Sefiderokolün karbapenem dirençli Klebsiella pneumoniae ve Pseudomonas aeruginosa izolatlarına karşı etkinliğinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA GÜLHANE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, TEMEL TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ILGAZ KAZAZ
Danışman: Mehmet BAYSALLAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş-Amaç: Sefiderokol (FDC), küresel ölçekte giderek artan antimikrobiyal direnç tehdidi karşısında, karbapenem-dirençli gram-negatif enfeksiyon etkenlerinin tedavisinde umut vadeden son seçenek antimikrobiyallerdendir. Siderofor özellikli bir sefalosporin olan FDC, ferrik demirle kompleks oluşturarak hücreye girer. FDC duyarlılığının belirlenmesinde karşılaşılabilecek sorunlar bulunmaktadır. Bu sorunlara çözüm üretilerek yürütülen çalışmamızın amacı, hastanemizde sık izole edilen, direnç profilleri ve tedavide karşılaşılan zorluklarla öne çıkan karbapenem-dirençli Klebsiella pneumoniae (KDKp) ve karbapenem-dirençli Pseudomonas aeruginosa (KDPa) izolatlarının henüz ülkemizde kullanıma girmemiş olan FDC duyarlılıklarının belirlenmesidir. Bu çalışmanın, rutin mikrobiyoloji laboratuvarlarında FDC duyarlılığının doğru değerlendirilmesine yönelik bir örnek teşkil edeceği düşünülmektedir. Gereç ve Yöntem: Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Laboratuvarı'na gönderilen kan kültürü ve solunum yolu örneklerinden, 2019-2024 yılları arasında izole edilmiş 181 KDKp ve 94 KDPa çalışmaya dahil edildi. İzolatlar MALDI-TOF MS (Matriks Destekli Lazer Desorpsiyon İyonizasyon-Uçuş Zamanı Kütle Spektrometrisi, Bruker Daltonics, Almanya) ile tanımlandı. Besiyeri ve etken mikroorganizma uyumsuzluklarının önüne geçebilmek amacıyla ATCC 25922 Escherichia coli ve ATCC 27853 P. aeruginosa kalite kontrol suşlarıyla agar besiyeri seçimi yapıldı. Birinci aşamada, izolatların FDC duyarlılıkları seçilen besiyerinde disk difüzyon (DD) yöntemiyle tespit edildi. İnhibisyon zon çapı ölçülürken zon içindeki üremeler (pinpoint koloniler) dikkate alındı. İkinci aşamada, teknik belirsizlik alanındaki (TBA) izolatların ComASP® Cefiderocol (Liofilchem, Italy) kitiyle saptanan minimum inhibitör konsantrasyon (MİK) değerleriyle duyarlılık durumları belirlendi. Üçüncü aşamada, dirençli saptanan izolatların ComASP® Cefiderocol kitiyle MİK değerleri belirlenerek direnç durumları doğrulandı. FDC'nin MİK testlerinde rastlanabilecek ''trailing endpoint fenomeni'' nedeniyle değerlendirme zorluklarının önüne geçmek ve objektif bir değerlendirme sağlamak amacıyla resazurin reaktifinin renk değişimine dayalı MİK tespiti yapıldı. Elde edilen tüm veriler EUCAST (European Committee on Antimicrobial Susceptibility Testing) v.16'ya göre değerlendirildi. Bulgular: İlk aşamada, DD testiyle FDC duyarlılık ve direnç oranları sırasıyla 181 KDKp izolatı için %75,1 ve %24,9, 94 KDPa izolatı için ise %89,4 ve %10,6 olarak saptanmıştır. İkinci aşamada, TBA'da yer alan 51 (%28,1) KDKp ve 8 (%8,5) KDPa izolatının tamamının MİK değerlerinin 2 µg/ml'nin altında olup duyarlı oldukları tespit edilmiştir. Üçüncü aşamada, izolatların direnç durumlarını doğrulamak amacıyla belirlenen MİK değerlerine göre, 3 (%1,7) KDKp izolatından yalnızca 1'inin (%0,6) MİK değerinin 8 µg/ml olup dirençli olduğu, diğer 2'sinin (%1,1) MİK değerlerinin 0,25 ve 0,5 µg/ml olup duyarlı oldukları saptanmıştır. DD ile FDC dirençli olan 2 (%2,1) KDPa izolatının MİK değerleri 4 µg/ml tespit edilerek direnç durumları doğrulanmıştır. Doğrulamalarla birlikte, 181 KDKp ve 94 KDPa izolatının duyarlılık oranları sırasıyla %99,4 ve %97,9, direnç oranları ise %0,6 ve %2,1 olarak saptanmıştır. 2 KDPa izolatının FDC dirençlerinin saptanması, pinpoint kolonilerin ayrıca inhibisyon zon çapları ve MİK değerlerinin tespit edilmesiyle mümkün olmuştur. Sonuç: FDC duyarlılık verilerindeki heterojenite yalnızca yöntemlerin ve sonuçların değerlendirildiği rehberlerin farklılığından değil, aynı zamanda ülkeler arası antimikrobiyal tedavi yaklaşımları ve direnç genlerinin coğrafi dağılımındaki farklılıklardan kaynaklanmaktadır. Çalışmamızda, antibiyotiğin ülkemizde rutin kullanımından önce elde edilen erken dönem verileri sunulmaktadır. DD ile ComASP® Cefiderocol kitini kombine ettiğimiz algoritmik yaklaşımımız ve resazurin destekli değerlendirmemizin, rutin mikrobiyoloji laboratuvarlarında güvenilir, maliyet etkin ve standardize sonuçlara katkı sağlayabileceğini düşünmekteyiz. Ayrıca, DD testinde rastlanabilecek pinpoint kolonilerin göz ardı edilmesi direnç fenotipinin atlanmasına yol açabileceğinden, bu bulgunun dikkatle alınması gerektiği kanaatindeyiz. Anahtar Kelimeler: Sefiderokol, ComASP® Cefiderocol, karbapenem direnci, Klebsiella pneumoniae, Pseudomonas aeruginosa