Kolposkopik biyopside yüksek grade servikal intraepitelyal neoplazi saptanan hastalarda konizasyon sonrası yüksek grade servikal intraepitelyal neoplazi yokluğu
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA TIP FAKÜLTESİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERYEM BETÜL YILDIRIM
Danışman: Mehmet Ali NARİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çalışmamızda kolposkopik biyopside yüksek dereceli servikal intraepitelyal neoplazi (HSIL, CIN2, CIN3, CIN 2-3) saptanan ancak terapötik konizasyon sonrası yüksek dereceli lezyon bulunmayan hastaların demografik, özelliklerinin; HPV DNA genotip dağılımlarının, smear sonuçlarının ve konizasyon sonrası kontrol kolposkopi bulgularının gerileme (regresyon), persistans (sebat etme) veya progresyon(ilerleme) açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız, 1 Ocak 2019 - 1 Ocak 2024 tarihleri arasında kliniğimizde kolposkopik biyopsi ile HSIL tanısı alan ve konizasyon sonrasında yüksek dereceli lezyon saptanmayan 89 hastayı kapsamaktadır. 18 yaş üstü, HPV pozitif ve konizasyon sonrası kontrol kolposkopisi yapılmış olgular dahil edilmiştir. Veriler elektronik kayıt sistemi ve hasta görüşmeleri ile elde edilmiştir. Hastaların yaşı, vücut kitle indeksi (VKİ), parite, eğitim düzeyi, aylık gelir seviyeleri, kronik hastalık varlığı, geçirilmiş cerrahi işlemler, kontrasepsiyon tercihleri, HPV aşılanma durumu ve HPV DNA genotip özellikleri kaydedilmiştir. Kolposkopi, standardize protokollerle iki jinekolojik onkoloji yan dal asistan doktoru tarafından yapılmış; asetik asit uygulanarak şüpheli alanlardan biyopsi alınmıştır. Histopatolojik incelemeler hastanemiz Patoloji Anabilim Dalı'nda değerlendirilmiş, HSIL saptanan olgulara konizasyon uygulanmış, konizasyonda yüksek derece lezyon saptanmayan hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Tüm olgularda konizasyon sonrası 6. ayda kontrol kolposkopi yapılmıştır. Patoloji raporları güncel Bethesda sistemi referans alınarak LSIL (CIN1) ve HSIL (CIN2 ve üstü) ayrımı ile standardize edilmiştir. Bulgular: Çalışmadaki 89 hastanın ortalama yaşı 43.0 ± 9.4 yıl, ortalama VKİ'si 26.2 ± 4.5 kg/m² olup, %40.4'ünde kronik hastalık saptanmıştır. Hastaların %78.7'si multipar, %75.3'ü düşük gelir düzeyindedir. HPV genotip dağılımında en yaygın tip %56.18 ile "HPV diğer" iken, HPV16 pozitifliği %22.47 oranındadır. Toplam 54 hastanın smear sonuçları mevcut olup %59.3'ünde normal, %9.3'ünde ASCUS, %9.3'ünde LSIL ve daha sonrasında sırasıyla ASC-H (%3.7), HSIL (%1.9) ve Atipik Glandüler Hücre (%1.9) tespit edilmiştir. Konizasyon sonrası patolojik incelemelerde %62.9 LSIL, %37.1 benign bulgu saptanmış; kontrol kolposkopide ise %62.9 benign, %33.7 LSIL, %2.2 HSIL, %1.1 AdenoCa in situ tespit edilmiştir. HPV aşılanma oranı %23.6'dır. Kontrol kolposkopide lezyonların gerilediği olgularda "HPV diğer" en sık görülen tiptir (%56.98). Sonuç: Konizasyon sonrası yüksek derece lezyonu olmayan hastalarda HPV enfeksiyonu sıklıkla diğer yüksek riskli tiplerle ilişkili bulunmuş, düşük sosyoekonomik durum ve kronik hastalık varlığı persistan veya progresif lezyon olasılığını artırabilmiştir. Bu sonuçlar, takip ve tedavi planlaması açısından önem taşımaktadır.