Şizofreni ve iki uçlu mizaç bozukluğu hastalarında praksi kusurlarının araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY PROF. DR. MAZHAR OSMAN RUH SAĞLIĞI VE SİNİR HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İPEK ÖZÖNDER ÜNAL
Danışman: Tonguç Demir BERKOL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Şizofreni hastalarının %50'ye yakını praksi performanslarında problem yaşamakta olup iki uçlu mizaç bozukluğu hastalarında frontal-yürütücü işlev kayıpları görülebilmektedir. Çalışmamızda şizofreni ve bipolar bozukluk gibi kategorik olarak ayrılsa da boyutsal açıdan benzerlik gösteren belirti kümelerini barındıran hasta gruplarında; ortak veya hastalığa özgül praksi kusurlarının olup olmadığının belirlenmesi; varsa bu praksi kusurlarının alt tiplerinin saptanması ve praksi kusurlarının hastalığın sosyodemografik ve klinik özellikleri ile ilişkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. GEREÇ ve YÖNTEM: Çalışmamıza Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne bağlı Psikiyatri kliniklerine ayaktan başvuran en az 6 aydır remisyonda, ardışık 52 "Şizofreni" ve 77 "Bipolar Bozukluk I" tanılı hasta dahil edilmiştir. Katılımcılara DSM-5 Bozuklukları İçin Yapılandırılmış Klinik Görüşme (SCID-5), Sosyodemografik ve Klinik Veri Formu, Edinburgh El Tercihi Anketi, Üst Ekstremite Apraksi Testi (TULIA); Şizofreni tanılı hastalara Pozitif ve Negatif Semptom Ölçeği (PANSS), Negatif Belirtileri Değerlendirme Ölçeği (SANS); Bipolar Bozukluk I tanılı hastalara Young Mani Derecelendirme Ölçeği (YMÖ), Hamilton Depresyon Değerlendirme Ölçeği (HDDÖ) ve TULIA testi ile praksi kusuru saptanan hasta gruplarına Mayo Klinik Praksi Değerlendirme Testi (MKPDT) uygulanmıştır. BULGULAR: Şizofreni grubunda, TULIA skorları ve MKPDT puanları Bipolar Bozukluk I grubuna kıyasla daha düşük bulunmuştur. Apraksik şizofreni grubunda; erkek cinsiyet ve işlevsellikte bozulma oranları apraksik olmayan gruba kıyasla daha yüksek; hastalık başlangıç yaş ortalaması daha düşüktür. Apraksik Bipolar Bozukluk I grubunda işlevsellik, öğretim yılı apraksi saptanmayan gruba göre daha düşük; hastanın yaşı, hastalık süresi ve yatış sayısı daha yüksektir. Apraksik şizofreni grubunda; erkek cinsiyet, bekar ya da boşanmış olma, işlevsellikte bozulma ve sigara kullanımı oranları apraksik bipolar bozukluk I grubunda göre daha yüksek saptanmış olup Şizofreni ve Bipolar Bozukluk I tanılı hastalardan praksi kusuru saptanmamış alt gruplar arasında sosyodemografik ve klinik özellikler açısından anlamlı fark saptanmamıştır. SONUÇ: Günlük aktivitelerde bozulmaya neden olarak hastanın işlevselliği ve yaşam kalitesi üzerinde önemli etkisi olan praksi kusurları şizofreni hastalarında daha yüksek oranlarda görülmekle birlikte bipolar bozukluk I tanılı hastalarda da görülebilmektedir. Hasta gruplarında tanısal karmaşaların azalması, uygun tedavi stratejilerinin geliştirilmesi, hastalıkların prognozu ile hastaların işlevselliği açısından apraksi değerlendirmesi klinikte önem arz etmektedir.