Birinci basamak sağlık kuruluşlarına başvuran bireylerin sağlık okuryazarlığı ile yüzeyel mantar enfeksiyonları hakkında bilgi, tutum ve davranışları arasındaki ilişkinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: TUĞBA ÇALIŞKAN

Danışman: Mehmet ÖZEN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Birinci basamak sağlık kuruluşlarına başvuran bireylerin sağlık okuryazarlık düzeyini belirlemek ve sağlık okuryazarlığı ile yüzeyel mantar enfeksiyonları hakkında bilgi, tutum ve davranışları arasındaki ilişkinin araştırılmasıdır. Ayrıca yüzeyel mantar enfeksiyonları konusunda hastaların bilinçlendirilmesi hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu araştırma, Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği Kliniği'ne bağlı faaliyet gösteren Kepez Erdoğan Tuncay Eğitim Aile Sağlığı Merkezi'ne (EASM) 2024 yılı Şubat ayı süresince başvuruda bulunan hasta ve sağlıklı kişilerle görüşüp anket doldurmalarını sağlamak yoluyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada toplam 300 katılımcıya ulaşılmıştır. Araştırmacılar tarafından hazırlanan anket formu üç kısımdan oluşmaktadır. İlk kısımda sosyodemografik bilgilerin yer aldığı 16 soru bulunmaktadır. İkinci kısımda, Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği-32 (TSOY-32) yer almıştır. Üçüncü kısım ise araştırmacılar tarafından geliştirilmiş ve yüzeyel mantar enfeksiyonlarıyla ilgili bilgi, tutum ve davranışları değerlendiren 13 çoktan seçmeli sorudan oluşmaktadır. Kadın katılımcılara ayrıca vajinal mantar enfeksiyonlarına yönelik bilgi, tutum ve davranışlarını değerlendiren 16 çoktan seçmeli soru sorulmuştur. Araştırma kapsamında katılımcıların sosyodemografik özellikleri, sağlık okuryazarlığı düzeyleri ve yüzeyel mantar enfeksiyonlarına ilişkin bilgi, tutum ve davranış özellikleri karşılaştırılmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılan kişilerin yaş ortalaması 44,68 ±15,3, ortanca yaş 43,5, en küçük yaş 18, en büyük yaş 83 olarak saptanmıştır. Katılımcıların 193'ü (%64,3) kadındır. İki yüz yirmi üç kişi (%74,3) evli, 57 kişi (%19) bekar, 20 kişi (%66,7) ayrı/boşanmış olduğunu belirtmiştir. Katılımcıların eğitim durumu incelendiğinde; 127 kişinin (%42,3) ilkokul mezunu, 92 kişinin (%30,7) üniversite mezunu olduğu, meslekleri incelendiğinde %31,7'sinin ev hanımı olduğu görülmektedir. Katılımcıların ortalama SOY puanı 32,66±10,15, ortanca puan 32,81, olarak hesaplanmış; en küçük SOY puanının 0, en büyük SOY puanının ise 50 olduğu görülmüştür. TSOY indeks puanına göre katılımcıların 65'i (%21,7) sağlık okuryazarlığı açısından yetersizdir, 91'i (%30,3) sağlık okuryazarlığı açısından sorunlu ya da sınırlı düzeydedir, 82'si (%27,3) sağlık okuryazarlığı açısından yeterli düzeydedir, 62'si (%20,7) sağlık okuryazarlığı açısından mükemmel düzeydedir. Eğitim düzeyi arttıkça SOY düzeyinin arttığı görülmüştür. Bekarlar diğer gruplardan istatistiksel olarak anlamlı daha yüksek bir puan elde etmiştir. Memurlar anlamlı olarak daha yüksek SOY düzeyine sahipken, diğer meslekler arasında anlamlı istatiksel fark elde edilmemiştir. Kronik hastalığı olmayanlar olanlara göre istatiksel olarak anlamlı daha yüksek SOY ortalamasına sahip bulunmuştur. TSOY indeks puanı yükseldikçe yüzeyel mantar enfeksiyonu puanı ve kadınlara yönelik mantar enfeksiyonları puanı da yükselmekte olduğu görülmüştür. Sonuç: Çalışmamızda elde edilen bulgular, sağlık okuryazarlığı düzeyinin bireylerin sağlıkla ilgili konulardaki farkındalıklarını arttırdığını ve dolayısıyla yüzeyel mantar enfeksiyonları hakkında daha bilinçli davranışlar sergilemelerine yardımcı olduğunu göstermektedir. Bu sonuçlar, sağlık okuryazarlığını arttırmanın sağlık hizmetleri ile bireyler arasındaki iletişimi güçlendireceği ve kişinin kendi sağlığına dair daha sağlıklı kararlar almasını sağlayacağı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla, sağlık okuryazarlığının geliştirilmesi, yüzeyel mantar enfeksiyonları gibi sağlık sorunlarıyla daha iyi başa çıkabilmek için önemli bir strateji olarak öne çıkmaktadır. Bu çerçevede, sağlık eğitimi programları ve farkındalık kampanyalarının öneminin artırılması önerilmektedir.