Küçük hücreli dışı akciğer kanseri nedeniyle uygulanan neoadjuvan protokollerinin postoperatif morbidite, mortalite ve sağkalıma etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL YEDİKULE GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÇAĞRI CEMALLER

Danışman: Hasan AKIN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Evre III KHDAK hastalarında cerrahi tedavi olmaksızın sağkalım oranı oldukça düşüktür. KHDAK tedavisinde cerrahi tedavi en iyi tedavi seçeneği olmasına karşın tanı konulduğu anda bu hastaların sadece %25 kadarı cerrahi tedavi için uygun evrede bulunmaktadır. Tümör invazyonu ve hastalığın lenf nodu tutulumu cerrahi tedavi şansı verilemeyen hastaların neoadjuvan tedavi sonrası hastalığın evresinin gerilemesiyle cerrahi tedavi şansı yakalamaktadır. Çalışmamızın amacı neoadjuvan tedavi sonrası uygulanan cerrahi prosedürden oluşan multimodaliter tedavi uygulanan hastaların morbidite, mortalite ve sağkalım oranlarının belirlenmesi ve protokollerin sonuçlarının karşılaştırılmasıdır. Materyal ve Metod: Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Cerrahi kliniği ve Tıbbi Onkoloji Kliniklerinde, 01.01.2008 ve 01.01.2017 tarihleri arasında KHDAK nedeniyle neoadjuvan tedavi sonrası opere edilen 48 hasta incelendi. Veriler, bu hastalar için prospektif olarak oluşturulmuş veri setinden retrospektif olarak analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 48 hastanın yaş ortalaması 56,25 (49-72) ve cinsiyet dağılımı 7 kadın, 41 erkek hasta şeklindedir. Tümör invazyonu nedeniyle neoadjuvan tedavi uygulanıp tümör invazyonu geriledikten sonra ameliyat edilen hastalar (21 hasta) ile hastalığın lenf nodu tutulumu nedeniyle neoadjuvan tedavi uygulanıp lenf nodu tutulumu olmadığı kanıtlandıktan sonra ameliyat edilen hastalar (27 hasta) arasında sağkalım açısından istatistiksel anlamlı bir fark saptanmamaıştır (p=0,902). Hastalara uygulanan rezeksiyon türleri, pnömonektomi, lobektomi ve lobektomi ile beraber yapılan göğüs duvarı rezeksiyonlarını kapsamaktadır. 48 hastanın 26 (%54)'sına lobektomi, 16 (%33)'sına lobektomi ile beraber göğüs duvarı rezeksiyonu ve 6 (%13)'sına pnömonektomi uygulanmıştır. Uygulanan cerrahinin hastaların sağkalımına istatistiksel olarak etki etmediği saptanmıştır (p=0.124). Hastaların tümör histopatolojisi karşılaştırıldı ve sağkalıma olan etkileri değerlendirildi. Tümör histopatolojisi skuamöz hücreli karsinom olanlarda adenokarsinom olanlara göre sağkalım istatistiksel olarak anlamlı olarak yüksek tespit edildi (p=0.034). Hastalar 7. TNM'ye göre evrelendirilmiş olup hastaların neoadjuvan öncesi 12 tanesi T2, 29 tanesi T3 ve 7 tanesi T4 evresinde idi. Neoadjuvan sonrası cerrahi tedavi uygulanan hastalar patolojik evrelemesine göre 22 tanesi T0, 10 tanesi T1, 5 tanesi T2, 11 tanesi T3 evresinde oldukları tespit edildi. cT ve pT skorlarındaki değişim istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0,001). Hastaların neoadjuvan öncesinde 18 tanesi N0 ve 30 tanesi N2 evresindeyken neoadjuvan tedavi sonrası cerrahi uygulanan hastaların 39 tanesi N0, 3 tanesi N1 ve 6 tanesi N2 idi. cN ve pN skorlarındaki değişim istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0,001). Hastalara uygulanan neoadjuvan tedavi protokolleri yalnızca kemoterapi (17 hasta) ve kemoradyoterapi (31 hasta) tedavilerini içermektedir. İki tedavi protokolü arasında sağkalıma etkisi açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark izlenmemiştir (p=0.330).