Prediyabeti ve diyabeti olan hastalarda serum homosistein düzeylerinin diyabetik nefropatiyi tahmin etme yeteneği


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İLKNUR ERKURT

Danışman: Özgür ALTUN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Diyabetik nefropati hem son dönem böbrek yetmezliğinin en sık sebebi, hem de kardiyovasküler mortalite ve morbiditeyi artıran ciddi bir böbrek hastalığıdır. Bu nedenle nefropatinin erken tanısı klinik açıdan önemlidir. Bu çalışmanın amacı, homosistein düzeylerinin, prediyabeti ve Tip 2 diyabeti olan hastalarda böbrek fonksiyonları ile ilişkisini incelemek ve erken evre diyabetik nefropati için bir biyobelirteç olup olmadığını araştırmaktır. Yöntem: Şubat–Ağustos 2024 tarihleri arasında prediyabet, diyabet ve diyabetik nefropati tanılı toplam 288 hasta çalışmaya dahil edildi; tanılar ADA ve TEMD kriterlerine göre belirlendi. Tüm hastalardan açlık sonrası venöz kan örnekleri alınarak değerlendirildi, nefropati tanısı GFR ve proteinüri bulgularına göre kondu. İstatistiksel analizlerde normal dağılım testleri, uygun parametrik/nonparametrik karşılaştırmalar ve homosistein için quantile regresyon kullanıldı. Bulgular: Homosistein düzeyi diyabetik nefropatili hastalarda yüksek bulunmuştur. GFR, kreatin ve mikroalbumin/kreatin oranı ile ilişkili olmasına rağmen regresyon yapıldığında homosisteinin asıl olarak folik asit, GFR, cinsiyet ve üre ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Sonuç: Homosistein düzeyi böbrek fonksiyonları ile anlamlı ilişki saptanmıştır. Ancak diyabetik nefropatiyi erken belirteçlerinden mikroalbümin/kreatin ve mikroprotein/kreatinin oranı ile ilişkili olmadığı bulunmuştur. Bu nedenle homosistein düzeylerinin erken evre biyobelirteç olarak hizmet etmediğini ancak GFR düştükçe homosistein yükseldiğini saptadık.