Femur boyun kırığı sebebı̇yle hı̇pobarı̇kspı̇nal anestezı̇ altında proksı̇mal femur çı̇vı̇leme (PFN) cerrahı̇sı̇ uygulanan gerı̇atrı̇k hastaların kırılganlık derecelerı̇nı̇n postoperatı̇f morbı̇dı̇te ve mortalı̇te ı̇le ı̇lı̇şkı̇sı̇nı̇n araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL FATİH SULTAN MEHMET SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AHMET TAŞÇI
Danışman: Süheyla ABİTAĞAOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Sağlık hizmetlerinin ve beslenme durumlarının iyileşmesi, doğum oranların düşmesi, doğumda beklenen yaşam süresinin uzaması gibi durumlar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaşlı nüfusta artışı beraberinde getirmiştir. Artan yaşlı nüfusla birlikte bu hasta grubuna ait özellikler ve klinik durumlar da daha fazla önem kazanmıştır. Geriatrik hasta grubunda kırılganlığın ölçümü ve derecesinin belirlenmesi, farklı hasta gruplarında prognoz tayininde önemli bir yer tutmaktır. Kırılgan hastaların azalan rezervle birlikte, anestezi ve cerrahi müdehalelere direnci de azalmaktadır. Biz de bu çalışmamızda, geriatrik hasta grubunda sık rastalanan kalça kırığı ameliyatlarında tek taraflı hipobarik anestezinin avantajlarını göstermeyi, kırılganlığa sebep olan klinik durumları ortaya koymayı ve kırılganlık durumuna göre hastaların postoperatif süreçteki mobilizasyon, morbidite ve mortalite durumlarını karşılaştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntemler: Etik kurul onayı alındıktan sonra (FSMEAH-KAEK 2022/112) 01 Kasım 2022 - 31 Ocak 2023 tarihleri arasında tek taraflı hipobarik spinal anestezi altında PFN cerrahisi geçiren 65 yaş üstü 80 hasta çalışmaya dahil edildi. Preoperatif değerlendirme sırasında Edmonton Kırılganlık Skoru 0-7 arasındaki kırılgan olmayan hastalar Grup I; 8-17 arasındaki kırılgan hastalar ise Grup II olarak sınıflandırıldı. Hastaların preoperatif ortalama kan basıncı, kalp atım hızı, oksijen saturasyonu, albümin değerleri kaydedildi. Tüm hastalara ameliyat salonuna geldiğinde EKG, SpO2ve invaziv kan basıncı monitörizasyonu yapıldı. Ameliyat öncesi hipobarik spinal anestezi uygulandı. Hasta ihtiyacına göre 22G ya da 25G Quincke iğne kullanılarak; 10 mg izobarik bupivakain, 40 mcg fentanil ve 1,2 ml distile sudan oluşan 4 ml hipobarik bupivakain solüsyonunun 3 ml'si intratekal olarak verildi. Peroperatif süreçte 15 dk da bir ortalama arteryel kan basıncı, SpO2 ve kalp atım hızı, hemodinamik değişiklikler, kanama miktarı, kan transfüzyonu ve vazopressör ihtiyacı; postoperatif süreçte ise ağrı skoru, bulantı kusma varlığı ve mobilizasyon zamanı takip edildi ve kaydedildi. Tüm hastalarda postoperatif süreçte toplam hastane kalış süresi, mobilizasyon süresi ve hastane içi mortalite oranı kaydedildi. Taburculuk sonrası yapılan telefon görüşmeleri ile postoperatif 1. 3. ve 6. ayda hastaların mortalite ve ek morbidite durumları kontrol edilerek kaydedildi. Yeni gelişen hastalık, cerrahiye bağlı komplikasyonlar, tekrar hastane yatışı, morbidite ve varsa mortalite durumları takip edilerek kaydedildi. Bulgular: Gruplar arasında yaş ortalaması dışında demografik veriler açısından fark tespit edilmedi. Grup I'deki hastaların preoperatif serum albümin değeri Grup II'deki hastalardan anlamlı olarak daha yüksekti. Peroperatif süreçte Grup II'de hem hipotansiyon gelişimi hem de vazopressör kullanım oranı Grup I'den daha yüksek bulundu. Grup I'deki hastaların postoperatif süreçte mobilize olma oranı daha fazla, mobilize olma süresi ise Grup II'den daha kısa idi ve YBÜ yatış süresi de daha kısaydı. Grup II'de postoperatif komorbidite gelişim oranı Grup I'den yüksek bulundu. Olguların postoperatif 90 ve 180. günlerdeki komorbidite gelişim oranları arasında ise istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamakla birlikte Grup II'de daha yüksekti. Hastane içi, postoperatif 90. ve 180. günlerdeki mortalite oranları da Grup II'de daha fazlaydı. Sonuç: Çalışmamızda hipobarik spinal anestezi ile PFN operasyonu geçiren hastalarda kırılgan grupta postoperatif morbidite ve mortalite gelişimi daha yüksek oranda bulundu. Ayrıca peroperatif dönemde kırılgan olmayan grubun hemodinamik anlamda daha stabil seyrettiği gözlendi. Kırılgan grupta YBÜ yatış süresi daha uzun; mobilize olabilen hasta sayısı daha az, mobilize olma süresi daha geç bulundu. Biz, kırılganlığın postoperatif süreçte hasta prognozunda etkili olduğunu ve cerrahi işlemlere dirençte etkili önemli bir parametre olduğunu düşünmekteyiz. Anahtar Kelimler: Anestezi, Spinal, Kırılgan Yaşlı, Femur Kırıkları, Mortalite