Maternal serum Human Epididymis Protein-4 (HE-4) düzeylerinin fetal büyüme kısıtlılığı ile ilişkisi ve fetal büyüme kısıtlılığına bağlı gelişen perinatal sonuçları öngörmedeki rolü
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ELİF DİLA TAŞTI YILMAZ
Danışman: İbrahim POLAT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, maternal serum HE4 düzeyleri ile fetal büyüme kısıtlılığı arasındaki olası ilişkiyi değerlendirmek ve HE4'ün fetal büyüme kısıtlılığına bağlı gelişebilecek perinatal sonuçları öngörmedeki klinik değerini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu kesitsel vaka-kontrol çalışması, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'nde izlenen 18–40 yaş aralığında, tekil gebeliği bulunan toplam 134 gebe üzerinde yürütülmüştür. Çalışma grubunu fetal büyüme kısıtlılığı (FBK) tanısı alan 69 gebe, kontrol grubunu ise gebelik haftasına uygun fetal gelişim gösteren 65 gebe oluşturmuştur. Tüm katılımcılardan doğum öncesi yatışında tedavi uygulanmadan venöz kan örnekleri alınmış ve maternal serum HE4 düzeyleri ELISA yöntemiyle ölçülmüştür. Demografik veriler, obstetrik öykü ve doğum sonrası perinatal sonuçlar hasta dosyalarından elde edilmiştir. Gruplar arası karşılaştırmalarda uygun parametrik ve non-parametrik testler kullanılmış, istatistiksel anlamlılık p 32. gebelik haftası) FBK alt gruplarında tutarlı şekilde izlenmiştir. Maternal serum HE4 düzeyleri ile yenidoğan doğum ağırlığı arasında pozitif yönde anlamlı bir korelasyon saptanmış; HE4 düzeyi azaldıkça doğum ağırlığında belirgin düşüşler gözlenmiştir. Maternal serum HE4 düzeylerinin small for gestational age (SGA) bebekleri öngörme gücü ROC analizi ile değerlendirilmiştir. HE4 için belirlenen 1721,3 pg/mL cut-off değeri için duyarlılık %62,5 ve özgüllük %62,7 olarak saptanmış; eğri altında kalan alan (EAA) 0,670 olup istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0,001). FBK grubunda ortalama doğum haftası ve yenidoğan doğum ağırlığı kontrol grubuna göre anlamlı derecede daha düşük bulunmuştur (p<0,001). Yalnızca FBK grubunda doğum ağırlığı 10. persentilin xiii altında olan SGA bebekler izlenmiş; kontrol grubunda SGA olgusuna rastlanmamıştır (p<0,001). Beşinci dakika Apgar skoru FBK grubunda anlamlı derecede daha düşük saptanmış olmakla birlikte, birinci dakika Apgar skoru ve yenidoğan yoğun bakım ünitesi yatış gereksinimi açısından gruplar arasında anlamlı fark gözlenmemiştir. Sonuç: Bu çalışma, fetal büyüme kısıtlılığı tanısı alan gebelerde maternal serum HE4 düzeylerinin anlamlı derecede azaldığını ve HE4 düzeylerinin yenidoğan doğum ağırlığı ile pozitif yönde ilişkili olduğunu göstermiştir. ROC analizi sonuçları, HE4'ün SGA bebekleri öngörmede orta düzeyde tanısal performansa sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, maternal HE4 düzeylerinin kısa dönem perinatal sonuçları öngörmede sınırlı bir değere sahip olduğu görülmüştür. Maternal serum HE4 ölçümü, fetal büyüme kısıtlılığına yönelik risk değerlendirmesinde tamamlayıcı bir biyobelirteç olarak potansiyel taşısa da, klinik kullanımının netleştirilebilmesi için daha geniş örneklemli ve prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Fetal büyüme kısıtlılığı, HE4, maternal biyobelirteç, perinatal sonuçlar, doğum ağırlığı, Apgar skoru, gebelik komplikasyonları