Akne rozasea hastalarında serum interlökin-17 seviyesinin değerlendirilmesi ve kontrol grubu ile karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZIT SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: VOLKAN BURAN

Danışman: Bengü ÇEVİRGEN CEMİL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Rozasea; sıklıkla yüzün sentrofasiyal bölgesini etkileyen remisyon ve alevlenmelerle giden kronik inflamatuar bir deri hastalığıdır. Patogenezi kesin olmamakla birlikte genetik, immun faktörler, nörovasküler disregülasyon, mikroorganizmalar ve çevresel faktörlerin patogenezde rol oynadığı düşünülmektedir. İnterlökin 17 (İL 17) başlıca CD4+T hücrelerinin alt tiplerinden olan T helper 17 (Th 17) tarafından üretilen proinflamatuar bir sitokindir. İL-17A‟nın nötrofil, lenfosit, makrofaj, fibroblast, keratinosit, epitelyal hücre, endotelyal hücre, dendritik hücre olmak üzere birçok hücre tipi üzerinde etkisi bulunmaktadır. İnterlökin 17 (İL-17); otoimmün, inflamatuar ve bakteriyel hastalıkların patogenezinde rol oynayabilen bir sitokindir. İnterlökin 17 (İL-17) birçok inflamatuar deri hastalığında serum ve deride artış göstermiş olup, hastalık patogenezinde önemli rol oynamıştır. İnterlökin 17‟nin rozasea hastalarının derisi ve serumunda artmış olarak gösterildiği birkaç çalışma mevcut olup etyopatogenezindeki rolü henüz aydınlatılamamıştır. Bu çalışmada interlökin 17'nin rozasea etyopatogenezindeki rolü, hastalık şiddeti ile ilişkisi ve ro-zaseanın klinik alt tiplerinde serum interlökin 17 seviyesinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem Dermatoloji polikliniğine başvuran, 78 Rozasea hastası ve 69 sağlıklı kontrol çalışmaya dahil edilerek, serum interlökin 17 seviyelerine bakıldı. Çalışmaya dahil edilen bireylerin demografik özellikleri, boy-kilo, VKİ, sigara kullanımı, Fitzpatrick deri fototipi, hasta grupta ise tetikleyici faktörler, başlangıç yaşı, hastalığın klinik alt tipi, hastalığın primer ve sekonder klinik özellikleri, hastalığın şiddeti, hastalık süresi, aile öyküsü, önceden aldığı tedaviler (son 1 ay hariç) ve eşlik eden sistemik hastalıklar kaydedildi. Bulgular Çalışmaya 78 Rozasea hastası ve 69 sağlıklı kontrol olmak üzere toplam 147 kişi dahil edildi. Hasta grubu 59 kadın 19 erkek, kontrol grubu ise 49 kadın ve 20 erkekten oluşmaktaydı. Hasta grubundaki bireylerin serum interlökin-17 düzeyi ortalama 25,41±4,94; kontrol grubundaki bireylerin serum interlökin-17 düzeyi ortalama 6,14±7,94 idi. Gruplara göre serum interlökin-17 değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edildi (p=0,000). Hastalar son 1 ay hariç önceki tedavi durumlarına göre değerlendirildiğinde serum interlökin 17 düzeyleri açısından anlamlı farklılık tespit edildi (p=0,000). Serum interlökin 17 seviyeleri ile hastalık şiddeti arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki yoktu (p>0,05). Sonuç Çalışmamızın sonuçlarına göre rozasealı hastalarda interlökin 17 patogenezde rol oynayan bir sitokin olabilir. Daha geniş serili prospektif çalışmalar ile desteklenmesi gerekliliği olmakla birlikte tedavi almış olan hastalarımızda gördüğümüz daha düşük IL-17 seviyeleri nedeniyle tedavi takibinde IL-17'nin kullanılabileceğini düşünmekteyiz. Kısa özet Serum interlökin 17 seviyeleri ölçülerek, rozasea etyopatogenezi ile ilişkisi olup olmadığı, hastalık klinik alt tipleri, hastalık şiddeti ile serum interlökin 17 seviyeleri arasındaki ilişki araştırıldı. Rozasea hastaları ve kontrol grubunda arasında serum interlökin 17 seviyeleri açısından anlamlı farklılık tespit edildi.