Bethesda 3 sitolojisi tespit edilen tiroid nodüllü olgularda preoperatif hemogram parametrelerinin ve braf moleküler testin maligniteyi öngörmede prediktif değerinin ortaya konulması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HASAN BERK ŞAHİN
Danışman: Uğur KESİCİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Tiroid nodüllerinin malign ve benign ayrımında kullanılan ince iğne aspirasyon sitolojilerinde BETHESDA (Bethesda System for Reporting Thyroid Cytopathology) sınıflaması kullanılmaktadır. Bunlardan BETHESDA 3 sitoloji sonuçları belirsiz sitolojik bulgular olup tedavi kararı verilmesi oldukça zordur. Literatürde preoperatif hemogram parametrelerinin tiroid nodüllerinin tanı ve takibinde kullanılması ile ilgili çok sayıda çalışma olup sonuçları tartışmalıdır. Ancak BETHESDA 3 sitolojilerde kullanılması ile ilgili yalnızca 1 çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmada Bethesda 3 sitolojisi tespit edilen hastalarda preoperatif hemogram parametrelerinin ve BRAF moleküler testinin maligniteyi öngörmede prediktif değerinin ortaya konulması planlandı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya 01/01/2016-30/06/2024 tarihleri arasında Bethesda 3 (AUS/FLUS) sitoloji nedeniyle total tiroidektomi/lobektomi yapılan hastalar dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen hastalar tiroidektomi patolojilerinin malign ve benign olmasına göre 2 gruba ayrıldı. Grup B: Benign patoloji, Grup M: Malign patoloji. Çalışmaya dahil edilen tüm hastaların yaş ve cinsiyetleri kaydedildi. Preoperatif hemogramlarında Ortalama Platelet Volümü (MPV), Nötrofil/lenfosit Oranı (NLR), Platelet/Lenfosit Oranı (PLR) ve Lenfosit/Monosit Oranı (LMR) hesaplanarak kaydedildi. Preoperatif Bethesda III sitoloji tespit edilen nodül boyutları kaydedildi. Tiroidektomi sonrası preoperatif AUS/FLUS sitolojisi olan nodüllerin patolojik inceleme sonucu tespit edilen boyutları kaydedildi. Malign sitoloji olan hastalar papiller tiroid karsinom (PTC), Foliküler Tiroid Karsinom (FTC) olarak ayrıldı ve tümör boyutları kaydedildi. Bu hastaların 21'inin preoperatif sitolojilerinde BRAF moleküler testi çalışıldı. İstatistik analizler MedCalc® Statistical Software version 22.009 (MedCalc Software Ltd, Ostend, Belgium; https://www.medcalc.org; 2023) programı ile gerçekleştirildi. Çalışmaya dahil edilme kriterleri; 18 -75 yaş ve preoperatif FNAC sonucu Bethesda III tespit edilip tiroidektomi kararı verilen hastalar olarak belirlendi. Bulgular: Bu çalışmada iki grup arasında preoperatif MPV değerleri açısından istatiksel olarak anlamlı fark tespit edilmedi (p=0.963). Grup M içinde FTC tespit edilen hastalarda ortalama tümör boyutu ile ortalama LMR değeri arasında negatif, kuvvetli ve istatiksel olarak anlamlı korelasyon tespit edildi (R.p=-0.975-0.005). Grup M içinde tümör boyutu ≤10 mm olan hastaların ortalama LMR değeri Grup B'ye göre göre istatiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek tespit edildi (p=0.040). Sonuç: Bethesda 3 tiroid nodül sitolojilerde ameliyat kararı ile ilgili net bir konsensus bulunmamaktadır. Çalışmamızda elde edilen sonuçlar doğrultusunda ≤10 mm Bethesda 3 sitolojilerde LMR yüksekliğinin malignite için biyobelirteç olarak kullanılabileceği tespit edildi. Ancak sadece ATA klavuzunda belirtilen risk kriterleri varlığında ≤10 mm tiroid nodüllerinde biyopsi kararı verilmesinde klinisyenlere sınırlı düzeyde yardımcı olabileceği düşüncesindeyiz. ATA klavuz önerisinde Bethesda 3 sitolojilerde moleküler testlerin yapılması önerilmekle birlikte çalışmamızda malign grupta BRAFV600E moleküler testini pozitiflik oranı çok düşük tespit edildiğinden tek başına BRAF v600E moleküler test çalışmasının maligniteyi öngörmede yeterli olmadığı ve maliyet etkin olmadığı sonucuna varıldı. Anahtar kelimeler: Tiroid, karsinom, Bethesda 3, BRAF, hemogram, Ortalama platelet volümü (MPV), nötrofil/lenfosit oranı (NLR), platelet/lenfosit Oranı (PLR), Lenfosit/Monosit Oranı (LMR)