Kronik migren tanılı hastalarda büyük oksipital sinir blokajında bupivakain ve lidokain etkinliğinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SIDDIKA SENA DİLEK

Danışman: Levent Ertuğrul İNAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Migren çeşitli faktörlerle tetiklenen periyodik başağrısı ataklarıdır. Migren atakları kişinin günlük yaşam aktivitelerini etkilemekte bu da yaşam kalitesini düşürmekte ve iş gücü kaybına sebebiyet vermektedir. Ayda belirli gün sayısından fazla atağı olan; ataklar nedeniyle belirgin kayıp yaşayan hastalarda atakların önlenmesinde medikal proflaktik tedavi kullanımı düşünülebilir. Profilaktik tedavide çeşitli oral ajanlar veya girişimsel yöntemler kullanılabilir. Günümüzde migren tedavisinde kullanılan girişimsel işlemlerin başında botulinium toksin enjeksiyonu ve büyük oksipital sinir (GON) blokajı yer alır. GON C2 dorsal ramusunun bir dalıdır ve başın posteromedialinin duyusunu alır. GON blokajı migren tedavisinde trigeminovasküler sistem üzerinden etki etmektedir. Migren profilaksisinde GON blokajının etkinliğine yönelik literatürde pek çok çalışma mevcuttur. Bu çalışmalarda GON blokaj tekniği, kullanılan ilaç cinsi ve dozu, enjeksiyon sıklığı farklılık göstermektedir ve bu konularda henüz belirlenmiş bir standart prosedür bulunmamaktadır. Çeşitli yayınlar ile GON blokajında lokal anestezik olarak lidokain veya bupivakain kullanımının plaseboya karşı ayrı ayrı etkinlikleri kanıtlanmıştır. Ancak literatürede migren profilaksisinde lidokain ve bupivakainin etkinliğini karşılaştıran bir çalışma yoktur. Biz de çalışmamızda kronik migrenli hastalarda GON blokaj uygulamasında lidokain ve bupivakainin etkinliğini karşılaştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Hastanemizde kronik migren tanısı ile ultrason eşliğinde GON blokajı uygulanan ve lokal anestezik olarak 1,5 mL %2 lidokain +1mL salin veya 1,5 mL %0,05 bupivakain+ 1mL salin kullanılan hastaların verileri karşılaştrırıldı. Hastaların tümünde blokaj ağrılarının lateralize olduğu taraftan ilk bir ay haftada bir, sonrasında ayda bir olacak şekilde tekrarlanmıştı. Blokaj öncesi ve blokaj sonrası 1.,2.,3. aylarda ağrılı gün sayısı, atak süresi (saat olarak) ve Vizüel Analog Skala (VAS) kullanılarak kaydedilen ağrı şiddeti değerleri karşılaştırıldı. Bulgular: İki grupta da blokaj sonrası 1.,2.,3. aylarda ortalama ağrılı gün sayısı, ağrı süresi(saat) ve VAS aracılığı ile kaydedilen ağrı şiddetinde blokaj öncesine göre belirgin azalma mevcuttu. Tedavi öncesi ağrılı gün sayısı, şidddeti ve ağrı süresi açısından benzer olan iki gruptan bupivakain kullanılan grubun birinci ay ağrılı gün sayısı lidokain kullanılan gruba göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur (p:0,046). Gruplar arası birinci ay ağrı şiddeti, ağrı süresi ve ikinci üçüncü ay ağrılı gün sayısı, ağrı şiddeti, ağrı süreleri arasında anlamlı fark bulunmamıştır (p>0.05). Sonuç: Lidokain ve bupivakainin migren proflaksisinde etkin oldukları, potens ve etki süreleri farklı olmasına rağmen iki ajanın etkilerinin benzer olduğu hatta etki süresi ve potensi daha kısa olan lidokainin birinci aydaki etkisinin bupivakainden daha fazla olduğu görülmektedir. Bu sonuçlar GON blokajının ağrı önlenmesinde lokal anestezik etki dışında santral ve periferik modülasyon yapması ile açıklanabilir. Anahtar kelimeler: Migren, başağrısı, GON blokajı, lidokain, bupivakain