Kan kültürlerinin kan dolaşımı enfeksiyonlarının oluşumundaki risk faktörleri ve antibiyotik direnci açısından retrospektif değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, TEMEL TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EMİNE ZÜHAL KALAYCI ÇEKİN
Danışman: Banu BAYRAKTAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmanın amacı, kan dolaşımı enfeksiyonlarının mikrobiyolojisinin, gelişiminde rol alan risk faktörlerinin, komorbiditelerin ve girişimsel faktörlerin ortaya konulması ve bu faktörlerin dirençli bakterilerle oluşan enfeksiyonlarla ilişkisinin araştırılmasıdır. Ayrıca ampirik tedavi uygunluğunun mortaliteye etkisinin incelenmesidir. Çalışmaya 15.05.2017-15.11.2017 arası altı aylık dönemde hastanemizde yatmış veya ayaktan tedavi almış olan, kan kültüründe üreme sonucu kan dolaşımı enfeksiyonu kabul edilen toplam 222 erişkin hasta dahil edilmiştir. 222 hastada 232 etken saptanmış, antibiyotik duyarlılık testi uygulanmıştır. Tüm hastaların demografik ve klinik özellikleri, enfeksiyon odağı, antibiyotik tedavisi ve hastane içi mortalite durumu hasta dosyalarından kaydedilmiştir. Genişletilmiş spektrumlu beta-laktamaz (GSBL) üreten, karbapenem direnci (KD), metisilin veya vankomisin direncinden en az birini gösteren bakteriler, dirençli bakteri grubu olarak belirlenmiştir. Ampirik antibiyotik tedavi uygunluğu kan kültüründe izole edilen etkenin in vitro duyarlılık test sonucuna göre değerlendirilmiştir. Hastaların ortalama yaşı 64±19,3, ortanca değer 67(49,7-80) olarak saptandı. Hastaların %47,3 kadın , %52,7 erkekti. En sık görülen mikroorganizmalar sırasıyla; gram negatif bakteriler (%59,4), gram pozitif bakteriler (%36,9), Candida türleri (%2,2) ve anaerop bakterilerdi (%1,35). En fazla dirençli bakteri yoğun bakım ünitesinde (%64) izole edildi. Dirençli bakteriler ile enfeksiyon gelişimi, sepsis tanısı, üriner kateter kullanımı ameliyat öyküsü, son üç ay içinde geniş spektrumlu veya beş günden uzun antibiyotik kullanım öyküsü, üç ay içinde hastane yatış öyküsü ile ilişkili bulundu (p<0,05) . Ampirik tedavi uygun başlanmayan hastalarda mortalite oranı, ampirik tedavi uygun başlanan hastalara göre yüksekti (p<0,05). Sonuç olarak çalışmamız, dirençli bakteriler ile oluşan kan dolaşımı enfeksiyonlarına ait risk faktörlerinin incelendiği ve ampirik tedavi uygunluğunun mortalite ile ilişkisinin sorgulandığı ülkemizde yapılmış en geniş kapsamlı çalışmalardan biridir. Kan dolaşımı enfeksiyonlarının %41'inin dirençli bakterilerle oluşmuş olduğunu ortaya koymuştur. Direnç ve dirençli bakterilerle enfeksiyon gelişim risk faktörlerinin bilinmesi ampirik tedavide kullanılacak antibiyotiklerin seçiminde yol gösterici olması açısından önemlidir.