Travay başlamadan sezaryene alınan primipar hastalar ile doğumun aktif fazında acil sezaryene alınan primipar hastaların stres üriner inkontinans gelişme olasılıklarının postpartum dönemde transperineal ultrason ile değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÖKÇE DİRİK

Danışman: Arzu Bilge TEKİN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, doğumun aktif fazında acil sezaryene alınan primipar hastalar ile travay başlamadan sezaryen yapılan primipar hastaların stres üriner inkontinans gelişme olasılıklarının postpartum dönemde transperineal ultrasonografi ile değerlendirilmesi ve aktif doğum eylemine maruziyetin postpartum pelvik taban parametreleri üzerindeki olası etkisinin araştırılmasıdır. GEREÇ VE YÖNTEM: Bu çalışma, Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde 11 Eylül 2025– 31 Mart 2026 tarihleri arasında prospektif olarak yürütülmüştür. Çalışmaya postpartum 6–8. haftada rutin kontrole başvuran toplam 112 primipar hasta dahil edilmiştir. Doğumun aktif fazında acil sezaryene alınan hastalar Grup 1'i (n=58), travay başlamadan sezaryen yapılan hastalar ise Grup 2'yi (n=54) oluşturmuştur. Tüm hastalara stres testi, Modified Oxford Skalası ile dijital pelvik taban kas gücü muayenesi, UDI-6 ve IIQ-7 anketleri uygulanmıştır. Samsung DC-8 PRO ultrasonografi cihazı ve SC5-1E konveks prob kullanılarak transperineal ultrasonografi ile istirahat ve Valsalva manevrası sırasında simfizis pubis ile midüretra arasındaki açı (α), posterior üretrovezikal açı (β), anterior üretrovezikal açı (θ) ve mesane boynu pozisyonu (X ve Y eksenleri) değerlendirilmiştir. Tüm ölçümler tek gözlemci tarafından gerçekleştirilmiştir. BULGULAR: Gruplar yaş, boy, kilo, vücut kitle indeksi, fetal tahmini ağırlık ve doğum ağırlığı açısından karşılaştırılabilir nitelikte bulunmuş; yalnızca doğum haftası Grup 2'de anlamlı düzeyde daha düşük saptanmıştır (p=0,004). Tüm hastaların stres testi negatif olup dijital kas gücü dağılımı açısından gruplar arasında anlamlı fark bulunmamıştır (p=0,398). UDI-6 ve IIQ-7 anket skorları da gruplar arasında benzer bulunmuştur (sırasıyla p=0,129 ve p=0,997). Transperineal ultrasonografi parametrelerinde —istirahat ve Valsalva ölçümleri ile Valsalva-istirahat fark değerleri (Δ) dahil— gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (tümü için p>0,05). Grup içi Wilcoxon analizinde her iki grupta da Valsalva manevrası ile posterior üretrovezikal açı (β) ve mesane boynu Y ekseninde anlamlı değişim gözlenmiştir (p<0,001). 9 SONUÇ: Bu çalışmada, aktif doğum fazına maruziyet ile travay başlamadan gerçekleştirilen sezaryen arasında postpartum 6–8. haftada transperineal ultrasonografi parametreleri, stres testi, dijital kas gücü ve üriner inkontinans anket skorları açısından anlamlı bir fark saptanmamıştır. Bulgular, sezaryen doğumlarda travay sürecine maruziyetin erken postpartum pelvik taban fonksiyonu üzerindeki etkisinin sınırlı olduğunu düşündürmekte ve sezaryenin kısa vadede pelvik taban koruyucu etkisine dair mevcut literatür bulgularını desteklemektedir. Uzun dönem takip çalışmaları, aktif doğum eyleminin pelvik taban üzerindeki geç dönem etkilerinin aydınlatılması açısından önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Stres üriner inkontinans, transperineal ultrasonografi, pelvik taban, sezaryen, postpartum, primipar