Rozasea hastalarında serum Zonulin ve Claudin-1 düzeylerinin, Demodex akar yoğunluğu ve Rozasea hastalık şiddeti ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ELAZIĞ FETHİ SEKİN ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: OSMAN ÇEVİK

Danışman: Neşe GÖÇER GÜROK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Rozasea, yüzün santral bölgelerini etkileyen, kronik, inflamatuvar ve çoklu faktörlere bağlı bir deri hastalığıdır. Klinik olarak, persistan eritem, telanjiektazi, papül-püstül oluşumu, yanma-batma hissi, kaşıntı, kuruluk ve pullanma gibi belirtilerle karakterizedir. Güncel sınıflamaya göre; eritematotelanjiektatik, papülopüstüler, fimatöz ve oküler olmak üzere dört klinik alt tip tanımlanmıştır. Zonulin, bağırsak bariyerinin önemli düzenleyicilerinden biri olup, epitel hücreleri arasındaki tight junction (sıkı bağlantı) komplekslerini düzenleyerek intestinal geçirgenliği kontrol etmektedir. Claudin-1, epidermal bariyerin temel bileşenlerinden biri olup, keratinositler arasındaki tight junction yapısının ana proteinlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Rozaseanın çok faktörlü patogenezi göz önüne alındığında; intestinal bariyer disfonksiyonu, epidermal bariyer disfonksiyonu ve Demodex yoğunluğu arasındaki etkileşimleri aynı hasta grubunda eş zamanlı olarak inceleyen çalışmalar, literatürde oldukça sınırlıdır. Bu çalışmanın temel amacı; rozasea hastalarında intestinal ve epidermal bariyer fonksiyonunun, serum zonulin ve serum claudin-1 düzeyleri aracılığıyla değerlendirilmesi ve bu biyobelirteçlerin, Demodex akar yoğunluğu ile rozasea hastalık şiddeti ile olan ilişkilerinin araştırılmasıdır. Yöntem: Çalışmamız, prospektif kesitsel çalışma özelliği taşımaktadır. Bu kapsamda, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Polikliniği'ne Haziran 2025-Aralık 2025 tarihlerinde başvurmuş, klinik olarak rozasea tanısı almış, 18–65 yaş aralığında, 94 hasta çalışmaya dahil edildi. Ayrıca, yaş ve cinsiyet gibi sosyodemografik özellikler açısından benzer özelliklere sahip, sistemik veya dermatolojik herhangi bir hastalığı bulunmayan, 73 sağlıklı birey kontrol grubunu oluşturacak şekilde çalışmaya dahil edildi. Belirlenen dahil edilme kriterlerine uyan gönüllü katılımcılara öncelikle ayrıntılı klinik değerlendirme yapılmış olup, tüm katılımcıların yaşı, cinsiyeti, medeni hali, alışkanlıkları, demografik özellikleri, özgeçmiş öyküsü ve klinik anamnezleri ayrıntılı biçimde değerlendirilerek kayıt altına alındı. Rozasea hastalarını ayrıntılı bir şekilde muayene edip, Rozasea Alan Şiddet İndeksi (Rosacea Area and Severity Index, RASI) hesaplamak için hastaların orta ön yüz bölgelerinden dermoskopik incelemeler yapıldı. Demodex akar yoğunluğu tespiti için Standart Yüzeyel Deri Biyopsisi (SYDB) tekniği kullanıldı. Katılımcıların serum zonulin ve claudin-1 düzeyleri, enzyme-linked immunosorbent assay (ELISA) yöntemleri kullanılarak ölçüldü. Tüm veriler kayıt altına alınmış olup dosyalanarak arşivlenmiştir. Bulgular: Hasta ve kontrol gruplarındaki serum zonulin ve serum claudin-1 düzeyleri incelenmiş olup, yapılan karşılaştırmada hasta grubunda olan bireylerin zonulin düzeyi, kontrol grubundaki bireylerin zonulin düzeyinden anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (p=0,017). Hasta grubunda olan bireylerin claudin-1 düzeyi ise kontrol grubundaki bireylerin claudin-1 düzeyinden anlamlı şekilde düşük bulunmuştur (p=0,007). Hasta grubunda, yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi (VKİ), eğitim durumu, medeni durum, sigara-alkol kullanımı, rozasea tipi, hastalık süresi, RASI ve Demodex arasında, zonulin ve claudin-1 düzeyleri açısından karşılaştırma yapılmış olup, istatistiksel olarak anlamlı farklılık ve korelasyon görülmemiştir. Sonuç: Çalışmamız, rozasea hastalarında serum zonulin düzeylerindeki artışın ve serum claudin-1 düzeylerindeki azalışın, bariyer disfonksiyonuna işaret edebileceğini ortaya koymuştur. Bununla birlikte, söz konusu biyobelirteçlerin hastalık şiddeti ve Demodex akar yoğunluğu ile doğrudan bir ilişkisi bulunmamıştır. Elde edilen bulgular, hem intestinal hem de epidermal bariyerin rozaseanın multifaktöriyel patogenezinde etkili olabileceğini, ancak bu faktörlerin hastalığın şiddetini tek başına belirlemede yeterli olamayabileceğini düşündürmektedir. Bu çalışma ile rozasea patogenezinde rol oynayan mekanizmaların daha kapsamlı şekilde anlaşılabileceğini ve bariyer fonksiyonunu yansıtan serum biyobelirteçlerinin klinik kullanım potansiyelinin değerlendirilip, gelecekte geliştirilebilecek bariyer odaklı tedavi stratejilerine bilimsel temel oluşturulabileceğini düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Rozasea, Zonulin, Claudin-1, Demodex, RASI