Meme kanseri cerrahisinde pektoral sinir bloğu ve serratus posterior superior interkostal plan bloğunun analjezik etkinliği; Randomize, prospektif, kontrollü çalışma
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YUNUS EMRE SONGUR
Danışman: Nilgün KAVRUT ÖZTÜRK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Postoperatif ağrı ve komplikasyonlar, meme kanseri cerrahisinde önemli bir sorun olmaya devam etmektedir. Rejyonal anestezi teknikleri, ameliyat sonrası ağrı ve komplikasyonlar üzerindeki olumlu etkilerinin anlaşılması sonrasında giderek daha fazla tercih edilmeye başlanmıştır. Özellikle interfasyal plan blokları başta olmak üzere çok sayıda teknik tanımlanmış olsa da etkinlik ve güvenilirlik açısından ideal tekniğin arayışı devam etmektedir. Pektoral sinir bloğu II (PECSII) rutin pratiğimizde tercih edilen, etkinlik ve güvenlik profili iyi bilinen bir tekniktir. Son zamanlarda, ikinci ve üçüncü kostal seviyelerde serratus posterior superior ve interkostal kaslar arasındaki düzlemi hedefleyen serratus posterior süperior interkostal plan (SPSIP) bloğu tanımlanmıştır. Bu çalışmanın amacı, randomize kontrollü bir çalışma tasarımında meme kanseri cerrahisi geçiren hastalarda PECSII ve SPSIP bloklarının perioperatif sonuçlarını karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu randomize kontrollü çalışma Antalya Eğitim Araştırma Hastanesi'nde planlandı, etik kurul onayı (Karar No:1340 Tarih:26.12.2024) alındı. Çalışma ayrıca https://clinicaltrials.gov (NCT07001657) platformuna kaydedildi. Çalışmaya 18-65 yaş arası, ASA I-III, meme kanseri cerrahisi geçirecek hastalar dahil edildi. Ön çalışma sonucunda 0.90 güç ile çalışmaya dahil edilmesi gereken minimum hasta sayısı 94 olarak hesaplandı, 115 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalar randomize edilerek (https://www.randomizer.org); PECS grubu (n:57) ve SPSIP grubu (n:58) olarak ayrıldı. Her iki gruba da operasyondan 30 dk önce blok uygulaması yapıldı. Hastalara 30 ml %0,25 bupivakain uygulandı. Cerrahi işlem bitmeden 30 dk önce 15mg/kg parasetamol, 1mg/kg tramodol ve 0,15mg/kg ondansetron yapıldı. Tüm hastalara standart hasta kontrollü analjezi cihazı takıldı. Toplam opioid miktarı kaydedildi. Birincil sonlanımımız postoperatif 24 saatlik opioid tüketimi, ikincil sonlanımımız postoperatif VAS skorları olarak analiz edildi. Hastaların anestezi ve cerrahi süresi, blok uygulama süresi, iğne yönlendirme sayısı, intraoperatif ve postoperatif analjezik kullanım miktarı, ilk analjezik talep zamanı, intraoperatif xii hemodinamik veriler, postoperatif statik ve dinamik VAS skoru (1,2,6,12,24 saat), Quality of Recovery-15(QoR-15), bulantı ve kusma skorları, hasta ve cerrah memnuniyeti, hastanede kalış süresi ve blok ile ilişkili komplikasyonlar kayıt altına alındı. Bulgular: Hastaların ortalama yaşı 52,1±10,0 idi. Olguların %59,1'inin komorbid hastalığı vardı (hipertansiyon %42,6, diyabet %22,6, hipertiroidizm %11,3 vb.). PECSII ve SPSIP grupları, komorbiditeler, ASA skoru, ameliyat türü ve aksiller diseksiyon varlığı açısından benzerdi. Postoperatif ve intraoperatif opioid tüketimi gruplar arasında benzer düzeydeydi. Benzer şekilde, postoperatif VAS skorları, ilk analjezik talebine kadar geçen süre, hastanede kalış süresi, bulantı ve kusma, hasta ve cerrah memnuniyeti ve QoR-15 skorları gruplar arasında farklılık göstermemekteydi. Ancak, PECSII grubu ile karşılaştırıldığında, SPSIP grubunda blok uygulama süresi daha kısa (<0,0001), iğne yönlendirme sayısı daha azdı (p<0,001). Tartışma ve Sonuç: SPSIP bloğunun uygulama alanının operasyon bölgesinden uzak olması, işlem süresinin kısa, iğne yönlendirme sayısının az ve BMI yüksek hastalarda kolay uygulanabilir olması blok uygulama avantajı olarak görülebilir. SPSIP bloğu meme kanseri cerrahisi sonrasında PECSII bloğa benzer analjezik etkinlik ve uygulama kolaylığı ile alternatif bir blok olarak kullanılabilir.