Çocukluk çağı üriner sistem enfeksiyonlarına yol açan etkenlerin dağılımı ve antibiyotik duyarlılığının ayaktan ve yatan hastalarda araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: RIDVAN BAL
Danışman: Burcu BURSAL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: İdrar yolu enfeksiyonu (İYE), çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonlarından sonra en sık görülen bakteriyel enfeksiyondur. Çocuklarda İYE'nin en yaygın bulaş yolu üretradan asendan(yükselen) yolla oluşsa da hematojen ve lenfatik yolla da oluşabilmektedir. Enfeksiyon, üretradan böbrek parenkimine kadar üriner sistemin herhangi bir yerinde meydana gelebilir. Üst İYE, böbrekleri ve üreterleri içeren bir enfeksiyon iken, alt İYE, mesane ve üretrada meydana gelir. Enfeksiyonun yerine göre İYE için tanımlar kullanılır. Bunlar üretrit (üretra mukozasıyla sınırlı enfeksiyonu), sistit (mesaneyle sınırlı enfeksiyon) ve piyelonefrittir (enfeksiyonun böbreklere doğru ilerlemesi). Tanıda veya tedavide gecikme ya da artan antibiyotik direnci nedeniyle tedavinin yetersiz olduğunda böbrekte fonksiyon kaybı, skarlaşma ve bunun sonucunda kronik böbrek yetmezliği, hipertansiyon, idrar kaçırma gibi istenmeyen klinik durumlar meydana gelebilir. Bu açıdan erken tanı ve uygun tedavi önemlidir. Bu tez çalışması ile hastanemize başvuran çocuklardaki İYE etyolojisinde rol alan faktörleri, etken patojenleri, laboratuvar parametrelerini, antibiyotik direnç oranlarını ve nedenlerini ortayı koymayı amaçladık. Gereç ve yöntem: Çalışma Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği‟nde 01.01.2023–01.01.2024 tarih aralığında hastanemizde idrar yolu enfeksyonu (İYE) tanısı almış çocuk hastaların idrar kültür sonuçlarının taranarak, kültürde üreyen bakterilerin antibiyotik direncinin değerlendirilmesi planlandı. Çalışmaya idrarda anlamlı üropatojen üremesi sonucunda alınan hastaların, hastanemizin bilgi sisteminde yer alan kayıtları değerlendirildi. Hastaların dosyaları incelenerek; yaş, cinsiyet, semptom, hemogram, böbrek fonksiyonları, enfeksiyon markerları (crp, prokalsitonin), idrar mikroskopisi, idrar kültürü ve antibiyogram sonuçları, ultrason (USG) bulguları, hastaların hospitalizasyon ihtiyacı ve enfeksiyonun tekrarlama durumu ile ilgili veriler kaydedildi. İdrar kültüründe üreme olmayan hastalar çalışma dışında bırakıldı. Çalışma için Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi "Klinik Araştırmalar Etik Kurulu‟ndan" 07.08.2024 tarih ve 168 sayılı karar ile etik onay alındı (etik kurul tarihi ve numarası). Çalışma, kesitsel, kendi içinde kontrollü, retrospektif araştırma olarak planlandı. Bulgular: 1 ay ile 18 yaş arası 610 hasta değerlendirildiğinde yaş aralığı 1-204 ay olan hastaların ortalama yaşı 34,2 ± 37,4 aydır. Cinsiyet dağılımına göre, hastaların %35,4'ü (n=216) erkek, %64,6'sı (n=394) kızdır. Altta yatan risk faktörü bulunmayan hastalar %85,2 (n=520) iken, %14,8'inde (n=90) risk faktörü mevcuttur. Sünnet durumu değerlendirildiğinde, erkek hastaların %46,8'inin (n=101) sünnetsiz, %6.94'unun (n=15) sünnetli ve %46,3'ünün (n=100) sünnet bilgisinin olmadığı görüldü. Ateş en sık başvuru sebebi iken bunu kusma, idrarda yanma, ishal, idrar kaçırma ve sık idrara çıkma gibi şikayetler takip etmektedir. İdrar analizinde lökosit varlığı (ortalama 257.8±415.4) ve lökosit esteraz pozitif (%86,9) görülmektedir. C-Reaktif Protein (ortalaması 69,6 ± 68,4 mg/L) ve prokalsitonin (ortalama değeri 1,98 ± 3,72 ng/mL) gibi enfeksiyon markerlarının yüksekliği ile bakteriyel enfeksiyonlarda sık görülen nötrofil hakimiyeti (ortalama değeri 8,32 ± 5,75 x 10³/µL ) izlenmektedir. İdrar kültürlerinde en sık izole edilen Escherichia Coli (%82) olurken bunu Klebsiella Pneumoniae (%11.6) ve Enterococcus Fecalis (%2.8) takip etti. İzole edilen E.Coli suşları ampisilin/sulbaktam'a (%94.4) yüksek oranda direnç gösterirken nitrofurantion'a (%3.2) daha az direnç göstermektedir. Klebsiella spp suşları ise ampisilin/sulbaktam'a benzer direnç gösterirken aminoglikozidlere ise daha duyarlı bulunuldu. Ultrasonografik görüntülemede en sık ektazi (17.1), sistit (%7) ve VUR (%4,5) görüldü. Sonuç:Çalışmamızda sık kullandığımız ampisilin-sulbaktam antibiyotiğine karşı ciddi bir direnç olduğunu bunun yerine daha az direnç saptanan nitrofuration ve trimetoprim-sülfametoksazol kullanıılması yararlı olacağı görüldü. En çok izole edilen patojenin E. coli olması nedeniyle ampirik tedavi başlanacaksa öncelikle bu etkene yönelik başlanmasında uygun olacağı saptandı. Anahtar kelime: Üriner sistem infeksiyonu, antibiyotik direnci, ESBL