Kronik böbrek hastalığında tiroid nodüllerinin sitopatolojik incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERVE POLAT ONMAZ

Danışman: Yücel ARMAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Tiroid nodülleri tiroid bezine ait toplumda yaygın görülen bir patolojidir. Bu nodüllerin klinik önemi yaklaşık %5 civarında malignite riski taşımalarıdır. Tiroid stimülan hormon (TSH) reseptör hiperaktivasyonu nedeniyle tiroid bezinin hiperfonksiyonu, nodül oluşumunda etkili mekanizma gibi görülse de tiroid nodülüne sebep olan tüm mekanizmalar henüz aydınlatılmamıştır. Yapılan bazı çalışmalarda son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) olan hastalarda tiroid nodülü ve bu nodüllerden kanser gelişme riskinin 3 kat arttığı gösterilmiş, ancak mekanizması tam olarak anlaşılmamıştır. Bu çalışmada, erken evrelerden itibaren kronik böbrek hastalığında (KBH) tiroid nodüllerinin malignite riskinde artış olup olmadığının ortaya koyulması amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Ocak 2020-Aralık 2022 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Polikliniği'ne ayaktan başvuran ve tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) yapılan 18 yaş üzeri hastalar retrospektif olarak değerlendirildi. Veriler hastane otomasyon sisteminden elde edildi. Dahil edilme ve hariç tutulma kriterleri göz önüne alınarak 900 hasta çalışmaya alındı. Hastaların yaş, cinsiyet, diyabetes mellitus (DM) ve hipertansiyon (HT) gibi ek hastalık varlığı, tiroid ultrasonografi (USG) bulguları, tiroid İİAB patoloji verileri, biyokimyasal parametreler olarak; üre, kreatinin, glomerüler filtrasyon hızı (GFR), TSH, serbest T3 (sT3), serbest T4 (sT4), anti tiroid peroksidaz antikor (anti TPO) değerleri kaydedildi. Hastalar GFR>90ml/dk ve GFR 0,05). İki grup arasında yaş, cinsiyet, DM ve HT varlığı açısından anlamlı farklılık saptanmış (p 0,05), sT3 düzeyi ise KBH olan grupta anlamlı düşük bulunmuştur (p<0,05). Nodüllerin USG bulgularını değerlendirdiğimizde iki grup arasında nodül en, boy, en/boy, parankim yapısı, ekojenite, vaskülarite ve kalsifikasyon açısından anlamlı farklılık saptanmamıştır (p<0,05). SONUÇ: KBH olan hastalarla sağlıklı popülasyon arasında tiroid nodülünden kanser gelişme riski arasında anlamlı ilişki saptanmamıştır. Geniş vaka grupları ile yapılacak prospektif çalışmalarla bu ilişkinin değerlendirilmesi daha sağlıklı olacaktır. Anahtar Kelimeler: Tiroid nodülü, kronik böbrek hastalığı, tiroid malignitesi