Kolorektal kanserler için yeni bir tanısal belirteç olarak serum AMDL DR-70 seviyelerinin önemi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. ABDURRAHMAN YURTASLAN ONKOLOJİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SERDAR SARIDEMİR

Danışman: Lütfi DOĞAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

GİRİŞ Fibrin yıkım ürünleri (FYÜ) bir pıhtının parçalanması sırasında ortaya çıkan maddelerdir. Tümör hücrelerinden doğrudan salgılanan birçok lokal ve sistemik etkili, plazminojen aktivatoru, plazmin ve trombin gibi fibrinogenez ve fibrinolizi doğrudan başlatan enzimler bulunmaktadır. Malign hücrelerden yüksek miktarda plazminojen aktivatorü salgılanmakta ve lokal fibrinolizisin kaynağını oluşturmaktadır. Bu plazminojen aktivatorü salgısının kanser için prognostik değeri olduğu görülmektedir. Lokal fibrinolizis ile ortaya çıkan fibrin yıkım ürünlerinin anjiogenez, kemoatraksiyon ve antienflamatuar aktiviteleri bulunmaktadır. Malignite tanılı hastaların plazmasında fibrin yıkım ürünlerinin arttığı yapılan çalışmalarla ortaya konmuştur. AMDL-ELISA DR-70 testi, fibrin yıkım ürünlerini ölçen bir testtir. Bu test yeni bir biyobelirteç olarak onkoloji alanında kendine kullanım alanı bulabilir. Kolorektal kanserler, tanı, takip ve tedaviye yanıt ve rekürrens durumlarında cerrahi girişim kararı verme anlamında tümör belirteçlerinin en faydalı olduğu kanser grubudur. Tümör belirteçleri, kolon kanserin tanı ve tedavi aşamalarında rutin olarak kullanılır. Günümüzde yeni moleküler tümör belirteçleri daha yüksek sensitivite ve güvenilirlikle kullanım alanı bulmaya başlamıştır. AMAÇ Bu çalışmanın amacı; kolorektal kanser tanılı hastalarda AMDL-ELISA DR-70 testinin bir tümör belirteci olarak potansiyel yerinin belirlenmesidir. Tanı ve takipte kullanılan diğer biyobelirteçlerle karşılaştırılarak preoperatif tanı aşamasında klinik kullanımdaki yerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. MATERYAL VE METOD Eylül 2017 – Haziran 2018 tarihleri arasında Genel Cerrahi Kliniğine başvuran hastalar arasında, Genel Cerrahi endoskopi ünitesinde total kolonoskopisi yapıldıktan sonra (çekum tabanı görülecek şekilde) kolorektal alanda tümör görülerek yapılan biyopsi neticesinde adenokarsinom tanısı alan hastalar çalışma grubunu oluşturdu. Endoskopi ünitesinde total kolonoskopisi yapılan ve kolorektal alanda tümöre rastlanmayan bireyler kontrol grubunu oluşturdu. Çalışma grubundaki hastaların patoloji sonuçları çıktığında, gönüllü bireylerin ise kolonoskopi işlemi bittiğinde, hastalardan aydınlatılmış onam formları alındıktan sonra endoskopi ünitesi kan alma biriminde venotomi yapılarak 2 adet biyokimya tüpüne 5'er ml venöz kan örneği alındı. Kan tüplerinin biri rutin biyokimya CA19-9 ve CEA seviyeleri çalışılmak üzere biyokimya laboratuvarına gönderildi. Diğer tüpteki kan örneği biyokimya laboratuarında en geç 4 saat içinde santrifüj edildikten sonra jel serum seperatörleri içeren silikonize tüplerde -80 derecede muhafaza edildi. Serumdaki fibrin yıkım ürünlerinin derişim ölçümü 450 nanometrede spektrofotometrik absorbans ölçümü ile gerçekleştirildi.. Gönüllü kontrol grubunun yaş, boy, kilo, cinsiyet gibi demografik ve klinik özellikleri kaydedildi. Çalışma grubundaki hastaların tümör özellikleri, radyolojik ve patolojik evreleri, demografik ve klinik özellikleri kaydedildi. BULGULAR Çalışma grubunda 95 hasta ve kontrol grubunda 51 sağlıklı, gönüllü birey yeraldı. Kolorektal kanserli(KRK) hastalarda DR-70 düzeyinin cut-off değerini 1,69 𝜇g/mL olarak bulundu. Bu değeri için sensivite %47 ve spesifite %88 olarak hesaplandı. CA19-9 değerinin sensivitesi %30 spesifitesi %85 olarak bulunurken, CEA değerininin sensivitesi %20 iken spesifitesi %92 olarak hesaplandı DR-70'in kolorektal kanserli hastalarda, CEA ve CA19-9'a göre daha spesifik olduğunu saptandı. SONUÇ Sonuç olarak DR-70 titrasyon sonuçları, 1,69𝜇g/mL cut-off değer için %47 duyarlılık ve %88 özgüllük değerleri ile kanser ve kontrol grupları arasında istatiksel olarak anlamlı ölçüm farkı ile KRK tanılı hastaları, sağlıklı kontrol grubundan ayırmada etkin bulunmuştur. Serum DR-70 in kantitatif ölçüm değerleri ile tümör evresi doğru ilişkili olarak saptanmıştır. DR-70'in tümör yükü ile doğru ilişkisinin bulunması preoperatif dönemde DR-70 seviyelerine göre tedavi ve takip program ve prosedürlerinin şekillenmesine katkı sağlayabilir. Anahtar kelimeler: DR-70, Fibrin Yıkım Ürünleri, Kolorektal Kanserler