Bir eğitim aile sağlığı merkezine başvuran hastalarda kanser taramalarına yönelik tutum ile aile hekimine güven arasındaki ilişki


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ERTUĞRUL GİÇİ

Danışman: Velittin Selçuk ENGİN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Kanser taramaları, henüz klinik belirti ortaya çıkmamış bireylerde hastalığın erken evrede saptanmasını amaçlayan sistematik uygulamalardır. Bu yaklaşımın temel amacı, kanseri semptomatik hale gelmeden önce yakalayarak tedavi başarısını artırmak ve kanser ilişkili mortaliteyi azaltmaktır. Hekim-hasta ilişkisi, temelinde güven bulunan ve karşılıklı beklentiler ile deneyimler üzerinden şekillenen bir etkileşim sürecidir. Güven; hastanın hekimin kendi yararını ön planda tutacağına, mesleki açıdan yeterli ve dürüst davranacağına, verdiği kararların tıbbi olarak doğru olduğuna ve paylaşılan bilgilerin gizliliğini koruyacağına inanmasıdır. Buradan yola çıkarak, çalışmamızın amacı Eğitim Aile Sağlığı Merkezi'ne başvuran 30–70 yaş arasındaki bireylerin demografik, sosyal ve tıbbi özelliklerini belirlemek; bu bireylerde kanser taramalarına yönelik tutum ile aile hekimine duyulan güven düzeyini değerlendirmek ve bu iki değişken arasındaki ilişkiyi incelemektir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, birinci basamak sağlık hizmetlerinde kanser taramalarına katılımın teşvik edilmesi ve hekim-hasta ilişkisinin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız tek merkezli,, tanımlayıcı, prospektif tipte bir anket çalışmasıdır. Bu kapsamda 15.12.2025 ile 16.02.2026 tarihleri arasında hastanemiz Başakşehir Emel Ağma Eğitim Aile Sağlığı Merkezi (EASM)'ne başvuran 30-70 yaş arasındaki hastalara araştırmacı tarafından hazırlanan bir anket formu uygulandı. Anket formunda sosyodemografik verileri içeren 13 soru soruldu, ayrıca kanser taramalarına yönelik tutumu belirlemek için 24 sorudan oluşan Kanser Taramalarına Yönelik Tutum Ölçeği (KTYTÖ) ile aile hekimine güven düzeyini belirlemek için 9 sorudan oluşan Aile Hekimine Güven Ölçeği (AHGÖ) kullanıldı. Verilerinin analizinde "IBM SPSS 27.0" programı kullanıldı. Çalışmada p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Araştırma için etik kurul onayı İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Bilimsel Araştırmalar Etik Kurulu'ndan 28.11.2025 tarihli E-80929729-000-296195545 sayılı yazı ile alındı. Bulgular: Çalışmayı 211 kişi tamamlamıştır. Katılımcıların yaşları 30 ile 70 arasında değişmektedir. Katılımcıların %63,0'ının (133 kişi) kadın, %37'sinin (78 kişi) erkektir. Katılımcıların aile hekimi tarafından kanser taramaları hakkında bilgilendirilme durumu sorgulandığında, katılımcıların %55,9'u (118 kişi) bilgilendirilmediğini belirtti. Benzer şekilde, katılımcıların %63,5'i (134 kişi) son 5 yıl içerisinde aile hekimi aracılığıyla herhangi bir kanser taraması yaptırmadığını belirtti. Katılımcıların KTYTÖ puan ortalaması 94,26 ± 18,16 olarak saptanmıştır, ortanca değer 98'dir. AHGÖ puan ortalaması ise 38,27 ± 7,34 olarak tespit edilmiştir, ortanca değer 38'dir. Çalışmamızda yaş ile kanser taramalarına yönelik tutum arasında negatif yönlü, zayıf düzeyde ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptandı. Katılımcıların eğitim düzeyi ve meslekleri ile KTYTÖ puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptandı. Üniversite mezunlarının puanları, okuryazar/ilkokul mezunlarına göre daha yüksek bulundu. Beyaz yaka çalışanların puanları, çalışmayan/emekli gruba göre daha yüksek bulundu. Son 5 yıl içinde tarama yaptırmış olan katılımcıların KTYTÖ puan ortalaması, yaptırmayanlara göre anlamlı düzeyde daha yüksek bulundu. Çalışmamızda, son 1 yılda aile hekimine hiç muayene olmayan grubun güven puanlarının; "2-3 kez", "4-6 kez" ve "7 ve üzeri" muayene olan gruplara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha düşük olduğu saptandı. Kanser taramalarına yönelik tutum ile aile hekimine güven arasında ise pozitif yönlü ve istatistiksel olarak orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulundu. Sonuç: Kanser taramalarına yönelik tutum ile aile hekimine güven arasında, istatistiksel olarak orta düzeyde anlamlı bir korelasyon bulunmuştur. Bu ilişki dikkate alındığında, güveni artırıcı iletişim ve süreklilik odaklı uygulamaların tarama davranışını olumlu yönde etkileyebileceği varsayılabilir. Tutum niyeti ve güven davranışı olumlu yönde olsa da, katılımcıların önemli bir kısmının aile hekimi tarafından taramalar konusunda bilgilendirilmemiş olması ve son beş yılda tarama yaptırmamış olması dikkate alınmalıdır. Bu bulgular doğrultusunda, birinci basamakta kanser taramaları konusunda sistematik bilgilendirme ve taramaya teşvik uygulamalarının güçlendirilmesi önerilebilir. Bununla birlikte, çalışmanın kesitsel tasarımı nedensellik ilişkisi kurmaya izin vermediğinden, bu ilişkilerin yönünü ve uzun dönem etkilerini ortaya koymak için daha geniş örneklemli ve prospektif çalışmaların yapılması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Kanser Taramaları, Hasta-Hekim İlişkisi, KTYTÖ, AHGÖ