Bir eğitim hastanesi aile hekimliği polikliniğine başvuran hastaların asetilsalisilik asit kullanma nedenlerinin ve asetilsalisilik asit ile ilgili bilgi düzeylerinin saptanması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYSİMA BULCA ACAR

Danışman: Mehmet ÖZEN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Asetilsalisilik asit (ASA), toplumda yaygın olarak bilinen adı ile Aspirin, analjezik, antiinflamatuar, antipiretik, antiagregan etkilere sahiptir. ASA, gerek hekimler tarafından kardiyovasküler hastalıkların (KVH) tedavisi ile ilişkili olarak, gerekse hastalar tarafından çeşitli gerekçelerle kullanımına sık olarak başvurulan medikal bir ajandır. Sağlayacağı yararların yanında ASA kullanımı ile başta yaşamı tehdit eden kanama olmak üzere çeşitli zararlar doğabilmektedir. Yapılan çalışmalarda KVH'lerin tedavisinde sekonder korumada ASA kullanım gerekliliği savunulurken, primer korumada yarar-zarar oranının net olmamasından dolayı kullanımının tartışmalı olduğu ifade edilmektedir. Bu çalışmanın amacı ASA'nın etki, yan etki, kullanım alanı, kullanım gerekliliği gibi konularda hastaları bilgilendirerek olası zararlardan hastaları korumaktır. Yöntem: Çalışmaya dahil edilen hastalar yaşamı boyunca en az bir kez ASA kullanımı olan bireylerden oluşmaktadır. Hekim önerisi ile ASA kullanımı olan 69 kişi ve hekim önerisi dışında ASA kullanımı olan 50 kişi çalışmaya dâhil edilerek ASA kullanım nedenleri ve ASA hakkındaki bilgi düzeyleri ayrıntılı olarak sorgulanarak kaydedilmiştir. Hastalar sorgulandıktan sonra ASA'nın etki, yan etki, kullanım alanı, kullanım gerekliliği gibi konularda hastalara bilgi verilmiş ve Sağlık Bakanlığı'nın Akılcı İlaç Kullanımı kapsamında hazırlamış olduğu İnternet sitesinde "Bilinçli Asetilsalisilik Asit Kullanımı" başlığı ile yayımladığı bilgiler broşür halinde basılarak hastalara verilmiştir. Bulgular: Çalışmamızda hekim önerisi ile ASA kullanan 69 hastanın 19'una (%27,5) primer koruma amacı ile 50'sine (%72,5) sekonder koruma amacı ile tedavi başlandığı belirlenmiştir. Hekim tarafından tedavisi başlanan hastaların 26'sının (%37,7) hekim tarafından bilgilendirildiği saptanmıştır. Hekim önerisi dışında kullanımda hastaların 11'i (%22) endikasyon dışı olarak değerlendirilen kullanım amacı belirtirken yalnızca 13 (%26,0) hastanın kullanımının amaca uygun olduğu belirlenmiştir. Çalışmaya katılan hastaların ASA kullanım kararı ile cinsiyet karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmıştır (p=0,015). Erkeklerin kadınlara göre daha fazla oranda hekim önerisi ile ASA kullandığı belirlenmiştir. Çalışmaya katılan hastaların prospektüsü okuma durumu ile cinsiyet karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmıştır (p=0,006). Kadınların erkeklere göre daha fazla oranda prospektüsü okuduğu belirlenmiştir. Altmış beş yaş ve üzeri grupta; hekim önerisi ile ASA kullanmaya başlama oranının (p=0,038), düzenli ASA kullanma oranının (p=0,038), her gün ASA kullanma oranının (p=0,012) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu saptanmıştır. Çalışmaya katılan hastaların kalp krizi öyküsü ile tedaviye uyumları karşılaştırıldığında ise istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmıştır (p<0,001). Kalp krizi öyküsü olan hastaların tedaviye uyum oranlarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Hastalar sıklıkla hekim önerisi olmadan amaca uygun olmayan dozda veya endikasyon dışı gerekçelerle ASA kullanmaktadır. Sonuçlarımız, hastalıkların yönetiminde, risk düzeylerinin belirlenmesinde ve ASA kullanımı konusunda hekimler ve hastalar arasındaki kurulacak iletişimin önemini açığa çıkarmıştır.