İnek sütü alerjisi olan hastalarda solunum yolu alerjik hastalık gelişiminin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BÜŞRA DEMİRCİ

Danışman: Emine DİBEK MISIRLIOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: İnek sütü protein alerjisi (İSPA) yaşamın erken döneminde en sık görülen besin alerjisidir. İnek sütü protein alerjisi olan infantların çocukluk çağında solunum yolu alerjileri gelişimi ile ilgili veriler kısıtlıdır. Bu çalışmanın amacı, yaşamın ilk iki yılında İSPA tanısı alan hastaların İSPA oluş mekanizmasına göre çocukluk çağında solunum yolu alerjik hastalıkların gelişiminin değerlendirilmesidir. Yöntem: Çalışmaya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Alerji Kliniğinde yaşamın ilk iki yılında İSPA tanısı almış ve çalışma süresinde 5 yaşını doldurmuş olan hastalar dahil edildi. Hastaların sosyo- demografik özellikleri, İSPA klinik ve laboratuvar bulguları veri toplama formuna kaydedildi. Hastaların solunum yolu alerjik hastalık geliştirme durumları, hastaların aileler telefon ile aranarak ISAAC anketi uygulandı. Bulgular: Çalışmaya 182 (%60,5)'si erkek 301 hasta dahil edildi. Hastaların 81 (%26,9)'i IgE aracılı, 87 (%28,9)'si miks, 87 (%28,9)'si non-IgE aracılı ve 46 (%15,3)'sı birden fazla mekanizmaya sahip İSPA tanısı ile takip edilmişti. IgE aracılı İSPA tanısı ile izlenen hastalarının 81 (%73)'i ürtiker anjiyoödem, 24 (%21,6)'ü anafilaksi ve 6 (%5,4)'sı bronkospasm kliniğinde idi. Miks tip İSPA olan 120 hastanın hepsi atopik dermatit ve non IgE aracılı İSPA tanılı hastaların 8 (%6,7)'i besin protein ilişkili enterokolit sendromu (BPİES) iken 111 (%93,3)'i inek sütü ilişkili proktokolit idi. Hastaların 182 (%60,5)'sinde sadece inek sütü alerjisi var iken 119 (%39,5) hastada sütün yanı sıra en az bir besine daha alerji vardı. Hastaların 118 (%39,2)'inde yumurta, 9 (%3)'unda buğday, 7 (%2,3)'sinde fındık, 13(%4,3)'ünde fıstık, 7 (%2,3)'sinde dana eti ve 4 (%1,3)'ünde ise ceviz alerjisi eşlik etmişti. Hastaların 83 (%27,5)'ünde yaşamın ilk bir yılında, 139 (%46,1)'unda 12-24 ay arasında, 54 (%17,9)'ünde iki yaşından sonra süt tüketebilmekte idi. İSPA tolerans gelişme yaşı ortalaması 2±0,97 yıl idi. Hastalarımızın 25 (%8,3)'inde 5 yaşından sonra İSPA devam etmekteydi. ISAAC anketi göre İSPA tanılı hastalarının; 94 (%31,2)'ünde doktor tanılı alerjik rinit, 84 (%27,9)'ünde doktor tanılı astım ve 153 (%50,8)'ünde doğumdan itibaren en az bir kez hışıltı atağı vardı. Astım tanısı alma yaşı ortalama 2,89±0,88 yıl, alerjik rinit tanısı alma yaşı ortalama 4,57±0,87 yıl idi. IgE aracılı İSPA tanılı hastaların 30 (%37)'unda, miks tip İSPA tanılı hastaların 24 (%27,6)'ünde, non IgE aracılı İSPA tanılı hastaların 17 (%19,5)'sinde, birden fazla mekanizmaya sahip İSPA tanılı hastaların ise 13 (%28,3)'ünde doktor tanılı astım geliştiği görüldü. İSPA oluş mekanizmalarına göre doktor tanılı astım gelişme durumu karşılaştırıldığında istatiksel anlamlı fark saptanmadı. Sonuç: Çalışmamızda yaşamın ilk iki yılında İSPA olan hastaların %27,9'unda astım, %31,2'sinde alerjik rinit geliştiği görüldü. İSPA oluş mekanizmasına göre görülme sıklığı açısından fark bulunmadı. İSPA hastalığında alerjik yürüyüşü ve İSPA oluş mekanizmasına göre farklılığın değerlendirildiği daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.