İnsula bölgesinin arteryel beslenmesinin lif diseksiyonu eşliğinde gösterilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ŞEYMA YAVUZ

Danışman: Osman TANRIVERDİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Santral çekirdek bölgesinin lateral sınırını oluşturan insula, nöroonkolojik cerrahi açıdan tüm serebrum içinde lokalizasyon olarak en önemli kesişim noktalarından birini oluşturur. Çalışmada amacımız insulanın vaskülarizasyonunu lif mikrodiseksiyon yöntemi ile inceleyerek insula ve santral çekirdek yapılarının üç-boyutlu cerrahi anatomisinin önemli perforanlar dikkate alınarak anlaşılır kılınması ve literatürde tarif edilen cerrahi yaklaşımlarda pre- ve peroperatif oryantasyonun sağlanmasına yardımcı olmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma silikon enjeksiyonlu serebrumlar üzerinde cerrahi mikroskop altında lif mikrodiseksiyonları uygulanarak yapıldı ve diseksiyonun her aşaması 3 boyutlu fotoğraf çekimi yöntemi ile görüntülendi. Bulgular: OSA dallarının insula ile ilişkisi ve santral çekirdek yapılarını besleyen perforan arterlerin orijinleri ve seyri lif mikrodiseksiyon yöntemi ile gösterildi. M1 kaynaklı lentikülostriat arterlerin (LSA) anterior perforan substansı (APS) posterolateral kısımdan perfore edip internal kapsül genu ve posterior bacağına doğru uzandığı gösterildi. Distal M1 orijinli LSA'nın daha proksimalden kaynaklanan LSA'dan anteriora yöneldiği görüldü. LSA orijinlerinin birbirine göre konumları besledikleri ak madde ve derin nükleus alanları ile ilişkilendirilemedi. Sonuç: Fonksiyonel perisylvian operkulumların derininde yerleşimi, kendine özgü nörovasküler özellikleri ve sahip olduğu multifonksiyonel yapısı nedeni ile insula ve ilişkili santral çekirdeğe yönelik cerrahi komplikasyonlara karşı oldukça açıktır. İnsula ve santral çekirdek cerrahisinde geçici ve kalıcı nörolojik defisit riskleri barındıran LSA ve/veya internal kapsülün hasarlanması esas limitasyonları oluşturmaktadır. İnsula ve santral çekirdeğin vaskülarizasyonunun lif diseksiyonu yoluyla gösterilmesi pre- ve peroperatif planlamalarda komplikasyonlardan kaçınma noktasında yol gösterici olacaktır.