Miyokard perfüzyon sintigrafisinde iskemi pozitif olan hastalarda aortik sertlik parametreleri ile gensını skoru arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CİHAD KAYA

Danışman: Hasan Kutsi KABUL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı, miyokard perfüzyon sintigrafisinde (MPS) iskemi saptanan ve elektif koroner anjiyografi (KAG) planlanan hastalarda; osilometrik yöntemle ölçülen aortik sertlik parametrelerinin (özellikle Nabız Dalga Hızı-PWV), koroner arter hastalığı (KAH) anatomik yaygınlığı (Gensini skoru), iskemi yükü ve revaskülarizasyon ihtiyacı ile ilişkisini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışma, prospektif ve gözlemsel bir dizaynla, MPS sonucunda iskemi tespit edilerek KAG planlanan 99 ardışık hasta (ortalama yaş 62.0 ± 10.3 yıl; %64.6 erkek) üzerinde yürütüldü. Tüm katılımcıların demografik özellikleri, kardiyovasküler risk faktörleri ve ilaç kullanımları kaydedildi. Arteriyel sertlik parametreleri (PWV, Augmentasyon İndeksi - AIx@75, santral sistolik ve diyastolik kan basınçları) Mobil-O-Graph cihazı kullanılarak ölçüldü. Koroner anjiyografi sonrası aterosklerotik yük, Gensini skoru ile kantitatif olarak hesaplandı. İstatistiksel analizlerde Pearson/Spearman korelasyonları, çok değişkenli lineer ve lojistik regresyon modelleri, tertil analizleri ve ROC eğrisi analizleri kullanıldı. Bulgular: Çalışma popülasyonunda ortalama PWV 9.04 ± 1.61 m/s ve medyan Gensini skoru 15 (0-155) olarak saptandı. PWV ile Gensini skoru arasında anlamlı pozitif korelasyon izlendi (r=0.257, p=0.010). Bu ilişki 65 yaş altı hastalarda güçlüyken (r=0.436, p=0.001), ≥65 yaş grubunda anlamlılığını yitirdi. Revaskülarizasyon grubunda PWV, medikal izlenenlere göre anlamlı yüksekti (9.49 ± 1.53 ve 8.75 ± 1.60 m/s, p=0.024). Çok değişkenli analizlerde PWV'nin revaskülarizasyon öngörüsündeki bağımsız rolü devam etti (OR=9.00, p=0.007). Ayrıca PWV, tutulan damar sayısı arttıkça lineer artış gösterdi. Sonuç: Miyokard iskemisi kanıtlanmış hastalarda artmış aortik sertlik, koroner arter hastalığının anatomik ciddiyeti ve revaskülarizasyon gereksinimi ile ilişkilidir. Ancak bu ilişki yaşa bağımlı olup, özellikle 65 yaş altı bireylerde "erken vasküler yaşlanma" fenotipi üzerinden KAH ciddiyetini yansıtmaktadır. PWV, tek başına bir tanı aracı olmaktan ziyade, geleneksel risk faktörlerine ek olarak hastaların risk katmanlamasında kullanılabilecek tamamlayıcı bir hemodinamik biyobelirteçtir. Anahtar Kelimeler: Arteriyel Sertlik, Gensini Skoru, Koroner Arter Hastalığı, Miyokard Perfüzyon Sintigrafisi, Nabız Dalga Hızı, Revaskülarizasyon.