Erişkin kafa travmalı hastalarda serum copeptin düzeylerinin prognostik rolü


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HASEKİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: OLGUN DEMİR

Danışman: Özgür SÖĞÜT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Son yıllarda moleküler ve hücresel düzeydeki çalışmalar bir biyokimyasal parametre olarak copeptin'in akut kritik hastalalıkların patogenezinde ve progresyonunda önemli rol oynadığını göstermektedir. Copeptin; Arginin-vazopressin (AVP) prekürsör peptidinin C-terminal kısmını oluşturan bir glikopeptid olup hipofiz bezinden AVP ile eş zamanlı olarak salınır. Ağrı, hipoglisemi, hipoksemi, inme, infeksiyon, şok ve travma gibi pek çok fizyolojik ve patolojik uyaranlar copeptin salınmasına neden olmaktadır Literatürde pnömoni, miyokard enfarktüsü, diyabet, kalp yetmezliği, inme ve geçici iskemik atak gibi travma dışı birçok hastalıklarda artmış serum copeptin düzeyleri kötü prognozla ilişkili bulunmuştur. Ancak, kafa travmalı hastalarda copeptin'nin serum düzeyini araştıran ve prognozu tahmin etmedeki rolü ile ilgili sınırlı sayıda klinik çalışma bulunmaktadır.Bu çalışmada güncel bir enflamasyon belirteci olan copeptin'in kafa travması geçiren erişkinlerde posttravmatik erken dönemde (ilk 24 saatte) ölçülen serum düzeylerinin travma ciddiyetini belirlemede ve prognozu tahmin etmedeki rolünün araştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Temmuz 2020–Ağustos 2020 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Haseki Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Acil Tıp Kliniği'ne başvuran ve izole kafa travması tanısı konulan 78 erişkin hasta prospektif olarak alındı. Kontrol grubu olarak yaş ve cinsiyet uyumlu 59 sağlıklı gönüllü dahil edildi.İzole kafa travması ile başvuran hastalar Glaskow Koma Skalası'na (GKS) göre ciddi (GKS 3-8), orta (GKS 9-13) ve hafif (GKS 14-15) olmak üzere 3 gruba ayrıldı. Gruplar arasında kafa travmasının ciddiyetinin belirlenmesi amacı ile serum copeptin düzeyleri karşılaştırıldı. Ayrıca ölen ve sağ kalan kafa travmalı hastalarda prognoz ile ilişkisinin tespiti amacıyla serum copeptin düzeyleri karşılaştırıldı. Ek olarak, serum copeptin düzeyleri ile travma skorlamaları arasındaki korelasyon analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya 60' ı erkek (%76,90), 18' i kadın (%23,10) olmak üzere toplam 78 izole kafa travması geçiren hasta dahil edildi. Kontrol grubunda 59 sağlıklı gönüllünün 38' i erkek (%64,40), 21' i kadın (%35,60) idi. Hasta ve kontrol grubu arasında cinsiyet ve yaş yönünden istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu (p= 0,108 ve p= 0,153, sırasıyla). Hasta grubunda ortalama serum copeptin düzeyleri kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek olarak saptandı (p<0,001).Kontrol grubu ile karşılaştırıldığında hasta grubunda serum copeptin düzeyi istatistiksel olarak anlamlı yüksek olup, copeptin %71,8 sensivite ve %81,4 spesifite ile 882 pg/ml ve üzeri cut-off (kesim değeri) olarak elde edildi. Yapılan ROC analizi sonucunda hasta grubu için copeptin %71,8 sensivite ve %81,4 spesifite değerlerinin bulunduğu 882 pg/ml ve üzeri cut-off (kesim değeri) olarak elde edildi. Ağır kafa travması geçiren hastaların ortalama serum copeptin düzeyleri hafif kafa travması geçiren hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek saptandı (1607,00 ± 312,00 vs 1038,00 ± 515,40, p=0,002). Ayrıca, orta şiddette kafa travması geçiren hastaların ortalama serum copeptin düzeyi hafif kafa travması geçiren hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek saptandı (1387,20 ± 347,81 vs 1038,00 ± 515,40, p<0,05). Kafa travmasının ciddiyetine göre hafif hasta ile orta ve ağır hasta gruplarını ayırmada serum copeptin değeri için %80 sensivite, %60,3 spesifite ile 1147 pg/ml cut-off (kesim) değeri olarak saptandı. Serum copeptin düzeyi ile travma skorlamalarından GKS arasında negatif yönde, anlamlı ve kuvvetli bir korelasyon saptandı (r=-0,434 ve p<0,001). Benzer şekilde, serum copeptin düzeyi ile travma skorlamalarından RTS arasında negatif yönde, anlamlı ancak zayıf bir korelasyon saptandı (r=-0,332 ve p<<0,05). Ek olarak, ölen hasta grubunda ortalama serum copeptin düzeyleri yaşayan hasta ve kontrol gruplarına göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek saptandı (1753,50 ± 232,70 vs 1120,40 ± 505,70, p=0,014 ve 1753,50 ± 232,70 vs 656,20 ± 251,20, p=0,001, sırasıyla). Tartışma ve Sonuç: İzole kafa travması geçiren hastalarda travma sonrası erken dönemde artmış serum copeptin düzeyleri travmanın şiddetini ve klinik sonlanımı öngörmede yararlı bilgiler verebilir. Bu nedenle, copeptin'in bu hastalarda travmanın ciddiyetini belirlemede ve prognoz açısından değerlendirilmesinde travma skorlamaları ile birlikte bir biyolojik belirteç olarak kullanılmasını önermekteyiz.Anahtar Kelimeler: Kafa travması, GKS, RTS, prognoz, copeptin