Onkolojik meme cerrahisi hastalarında postoperatif multimodal opioidsiz analjezi stratejisi amacıyla modifiye pektoral sinir ve erektör spina plan bloklarının analjezik etkinliğinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BUKET ASLAN

Danışman: Osman EKİNCİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş- Amaç: Meme kanseri cerrahisinde postoperatif multimodal analjezi yönetimi önemli bir araştırma konusu olup son yıllarda periferik bloklar ön plana çıkmaktadır. Çalışmamızda preemptif uygulanan PECS-II (Modifiye Pektoral Sinir) ve ESP (Erektör Spina Plan) bloklarının postoperatif ağrı yönetiminde birbirlerine üstünlüğü olup olmadığını; opioidsiz bir analjezi stratejisi oluşturarak araştırmayı amaçladık. Gereç-Yöntem: Çalışma etik kurul onayı sonrası; prospektif, gözlemsel, tek merkezli olarak Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirildi. Unilateral elektif meme cerrahisi planlanan, 18-80 yaş aralığında, ASA (American Society of Anesthesiologists) riski I-III olan 70 hasta dahil edildi. Dışlamalar ve takipten çıkanlar sonrasında 62 hasta analiz edildi. Bloklarının her ikisi; preoperatif standart ASA monitörizasyonu altında, steril şartlarda, ultrasonografi lineer prob ile 22 gauge periferik blok iğnesi kullanılarak, in-plane teknikle ve hidrodiseksiyon doğrulamasıyla uygulandı. ESPB grubunda(n=31) yüzüstü pozisyonda T3 seviyesinden 30 ml %0,25 bupivakain enjekte edildi. PECS-II grubunda(n=31) sırtüstü pozisyonda önce derindeki interfasyal düzleme 20 ml, sonrasında yüzeyel düzleme 10 ml %0.25 bupivakain enjeksiyonu uygulandı. Temel sonuç değişkeni postoperatif ilk 24 saatteki toplam parasetamol tüketimiydi. İkincil sonuç değişkenleri postoperatif ağrı için NRS (Numeric Rating Scale) skorları, ilk analjezik talebi zamanı, ek analjezik ihtiyacı dozları ve zamanları, postoperatif hemodinamik verileri, bulantı kusma durumu ve hasta memnuniyetiydi. İstatistiksel analizler için "IBM SPSS Statistics 22.0" programı kullanıldı ve p<0,05 altındaki değerler istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: İki grup arasında postoperatif 24 saatteki toplam parasetamol dozları ve tüm saatlerde NRS skorları arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Postoperatif ilk analjezik talebi için geçen zaman ortalaması ESPB grubunda 175 dk, PECS-II grubunda 435 dk kaydedildi ve istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p=0.015). PECS-II grubunda kurtarıcı analjezik olarak sadece parasetamol yeterli gelirken, ESPB grubunda 3 hastanın tramadol ihtiyacı kaydedildi. Postoperatif hemodinamik parametrelerde ve hasta memnuniyetinde gruplar arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Hastaların hiçbirinde komplikasyon gelişmedi. Bulantı, kusma ve diğer yan etkiler açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. Sonuç: Onkolojik meme cerrahisi hastalarında ultrason kılavuzluğunda preemptif uygulanan PECS-II ve ESP bloklarının postoperatif analjezik etkinlikleri arasında anlamlı fark gözlenmemiştir. Daha uzun etkisi süresi PECS-II blok için tercih sebebi olabilir. Her iki blok uygulaması multimodal analjezinin bir parçası olarak uygulanabilecek etkin ve güvenli tekniklerdir. Anahtar Kelimeler: Erektör spina plan blok, Onkolojik meme cerrahisi, Pektoral blok tip II, Postoperatif analjezi