Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı saptanan hastalarda fibrozisi öngörmede kullanılan non-invazif skorlamalar (APRI, FIB-4, NAFLD Fibroz Skoru) ile trigliserid/ HDL oranının karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HASEKİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BİLAL CANGİR

Danışman: Süleyman AHBAB

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı saptanan hastalarda Trigliserid/HDL oranının fibrozisi öngörmede kullanılmakta olan Non-invazif skorlamalar (apri, fib4 ve nafld fibroz skoru) ile karşılaştırılması ve bu skorlamalara üstünlüğü olup olmadığının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve yöntem: Bu çalışma, geriye dönük bir kesitsel çalışma tasarımına sahiptir. NAFLD tanısı konmuş hastaların demografik, klinik ve laboratuvar verileri retrospektif olarak incelenmiştir. NAFLD tanısı konmuş olan hastalar çalışma popülasyonunu oluşturmaktadır. Haseki eğitim ve araştırma Hastanesi dahiliye polikliniğine 2022-2023 yılı arasında başvurmuş olan hastalardan gerekli kriterleri karşılayan 198 hasta seçilmiştir. Hasta dosyaları, elektronik sağlık kayıtlarından ve laboratuvar veri tabanlarından elde edilen verilerle retrospektif olarak incelenmiştir. Demografik veriler (yaş, cinsiyet), klinik özellikler (vücut kitle indeksi, diyabet varlığı), biyokimyasal parametreler (aspartat aminotransferaz, alanin aminotransferaz, trigliserid,HDL,trombosit,HbA1c,albümin,T.kolesterol,LDL,glukoz,nötrofil,lenfosit,kreatinin,ürik asit, hemoglobin), non-invazif skorlamalar (APRI, FIB-4, NAFLD Fibroz Skoru,) ve trigliserit/HDL oranı bulguları kaydedilmiştir. APRI, FIB-4 ve NAFLD Fibroz Skoru, hastaların laboratuvar verileri kullanılarak hesaplanmıştır. Her bir skorlama yöntemi için gerekli olan formüller ve hesaplama yöntemleri literatürde tanımlanmış olan standart protokoller kullanılarak uygulanmıştır. Trigliserid/HDL oranı, her hastanın trigliserid ve HDL kolesterol düzeylerinin birbirine oranlanmasıyla hesaplanmıştır. Bu oran, her hastanın laboratuvar sonuçlarından elde edilmiştir. Toplanan veriler istatistiksel analiz için kullanılmıştır. Non-invazif skorlamaların ve Trigliserid/HDL oranının fibrozisi öngörmek için doğruluk, duyarlılık, özgüllük ve pozitif/negatif prediktif değerleri hesaplanmıştır. Ayrıca, skorlamaların ve trigliserid/HDL oranının fibrozisi erken evrede tespit etmedeki üstünlüğü değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizler, uygun istatistiksel yazılımlar kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastalardan 50'şer kadın ve erkek hastada hepatosteatoz mevcutken, 57 kadın ve 41 erkek hastada hepatosteatoz mevcut değildi. Hepatosteatozu olan grupta yaş ortalaması 53.17 iken hepatosteatoz olmayan grupta 46,71 olarak hesaplandı. WBC (lökosit sayısı), nötrofil sayısı, lenfosit sayısı, glukoz, HbA1c, AST, ALT, total protein, total kolesterol ve trigliserid değerleri hepatosteatozu olan, HDL değeri ise hepatosteatozu olmayan hastalarda istatistiksel anlamlı olarak daha yüksekti. Hastalar non invaziv hastalık değerlendirme metodlarına göre analiz edildiğinde; trigliserid/HDL oranının, vücut kitle indeksinin, APRİ skorunun, NAFLD fibrozis skorunun hepatosteatozu olan hastalarda istatistiksel anlamlı şekilde daha yüksek olduğu görüldü. AST/ALT oranı ise hepatosteatozu olan hastalarda olmayanlara göre daha düşüktü. Yapılan ROC Curve analizinde, Trigliserid/HDL oranının cut-off değeri 3,25 olarak alındığında; 3.25'in altındaki değerlerin hepatosteatozu olmayan, 3.25 ve üstündeki değerlerin ise hepatosteatozu olan hastaları %80 sensitivite, %83 spesifite ile gösterdiği saptandı. Sonuç: Trigliserid/HDL oranı, pratik bir öngörü aracı olarak hepatosteatozu tahmin etmek için kullanılabilir. Diğer noninvaziv skorlama sistemlerine göre daha kullanışlı olabilir çünkü fibrozisi değil, hepatosteatozu öngörebilir. Ancak, bu oranla ilişkilendirilmiş hepatosteatozu belirlemek için kesin bir cut-off değeri henüz belirlenmemiştir. Araştırmamızda tespit edilen cut-off değeri, hastaların hepatosteatozu tetkik etmek ve takip etmek için yönlendirilmesine yardımcı olabilir, bu da olası komplikasyonların önlenmesi ve toplum sağlığı için önemlidir.