Hemodiyaliz hastalarında intradiyalitik hipotansiyon sıklığı, serum ozmolaritesi ve elektrolitlerle ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KONYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ŞAYESTE AKKAN EREN

Danışman: İbrahim GÜNEY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Kronik böbrek hastalığı (KBH) tüm dünyada ve ülkemizde oldukça sık görülen önemli bir morbidite ve mortalite sebebidir. Tüm dünyada KBH oranı %10-16 arasında değişmektedir. Son dönem böbrek yetmezliği gelişen hastalarda renal replasman tedavisi uygulanmaktadır. Son dönem böbrek yetersizliği olan hastalarda renal replasman tedavileri; hemodiyaliz, periton diyalizi veya renal transplantasyondur. Hemodiyalize alınan hastalarda ise bir takım komplikasyonlar görülebilmektedir. Hemodiyalizin akut komplikasyonlarından olan intradiyalitik hipotansiyon %20-30 oranında görülmektedir. Bu da hastaların yaşam kalitesini ve tedaviye uyumunu kötü yönde etkilemektedir. Bizim bu çalışmadaki amacımız intradiyalitik hipotansiyonun (IDH) serum elektrolitleri ve ozmolaritesi ile ilişkisini belirlemek ve buna yönelik önlemlerin alınmasını sağlamaktır. Materyal ve Metod: Bu prospektif çalışma Sağlık Bilimleri Ünüversitesi Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Diyaliz Ünitesinde takipli rutin diyalize giren, son dönem böbrek yetmezliği olan 94 hasta ile yapılmıştır. Tüm hastalarda diyalizat ısısı 36,5°C, diyalizat sodyum (Na+1) değeri 138 meq/l, potasyum (K+1) 2meq/l, kalsiyum (Ca+2) 1,5mg/dl, magnezyum (Mg+2) 0,50 mmol/l olacak şekilde hemodiyalize alındı. Hastaların 4 saatlik diyaliz süreleri boyunca 15 dakika ara ile tansiyon arteryel düzeyleri ambulatuvar kan basıncı monitorizasyonu (AKBM) ile yapıldı. Hastaların diyaliz başlangıcı ile ikinci ve dördüncü saatlerinde; serum ozmolaritesi, glikoz, Na+1, K+1, Ca+2, Mg+2 ve üre düzeylerine bakıldı. Ayrıca düzeltilmiş Ca+2 değerini hesaplamak için diyaliz başlangıcında bir kez albumin düzeyine bakıldı. Çalışmanın istatistiksel analizi SPSS 19.0 paket programı kullanılarak yapıldı. Bulgular ve tartışma: Çalışmaya toplam 66 kronik böbrek yetmezliği hastası dahil edildi. Bunlardan 32 (%48) tanesi bayan ve 34 (%52) tanesi erkek hasta idi. Hastaların 26'sı (%39) sabah seansı, 33'ü (%50) öğlen seansı ve 7'si (%11) akşam seansı hastası idi. Toplam 66 hastanın 29'unda (%44) hipotansiyon tespit edilirken, 37 (%56) tanesinde hipotansiyon tespit edilmedi. IDH olan hastalarda başlangıç glikoz ortalamaları 188,03±124,53mg/dL iken hipotansiyon olmayan vakalarda 123,32±56,92 mg/dL ölçülmüştü. 2.saat ve 4.saat ölçümleri gruplar içerisinde düşme gösterdi ve gruplar arasında anlamlı düzeyde farklılık vardı. Bunun dışında yalnızca 4.saat Mg+2 ölçümleri arasında anlamlı farklılık bulundu. Hipotansiyon olan hastalarda Mg+2 değeri (1,96 mg/dL) olmayan hastalara göre (1,88 mg/dL) biraz daha yüksekti. Aynı zamanda hipotansiyon olan vakalarda antihipertansif ilaç kullanımı oranı da yüksek olduğundan gruplar ile ilaç kullanımı durumu ilişkili bulundu. Sonuç: Sonuç olarak; IDH'na neden olan en önemli faktörün antihipertansif kullanılması olduğunu belirledik. Bununla birlikte hastaların kan glukoz düzeyinin yüksek olması bir başka ifadeyle tokluk hali, IDH'na katkıda bulunan bir başka önemli faktördür. Ayrıca daha önceki çalışmalarda bildirilen serum ozmolaritesinin IDH'na anlamlı bir etkisi olduğu görüşünün doğru olmadığını gözlemledik. Anahtar Kelimeler: Kronik böbrek hastalığı, hemodiyaliz, intradiyalitik hipotansiyon