Nonbiliyer akut pankreatit hastalarında PNI (prognostik beslenme indeksi) ve conut (nutrisyonel durum kontrolü) skorlarının prognoza etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SALİHA BETÜL FANİ ÇALIŞKAN
Danışman: Özgür ALTUN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Ülkemizde görülme sıklığı 100.000'de 4.9-35 olarak bildirilen akut pankreatit (AP), gastrointestinal sistem hastalıkları arasında önemli mortalite ve morbidite sebeplerinden biridir. Pankreasın nonbakteriyal akut iltihabını ifade eden AP'in genel mortalite oranları yaklaşık %2 olmakla beraber kalıcı organ yetmezliği (şiddetli akut pankreatit) olan hastalarda bu oran %30'a kadar çıkabilmektedir. Halihazırda BISAP, Ranson 0. ve 48. saat, Balthazar, ATLANTA, Glasgow-İmrie gibi skorlamalar bulunmakla beraber, çalışmalar bu skorlamaların prognozu tayinde yeterli doğruluğa sahip olmadığını göstermektedir (74). Son yıllarda hastaneye yatış gerektiren akut hadiselerin prognozlarını tayin etmede de önem kazanmaya başlayan nütrisyonel skorlamalar olan PNI ve CONUT skorlarının, nütrisyonun hem etiyolojisinde hem tedavi sürecinde büyük önem arz ettiği AP hastalarında prognoz öngörücü olarak kullanılıp kullanılamayacağını araştırdık. Mortalite, hastanede yatış süresi, antibiyotik kullanım gereksinimi, yoğun bakım sevki ihtiyacı açısından duyarlılığını irdelemekle beraber, sıklıkla kullanılan Ranson, Glasgow-İmrie, Balthazar skorlamaları ile karşılaştırmalı olarak inceledik. Ayrıca inflamatuar belirteçlerden CRP, sedimentasyon ve prokalsitonin ile aralarında istatistiksel bir anlamlılık olup olmadığını böylece inflamasyonu öngörmedeki hassasiyetini değerlendirdik. Tüm bunlarla AP'in şiddetini ve seyrini belirlemede yüksek doğruluğa sahip bir skorlama sistemi bulmayı hedefledik. Gereç ve Yöntem: Çalışma retrospektif olarak yapıldı. Araştırmamıza Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi İç Hastalıkları servisinde 01.01.2020-31.12.2022 tarihleri arasında yatışı olan ve dahil edilme kriterleri bulunan 210 hasta dahil edildi. Bu hastalar toplandıktan sonra belirtilen gruplandırmalar yapılarak (görüntüleme yöntemleri ile biliyer etyoloji tespit edilenlerin dışlanması) istatistiksel analizler yapıldı. Çalışmaya dahil edilen hastaların sistem üzerindeki kayıtlı bilgilerden, epikrizlerinden ve poliklinik notlarından yararlanılarak yaş, cinsiyet,ek kronik hastalıklar; biyokimyasal parametreler olarak Ranson ve Glasgow-İmrie Skoru için hemogram, böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri, lipit profili, kangazı ölçümleri, Balthazar için batın BT görüntüleri, CONUT ve PNI için trigliserit, kolesterol, albümin, lenfosit değerleri olgu rapor formuna kaydedildi. Hastaların yatış anındaki PNI ve CONUT skoru ile yoğun bakım sevki ve ölüm, hastanede yatış süresi, antibiyotik gereksinimi arasındaki ilişki değerlendirildi. Ölçülen diğer skorlama sistemleri ve hastalara ait sedimentasyon, CRP ve prokalsitonin değerleri ile CONUT ve PNI arasındaki bağıntı incelendi. Bulgular: PNI değeri yüksek olan, akut pankreatit hastalarıyla düşük olan hastalar kıyaslandığında PNI yüksek olduğu grupta (≥45) yatış günü(p=0,016), antibiyotik ihtiyacı(p=0,002) ve yoğun bakım ihtiyacı(p=0,044) değerlerinin her biri diğer gruba göre daha düşüktü ve gruplar arasında anlamlı düzeyde fark vardı. CONUT değeri yüksek olan hastalarla, düşük olan hastalar gruplandırıldığında CONUT yüksek (≥3) olan grupta yatış günü(p=0,016), antibiyotik kullanım ihtiyacı(p=0,005) anlamlı düzeyde yüksekti. PNI ile Ranson ve Glasgow arasında yüksek istatistiksel anlamlı ilişki saptanırken (p<0,001) CONUT ile yalnızca Glasgow arasında istatistiksel anlamlı ilişki saptandı (p=0,026). İkisi de Balthazar skoru ile anlamlı ilişki göstermedi. Hem PNI hem CONUT skoru ile sedim, CRP ve prokalsitonin gibi inflamatuar belirteçler arasında yüksek düzeyde istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulundu. CONUT skoru ile yatış günü istatistiksel olarak anlamlı düzeyde ilişkiliyken (p=0,035) yatış günü ve PNI arasında ilişki saptanmadı. Yaş, sedim, CRP, prokalsitonin değerlerinin her birinin yatış günü ile ilişkili olduğu görüldü. Antibiyotik ihtiyacı olan hastalarla olmayan hastalar kıyaslandığında, antibiyotik gereksinimi olan grupta PNI skoru anlamlı düzeyde düşük, CONUT skoru anlamlı düzeyde yüksek görüldü(p<0,001). Yoğun bakım sevki ihtiyacı olanlarda PNI skoru düşük ve CONUT skoru yüksek saptandı. Bu durum istatistiksel olarak anlamlıydı (sırasıyla p=0,013, p=0,027). PNI skorunun bilinen skorlamalar ile yapılan regresyon analizi incelendiğinde antibiyotik kullanımı ve yoğun bakım ihtiyacı ile tüm skorlardan bağımsız olarak ilişkili bulundu (sırasıyla p=0,001, p=0,021). Yatış gününü tahminde ise anlamlı bulunmadı. CONUT skorunun klinikte kullanılan skorlamalar ile regresyon analizi yapıldığında CONUT skoru yatış günü, antibiyotik ihtiyacı ve yoğun bakım gereksinimi ile tüm skorlardan bağımsız olarak ilişkili bulundu (sırasıyla p=0,017, p=0,017 P=0,014). Sonuç: Hastanın yatış anındaki nütrisyonel durumu, gelişen inflamasyona verilen cevabı değiştirmektedir. PNI ve CONUT skorları akut pankreatit tanısı alan hastalarda hastanın yatış süresini, yoğun bakım ihtiyacı doğup doğmayacağını, antibiyotik gereksinimini öngörebilecek skorlamalardır. Ayrıca erken oral alıma geçişin değerlendirildiği akut pankreatitte PNI'nın düşük CONUT'un yüksek olduğu hastalarda AP'nin daha kötü seyrettiğini bilmek, uygun erken enteral beslenme gibi tedavi yaklaşımlarında da farkındalık oluşturabilir. Anahtar Kelimeler: CONUT, Nonbiliyer akut pankreatit, Nütrisyon, PNI