Derin ven trombozu tedavisinin orta dönem sonuçları : Girişimsel ve medikal tedavilerin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAĞCILAR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZEYNEP GÜLBEN KÜK

Danışman: Adil POLAT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: İlyofemoral derin ven trombozu hastalarında kullanılmakta olan girişimsel yöntemler ve medikal tedavinin etkinliği ve takip süresince posttrombotik sendrom gelişme riskini karşılaştırmak hedeflendi. Hastalar ve yöntemler: 1 Ocak 2012–1 Kasım 2018 tarihleri arasında ilyofemoral derin ven trombozu (DVT) nedeniyle sadece medikal tedavi alan ve medikal tedaviye ek olarak endovasküler tedavi uygulanmış hastaların hastane kayıt sistemi ve telefon görüşmeleri vasıtasıyla klinik durumları retrospektif olarak incelendi. Analize, girişimsel tedavi uygulanan (Grup G) 35 hasta ile sadece medikal tedavi uygulanmış (Grup M) 182 hasta dâhil edildi. Hastaların yaş ortalamaları Grup G'de 49.8±16.7 (20-89) ve Grup M'de 51.4±18.4 (15-96) idi (p=0.628). Hastalar provoke olan/olmayan, LET skalası (alt ekstremite tromboz seviyesi skalası), son kontrolde saptanan VCSS (venöz klinik ciddiyet skorlaması) ve Villalta skorlaması yöntemleriyle sınıflandırıldı. LET skalası alt ekstremite venöz Doppler USG sonuçlarına göre değerlendirildi. Bulgular: Akut dönemde hiçbir hastada mortalite gözlenmedi. Takibin tamamlandığı 107 hastada ortalama ve toplam takip süreleri 2.6±2.5 yıl (1 ay-19.7 yıl) ve toplamda 278.5 hasta/yıl oldu. LET sınıflamasına göre Grup G'de daha fazla oranda proksimal tutulum olduğu görüldü (p=0.0001). Rekürens gelişme oranı Grup G'de %22.9 (8 hasta), Grup M'de %13.9 (23 hasta) oldu. (p=0.198). Rekürens olmadan ortalama sağ kalım Grup G'de 1.6±1.7 yıl, Grup M'de 2.6±3.7 yıl oldu (p= 0.052). Grup M'de 1 ve 2 yıllık rekürens olmadan sağ kalım sırasıyla %92.9±%2.2 ve %85.9±%3.7; Grup G'de sırasıyla %80.0±%8.1 ve %73.9±%9.8 oldu (p=0.479). Pulmoner emboli, Grup G hastalarının takibinde hiç görülmedi. Grup M'de 5 (%2.7) hastada gelişti (p=0.614). Grup M'de pulmoner emboli olmadan 1 ve 2 yıllık sağ kalım %97.1±%2.0 ve 5 yılda %87.9±%6.6 olup Kaplan Meier analizine göre istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p=0.312). Grup G'de tespit edilen ortalama Villalta skoru 3.0±2.6 (0-11), Grup M'de 5.4±5.2 (0-19) (p: 0.013) oldu. Villalta skoru >5 olan hasta sayısı Grup G'de 1 (%3.4) ve Grup M'de 32 (%41.0) idi. Takipte son ölçülen ortalama VCSS Grup G'de 2.6±3.5 (0-16) ve Grup M'de 4.4±3.6 (0-18) olarak bulundu (p=0.027). Antikoagülan ilişkili kanama oranları Grup G'de %27.6 (8 hasta) ve Grup M'de %41.0 (32 hasta) idi (p=0.195). Tartışma: Derin ven trombozu tedavisinde girişimsel işlemler ile 2 yıl takip sonrasında daha düşük VCSS ve Villalta skorları saptanmaktadır. Posttrombotik sendrom gelişimi belirgin olarak azalmıştır. İlyofemoral tutulumlu DVT tedavisinde girişimsel tedavi orta dönemde kalıcı fayda sağlamaktadır. Anahtar kelimeler: Derin ven trombozu, posttrombotik sendrom, transkateter trombektomi