Servikal preinvaziv lezyon / yüksek riskli HPV (+)'saptanan hastalarda,endoservikal küretajın servikal intraepitelyal neoplazi 2 ve üstü lezyonları tespit etmedeki tanısal değeri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYŞENUR TÜRE
Danışman: Bülent ÖZDAL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Serviks kanseri taramasında prekanseröz lezyonların erken tanısı önemlidir. Kolposkopik biyopsi ve Ecc (endoservikal küretaj) histolojik tanı için gerektiğinde kullanılır. Hpv tarama testleri ve sitolojik tanı servikal lezyonların yönetimi ve triyajı için çok önemlidir. Ecc'nin belirli popülasyonlarda (gebeler gibi) yapılmaması gerektiği konusunda fikir birliği olmasına rağmen, Ecc'nin hangi hastaya yapılması gerektiği konusunda tartışmalar devam etmektedir. Bazı kolposkopistler Ecc yapılmasının endoservikal kanalda prekanseröz ve invaziv servikal kanserin kaçırılmasını önleyebileceğini düşünürler. Biz de çalışmamızda servikal kanser taramasında servikal preinvaziv lezyonu tespit edilen ya da HrHpv (+) saptanan hastalarda, kolposkopi işlemi esnasinda yapilan Ecc'nin servikal intraepitelyal neoplazi iki ve iki üstü (CIN2 VE CIN2+) lezyonları tespit etmedeki tanısal değerini ortaya koymayı amaçlıyoruz. Gereç Yöntem: Hastanemizde 01.09.2019 ile 01.06.2022 tarihleri arasında eksizyonel işlem yapılan kolposkopi sırasında Ecc yapılan 347 hastanın verileri tarandı. İşlemleri hastanemizde yapılmayan verileri eksik olan hastalar, endoservikal küretaj sonucu yetersiz gelen hastalardan tekrar örnek alınması gerektiği için çalışmaya dahil edilmedi. Bu nedenle 181 hasta değerlendirilmeye alındı. Nihai patolojisi CIN2 ve CIN2 üstü lezyon gelen tarafımızdan kolposkopisi ve endoservikal küretajı yapılan Pap-smear ve Hpv sonuçları bulunan 168 hastanın demografik ve medikal verileri retrospektif olarak kayıt altına alınıp değerlendilmiştir. Bulgular: ECC patoloji sonucu bening bulgular gelen grupta yaş ortalaması 36.94, Ecc patoloji sonucu CIN1 olanların 39.87, Ecc patoloji sonucu CIN2 ve CIN2 üstü gelen hastaların yaş ortalaması 42.48 bulunmuştur. Nihai patolojisi CIN2 ve üstü gelen hasta grubunda Ecc sonucu kanser gelen 2 hasta olmuştur bu hastaların servikal kolposkopik biyopsi sonuçları birinde CIN3 birinde kanser olarak raporlanmıştır. Nihai patolojisi CIN2 ve üstü gelen hasta grubunda Ecc'nin CIN3 dediği 65 hastanın 45'inin servikal kolposkopik biyopsi 13 sonucu CIN3 olarak, 6'sı CIN2 olarak, 8'i CIN1, 6'sı servisit olarak raporlanmıştır. Ecc sonucu CIN2 olarak raporlanan 55 hastanın,13'ü CIN3, 33'ü CIN2, 6'sı CIN1, 3'ü servisit olarak raporlanmıştır. Nihai patolojisi CIN2 ve üstü gelen hasta grubunda kolposkopik biyopsi sonucu CIN2 altı lezyon gelen 23 hasta sadece Ecc tarafından CIN2 ve CIN2 üstü olarak tespit edilmiştir. Sonuç: Bu çalışmamızda Ecc ve kolposkopik biyopsi karşılaştırmasında kolposkopik biyopsi tarafından tespit edilemeyen CIN2 üstü lezyonların Ecc tarafından yakalanabileceği gösterilmiştir. Çalışmadan elde edilen veriler kolposkopi sırasında Ecc yapmanın serviks preinvaziv lezyonlarını tespit etmesi bakımından önemini ortaya koymaktadır. Ancak bu konuda güçlü kanıtlar için hasta populasyonunun daha fazla olduğu çok merkezli prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.