Lokal ileri neoadjuvan tedavi alan meme kanserli hastalarda radyolojik olarak ölçülen sarkopeninin tedavi yanıtına olan etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖZGE DENİZ KARACA

Danışman: Mustafa YILDIZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Onkoloji hastalarında ortaya çıkan sarkopeni hastaların sağkalımı ve tedavi yan etkileri üzerine önemli etkilere sahiptir. Yapılan son çalışmalarda meme kanseri hastalarında sarkopeninin kötü prognostik gösterge olduğu, sarkopenik hastalarda toplam sağkalım süresinin azaldığı gösterilmiştir. Çalışmamız neoadjuvan kemoterapi alan lokal ileri meme kanserli hastalarda radyolojik olarak sarkopeni ölçümüne bakarak tedavi yanıtına etkisini öngörebilmeyi amaçlamaktadır. Yöntem: Çalışmaya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Kliniğinde 2015-2021 tarihleri arasında tedavi görmüş meme kanserli hastalar dahil edildi. Hastaların geçmiş PET-CT görüntülerinden kemoterapi öncesi ve sonrası sarkopeni ölçümleri incelendi, patoloji raporları tarandı. Hastaların sarkopeni ölçümleri ile bu veriler karşılaştırılarak sarkopeninin sağkalım ve hastalığın prognozunu öngörmedeki yeri saptandı. Bulgular: Çalışmaya alınan 226 kadın hastanın yaş ortalaması 50,0±11,5'tir. Hastaların %55,8'i postmenopozal dönemdedir ve %72,6'sı kilolu veya obezdir. Hastaların neoadjuvan kemoterapi öncesinde ve sonrasında hem sağ hem sol PMA değerleri ölçülmüştür. Başlangıç PMA değer ortalaması 502,8±118,0 mm 2 iken kemoterapi sonrası ortalama PMA değeri 454,3±115,1 mm 2 olarak ölçülmüştür. PMA değerlerine göre yapılan sarkopeni gruplamasında hastaların başlangıçta %24,8'inde; neoadjuvan kemoterapi sonrasında ise %40,7'sinde sarkopeni olduğu saptanmıştır. Neoadjuvan kemoterapi öncesi sarkopeni saptanmayan 45 hastada tedavi sonrası sarkopeni geliştiği gözlenmiştir. Tedavi öncesi sarkopeni olarak değerlendirilen 9 hastada ise tedavi sonrasındaki ölçümlerde sarkopeni durumunun düzeldiği görülmüştür. Sarkopeni hasta sayısında neoadjuvan kemoterapi sonrası artış istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,001) . Başlangıçta ve post-nac sarkopenisi olan hastalar arasında yaşam yılı ve hastalıksız yaşam yılı arasındaki ilişki varlığı değerlendirilmiştir. Sağkalım süreleri ise başlangıçta sarkopenisi olanlarda 6,9 (%95 GA 6,3-7,5), post-NAC sarkopeni gelişen hastalarda 7,1 (%95 GA 6,3-7,9) yıldır. Sonuç: pre-NAC ve post-NAC sarkopeni ile neoadjuvan tedaviye yanıtın en önemli belirteci olan pCR arasında çalışmamızda istatistiksel bir ilişki görülmemiştir. Ancak; VKİ 30 ve üzeri olan hastalarda NAC öncesi ve sonrası sarkopeninin istatistiki olarak anlamlı şekilde fazla olduğu ve post-NAC süreçte bu durumun daha da belirgin hale geldiğini saptadık. Bulduğumuz diğer bir sonuç ise nükssüz sağkalım ve genel sağkalımın sarkopenik durumdan etkilenmediği idi. Anahtar kelimeler: Meme kanseri, sarkopeni, neo-adjuvan kemoterapi