Meningomyelosel nedeniyle opere edilen hastalarda lezyon seviyesi, MR bulguları, SEP bulguları ve nörolojik muayene bulgularının incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY PROF. DR. MAZHAR OSMAN RUH SAĞLIĞI VE SİNİR HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, NÖROŞİRÜRJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÖKHAN CANAZ

Danışman: Erhan EMEL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Meningomyelosel, nedeniyle yenidoğan döneminde opere edilen hastaların, büyüme gelişme dönemindeki takibi, kalan hayatlarında yaşam kaliteleri ve rehabilitasyonları için çok önemlidir. Çalışmamızda bu hasta grubunun takibinde kullanılan SEP ölçümlerinin MRG bulguları ve klinik ile korelasyonunu vurgulamayı amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmamıza meningomyelosel nedeniyle opere olmuş ve İstanbul Bilim Üniversitesi, Florence Nightingale Hastanesi, Spina Bifida Araştırma ve Tedavi Merkezi'nde takipleri yapılan 36 pediatrik hasta dahil edildi. Tüm hastalara posterior tibial sinir SEP yapıldı ve eş zamanlı olarak hastaların nörolojik muayeneleri değerlendirildi. Sonuçlar ile fonksiyonel lezyon seviyeleri, füzyon defekti seviyeleri ve ambulasyon düzeyleri karşılaştırıldı. BULGULAR: Posterior tibial sinir SEP sonuçlarının korelasyonu ambulasyon düzeyleri (r: 0,460, p<0.01), fonksiyonel lezyon seviyeleri (r: 0,477, p<0.01) ve füzyon defekt seviyeleri (r: -0,450 p<0.01) ile ileri derecede anlamlı bulundu. Lomber SEP yanıtları ile yalnızca fonksiyonel lezyon seviyeleri arasında anlamlı bir korelasyon saptandı (r: 0,443 p<0,05). SONUÇ: Santral sinir sisteminin işlevselliğinin değerlendirilmesinde radyolojik incelemeler yetersizdir. İşlevselliğin tam anlamıyla değerlendirilmesi; hem nörolojik gelişimin hem de eşlik eden patolojinin ya da tedavi sonuçlarının isabetli bir şekilde takip edilebilmesi için elektrofizyolojik incelemeler spina bifida hastalarının takiplerinin ayrılmaz bir parçası olmalıdır.