Majör depresif bozukluk tanılı hastalarda çocukluk çağı travmalarının hastalık şiddetiyle ilişkisinde ruminasyonun aracılık etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ESRA YALIM
Danışman: Kamil Nahit ÖZMENLER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Depresyon toplumda sık görülen, işlevselliğin önemli ölçüde etkilendiği etiyolojisinde kalıtım, kişilik özellikleri, çocuklukta ve erişkin yaşamda karşılaşılan stresli yaşam olayları gibi birçok faktörün yer aldığı bir psikiyatrik bozukluktur. Çocukluk çağı travmatik yaşantılarının yetişkin dönemde majör depresif bozukluk riskini artırdığı ve hastalığın süreğenleşmesi üzerine etkileri olduğu bilinmektedir. Çocukluk çağı travmatik yaşantıları ve depresyon ilişkisinde birçok aracı faktörün olduğu düşünülmektedir. Bununla birlikte literatürde ruminasyonun aracılık etkisine yönelik kısıtlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmada çocukluk çağı travmatik yaşantıları ile majör depresif bozukluk arasındaki ilişkide ruminasyonun aracı rolünün klinik örneklemde incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel tasarıma sahip olan mevcut çalışmanın örneklemini Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniğine başvurarak majör depresif bozukluk tanısı almış ve son altı aydır psikotrop ilaç tedavisi kullanmamış olan 18-65 yaş arasındaki 94 hasta ile belirtilen özellikler bakımından benzer ve gönüllü olan 91 sağlıklı kontrol oluşturmaktadır. Görüşme sırasında sosyodemografik özelliklere ilişkin veriler kaydedildikten sonra katılımcılara Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ), Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği (DASÖ-21), Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği (ÇÇTÖ-33) ve Ruminatif Düşünce Biçimi Ölçeği (RDBÖ) uygulanmıştır. Elde edilen veriler uygun istatistiksel yöntemler ile analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen katılımcıların yaş ortalaması 32,51±9,13 yıldı ve %63,2'si (n=117) kadındı. Eğitim yılı ortalaması ise 15,42±3,90 olarak hesaplandı. Çalışmada elde edilen veriler incelendiğinde çocukluk çağı travmaları ile depresyon ilişkisinde ruminasyonun anlamlı düzeyde bir aracılık rolünün olduğu belirlendi. Bununla birlikte ruminasyonun, çocukluk çağı travmaları (Standardize katsayı = 0.44, p<0.001) tarafından öngörüldüğü ve depresyonun (Standardize katsayı = 0.56, p<0.001) öngördürücüsü olduğu gösterildi. Temel model ile çocukluk çağı travmaları ve depresyon şiddeti arasında anlamlı bir doğrudan etki (p =0.01, b =0.50) gösterilirken; aracılık modeliyle hem doğrudan (p = 0.011, b = 0.24, CI [0.12, 0.36]) hem de ruminasyon aracılığıyla dolaylı (p = 0.003, b = 0.25, CI [0.19, 0.32]) olarak bir etkinin oluştuğu gösterildi. Sonuç: Majör depresif bozukluk tanılı hastalarda çocukluk çağı travmalarının depresyon şiddetiyle ilişkisinde ruminasyonun aracılık etkisinin değerlendirildiği mevcut çalışmada çocukluk çağı travmatik yaşantılarının doğrudan ve ruminasyonun aracılık etkisi ile dolaylı olarak depresyon şiddetini etkilediği saptanmıştır. Bu çalışma toplumda sık görülen ve çoğunlukla yeti yitimine sebep olan depresyonun etiyolojisinde yer aldığı düşünülen bilişsel özelliklere ve bu özellikler üzerine etki edebilecek travmatik yaşam olaylarına önem verilmesi gerektiğini düşündürmektedir. Ayrıca çalışmanın sonuçları depresyon önleme ve erken müdahale çalışmaları açısından çocukluk çağı travmalarının ve ruminasyonun etkisini göstererek uygun terapötik müdahaleler geliştirme açısından önemlidir.