri ile birlikte son yıllarda prematüre bebeklerde yaşam sürelerinin uzaması ile prematüriteye bağlı hastalıkların görülme sıklığında artış görülmüştür. Özellikle solunumsal morbidite ve mortalitenin arttığı dikkat çekmektedir. Bu morbidite ve mortalitenin en önemli sebeplerinden biri olan bronkopulmoner displazi(BPD) kısa ve uzun dönemde yaşam kalitesini etkileyen önemli kronik bir akciğer hastalığıdır. Bu çalışmanın amacı ünitemizde takip edilen 34. gebelik haftasından önce doğan bronkopulmoner displazi(BPD) tanısı alan yenidoğanların hematolojik parametreleri ile BPD riski arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde 2018-2020 tarihleri arasında 34. gebelik haftasından önce doğan ve BPD tanısı alıp, tedavi alan ve kriterlerimize uyan hastalar çalışma kapsamında değerlendirildi. Çalışmamızda kullanılan veriler IBM SPSS Statistics 27.0 (IBM Corp, Armonk, NY) ve MedCalc Statistical Software version 20.217 (MedCalc Software Ltd, Ostend, Belgium) istatistik programları ile istatistikleri yapıldı. Bulgular: Çalışmaya BPD'li ve BPD'siz 270 (145 (%54) erkek, 125 (%46) kız) hasta dahil edilmiştir. Bu hastalardan BPD'li infantların 42'si (%68,9) erkek, 19'u (%31,1) kız hastadır. BPD'li ve BPD'siz infantlar arasında cinsiyet, gestasyonel hafta, 1. ve 5. dakika APGAR skorları, doğum kilosu, D vitamini düzeyleri, mekanik ventilasyon desteği tedavi ihtiyaç sıklığında istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmiştir. BPD'li infantların sürfaktan tedavi alma sıklığı, anti-VEGF tedavi alma sıklığı, lazer tedavisi alma sıklığı, NEK görülme sıklığı, NEK nedeniyle cerrahi operasyon geçirme sıklığı, EKO'da PDA görülme sıklığı, evre 2 ve üzeri IVK görülme sıklığı, annede EMR görülme sıklığı, sepsis atağı görülme sıklığı, sepsis atağındaki CRP değeri, kan kültüründe üreme görülme sıklığı, mantar enfeksiyonu görülme sıklığı, idrar kültüründe üreme görülme sıklığı, trakeal aspirasyon kültüründe üreme görülme sıklığı ve hastanede yatış süresi istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek saptanmıştır. BPD'li olan ve olmayan infantların RBC değeri bakımından istatistiksel olarak anlamlı düzeyde fark mevcuttur. Ağır BPD'li olan ve olmayan infantların WBC, RBC, nötrofil ve lenfosit değerleri bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir fark mevcuttur. Sonuç: WBC, nötrofil ve lenfosit yüksekliği ile RBC düşüklüğü, BPD ile ilişkili olabileceği bulunmuş olup bu veriler ile BPD gelişiminin öngörülebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle, daha spesifik olarak değerlendirebilmesi ve etkilenen faktörlerin araştırılması için yeni ve geniş kapsamlı prospektif kontrollü çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Bronkopulmoner displazi, prematüre yenidoğan, hematoloji