Akut kolanjit geçiren hastalarda metabolik sendrom tanısı ile hastalık ciddiyeti arasındaki ilişki
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BÜŞRA BAŞKAN
Danışman: İhsan ATEŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Akut kolanjit; safra yollarının tıkanıklığına bağlı gelişen, sistemik inflamasyonun eşlik ettiği ve ciddi morbidite ile mortaliteye neden olabilen önemli bir klinik tablodur. Akut kolanjit gelişiminde en sık etken safra yollarının obstrüksiyonudur. Bu duruma neden olan patolojiler arasında koledok taşı, biliyer striktürler ve maligniteler yer almaktadır. Ancak son yıllarda yapılan çalışmalar, kolanjit gelişiminde sadece mekanik tıkanıklıkların değil, metabolik bozuklukların da önemli rol oynayabileceğini ortaya koymuştur. Ciddi metabolik bozukluklarla seyreden metabolik sendromun birçok inflamatuar hastalıkta prognozu kötüleştiren bir risk faktörü olduğu gösterilmiştir. İnflamasyonla seyreden akut kolanjitte metabolik sendromun hastalık ciddiyetiyle ilişkili olabileceğini düşünmekteyiz. Bu nedenle bu çalışmada metabolik sendromun akut kolanjit hastalarında hastalık ciddiyeti ile ilişkisini incelemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışma, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde akut kolanjit tanısı almış 343 hastanın, Tokyo Kılavuzu 2018 kriterlerine göre sınıflandırılarak retrospektif olarak incelenmesiyle gerçekleştirilmiştir. Olgular; metabolik sendrom tanılı akut kolanjit ile ek bilinen kronik hastalığı olmayan akut kolanjit tanısı alanlar olarak iki gruba ayrılmıştır. Metabolik sendrom tanısı; bel çevresi, hipertansiyon öyküsü, açlık glukozu, trigliserid ve HDL düzeyleri gibi parametreler esas alınarak konulmuştur. Akut kolanjit Tokyo Kılavuzu 2018 kriterlerine göre her iki grubun hastalık şiddeti karşılaştırılmış, ayrıca demografik özellikler, klinik veriler, laboratuvar parametreleri ve görüntüleme bulguları hastane bilgi sistemi üzerinden elde edilmiştir. Bulgular: Çalışmamızda ciddi kolanjit metabolik sendrom tanısı olan akut kolanjitte 29 (%16) olguda, izole kolanjitte 13 (%8) olguda saptandı. Metabolik sendrom olgularında hastalık ciddiyeti ile trigliserid düzeyi arasında pozitif korelasyon saptandı (r:0,177; p:0,009) Yapılan lojistik regresyon analizinde metabolik sendrom akut kolanjit tablosuna eklendiğinde Tokyo hafif evreye kıyasla orta evre olmasını 2,122 kat (1,212-3,715), Tokyo orta evreye kıyasla ciddi evre olmasını 2,582 kat (1,278-5,215) arttırmaktadır (Sırasıyla p=0,008, p=0,008). Akut kolanjit olguları ciddi (orta ve ciddi) olan ve olmayan(hafif) olarak iki gruba ayrıldığında; metabolik sendrom akut kolanjit tablosuna eklendiğinde ciddi kolanjit gelişimi 2,284 kat (1,424-3,661) artmaktadır (p=0,001). Sonuç: Çalışmamızda metabolik sendrom varlığı yalnızca akut kolanjit gelişimiyle değil, aynı zamanda hastalığın daha ağır seyretmesiyle de anlamlı düzeyde ilişkili bulundu bu da metabolik durumun erken dönemde tanınmasının, akut kolanjit yönetiminde hem risk öngörüsü hem de prognoz açısından kritik bir rol oynayabileceğini göstermektedir.